Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. Liseyi yeni bitirdim, Allah nasip eder de üniversiteye gidersem veya gidemesem de sakallı olmak, sünneti yerine getirmek istiyorum. Fakat eğitim süreci içerisinde uzatılan sakal askerlik ve/veya mesleğin getirdiği şartlar için kesilmesi günah olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Eğer Peygamber aleyhisselama benzemek için sakalınız olsun istiyorsanız bırakın tabii olsun sakalınız. Asla müdahale etmeyin.
Selamünaleyküm. Mühim bir Sünnet'i yapmamayı emretmek kimsenin haddi değildir. Böyle bir emre itaat edilmez.
Selamünaleyküm. Mühim bir Sünnet'i yapmamayı emretmek kimsenin haddi değildir. Böyle bir emre itaat edilmez.
Aleykümselam. Takke çıkarmanızın dinen bir sakıncası yoktur. Evet, takkeli olmak Müslüman kültürümüzün gereğidir ama şu anda takkeden daha elzem konularla yoğrulmuş bir gündem yaşıyoruz. Sakalınıza ise okuldan ötürü dokunmanız gerekmez. Öyle bir yasak yoktur.
Selamünaleyküm. Tespitiniz doğrudur; saç uzatmak da Sünnet'tir. Ancak şu iki şeyi bilmeniz gerekir. Birincisi, sakal emredilmiş bir Sünnet'tir. Saç ise emredilmemiş serbest bırakılmıştır. Takdir edersiniz ki ikisi arasında çok fark vardır. İkinci durum ise, serbest olan bir meselede, kâfirlere benzeme endişesini esas alarak saç kesmeyi tercih eden ulemamız bir taktik savaşı gütmüşlerdir. Allah hepsine rahmet etsin.
Selamünaleyküm. Sakal vardır veya yoktur. sakallı olmak Sünnet olduğu gibi, sakalın üzerinden oynanmaması da Sünnet'tir. Farklı isimlerle anılabilecek sakal, sakal değildir.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Aleykümselam. Zekât gibi bir ibadeti, faiz gibi bir lanet sebebine alet edemeyiz.
Aleykümselam. Müzikle alakalı olarak, dinimizi bugüne kadar bize taşımış olan âlimlerin sözü o şekildedir. Biz de onu naklettik. Sözünü ettiğiniz kişilerin veya başkalarının yaptığının çokluğu, yoğunluğu hükmün gevşemesini gerektirmez. Herkes kendine göre bir yön çizecek olursa din elimizden gider. Evet zaruret denebilecek durumlar yok değildir ama bu zaruret herkesin imanı ile alakalı bir durumdur. Ne, ne kadar zorunluluktur veya değildir bunu kişinin imanı belirler. Allah yardımcımız olsun.
Aleykümselam. Sözünü ettiğiniz bu durum, şeytanın taktiklerinden biridir. 'Yapma' diyemediği zamanlar, yaptığını değersizleştirmeye çalışır. Bunlara takılmayın. Doğru bildiğiniz şeyleri yapın, eksiğini ve beceremediğinizi de Allah'ın mağfiretine havale edin. Bunu bir mücadele konusu olarak görmelisiniz. Şeytan sizinle böyle mücadele ediyor, takılıp kalmayın ona. İbadetinize devam edin.
Aleykümselam. Amcanızın veya dayınızın eşi, sizin için yabancı durumundadır. Sokaktaki biri ile onlar aynıdır. Asla tokalaşmayın. Asla sarılmayın. Eşleri sağ veya ölü olsun, durum değişmez.
Aleykümselam. İbadetlerden her biri, mü'min olarak öldüğünü bildiklerimiz için eda edilip sevaplarından istifade etmeleri umulabilir. Genel olarak ulemanın görüşü bu şekildedir. Burada dikkat edilmesi gereken hususlar ise şöyledir: - Mü'min olarak ölen birine arkadan gönderilecek hasenatın faydası olur. - Bu gönderme bir ticarete dönüştüğünde hiçbir değer taşımaz. Zira ibadetler Allah için yapıldığında değerlidirler. Allah için yapılan işte de ticaret olmaz. - Bu bir umuttur. Umut ise kati değildir. Kati olan şeyleri yapmak daha evladır. Mesela ölmüş insanın evladının iyilik olarak yaptığı şeyler daha değerlidir. - Kur'an'da bir ibadet olarak, ölmüş mü'min için okunduğunda elbette sevap kaynağıdır. Ne kadar ticaret, ne kadar gösteriş, ne kadar adet ve ne kadar da ihlaslı bir ibadet olarak yapıldığı ise ancak Allah Teâlâ'nın bilebileceği bir iştir. Evde, mezarda, camide farkı yoktur. İhlaslı veya ihlassız farkı olabilir.
Aleykümselam. Bu normaldir. Her mü'min böyle badireler yaşar. Gelgit olur ama mü'min yıkılmaz. Şeytan, bu durumları kendine müşteri çekmek için kullanır. İbadeti ve namazı kalbimizin nabzı gibi kabul edin. Koşarken yükselir, oturunca azalır ama hayat devam eder. Yılmayın, yıkılmayın, devam edin. Dua edin. Çevreni toparlamaya çalışın.