Fetva Meclisi
Soru
Türkçe namaz kılmak doğru mudur? Namazda Arapça sureler okurken Arapça bilmediğimden namazımdan hiç keyif almıyorum. Fakat Türkçeleri beni çok daha tatmin ediyor. Bu konuda bizi aydınlatırsanız çok memnun kalırım.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Namazı böyle bir eğitim aracı olarak kullanamayız. Namazın başında veya sonunda tekrarlayarak yardım edin. Bir de eşiniz ne kadar okuyabiliyorsa o kadarı ile muhakkak kılsın. Allah Teâlâ ailenizi mesut kılsın, ibadetlerinizi kabul etsin.
Selamünaleyküm.Dua etmesine edin ama kendinizi bir insana kilitlemeyin.
Selamünaleyküm.Hatanızı düzeltmeniz yeterlidir.
Selamünaleyküm. Hanefî mezhebinde Türkçe niyet diye bir şey yoktur. Hanefî olan Türkler niyetlerini Türkçe yapıyorlar demelisiniz. Niyet namazın dışındaki bir iştir. Dolayısıyla namazda Türkçe bir iş yapma durumu yoktur.
Bundan sonra düzgün okuyarak kılınız. Allah Teâlâ geçmiş hatalarımızı mağfiret bulursun.
Selamünaleyküm. Bildiğiniz doğrudur. Ancak namaza uzun bir vakit varsa kılmak daha güzeldir.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Aleykümselam. Yola çıkacak birisi, yola çıkmadan önce orucunu bozamaz, bozarsa keffaret gerekir. Yarın yola çıkacağım diye hiç niyet etmese ve nasıl olsa yolcuyum diyerek yese içse keffaret gerekmez ama uygun olmayanı yapmış olur. Bu durumda da o günü kaza etmesi yeterlidir. Yolcu için uygun olan şudur: -Yol meşakkatli bir yol değilse mevsim de uygun ise oruca devam eder. Oruç tutmamasında ise hiçbir sakınca yoktur. -Yolculuk, şehir sınırlarının bitiminde başlar. Yolculukla ilgili namazları iki rekaat kılma ve orucu bozma da o sınırlarda başlar. Evde başlaması caiz olmaz. -Geceden niyet etmemek ise uygun olmamakla beraber keffaret de gerektirmez. -Yolcu geri döndüğünde ya da kalacağı yere vardığında akşam olmamış ise onun ruhsatı da bitmiş olacağından akşama kadar yemez içmez ama o günü kaza eder. Bu durum, gittiği yerde seferi değilse veya kendi evine dönmüş ise böyledir.
Aleykümselam. İbadetlerden her biri, mü'min olarak öldüğünü bildiklerimiz için eda edilip sevaplarından istifade etmeleri umulabilir. Genel olarak ulemanın görüşü bu şekildedir. Burada dikkat edilmesi gereken hususlar ise şöyledir: - Mü'min olarak ölen birine arkadan gönderilecek hasenatın faydası olur. - Bu gönderme bir ticarete dönüştüğünde hiçbir değer taşımaz. Zira ibadetler Allah için yapıldığında değerlidirler. Allah için yapılan işte de ticaret olmaz. - Bu bir umuttur. Umut ise kati değildir. Kati olan şeyleri yapmak daha evladır. Mesela ölmüş insanın evladının iyilik olarak yaptığı şeyler daha değerlidir. - Kur'an'da bir ibadet olarak, ölmüş mü'min için okunduğunda elbette sevap kaynağıdır. Ne kadar ticaret, ne kadar gösteriş, ne kadar adet ve ne kadar da ihlaslı bir ibadet olarak yapıldığı ise ancak Allah Teâlâ'nın bilebileceği bir iştir. Evde, mezarda, camide farkı yoktur. İhlaslı veya ihlassız farkı olabilir.
Selamünaleyküm. Yetim olmak, zekât almak için yeterli değildir. Yetim ve fakir ise zekât alabilir. Zekâtınız o kız için fakirlik şartı da uyuyorsa verilebilir. Kardeşinize de zekât verebilirsiniz. Onun annenize harcamış olmasında sakınca yoktur. Sizin zekâtınızın onun eline geçmesinden sonra onun elinde iken zekât niteliği de bitmiş olmaktadır. Allah’a emanet olunuz.
Aleykümselam. Nikâhlı eşlerin uzun veya kısa süre ayrı ya da uzakta kalmaları nikâh açısından sakıncalı olmaz. Bu sürenin uzunluğu veya kısalığı da önemli değildir. Ancak böyle bir durumun Anadolu deyimiyle 'pamuk ipliği ile bağlı' bir evlilik oluşturacağını da unutmamalısınız.
Aleykümselam. Müzikle alakalı olarak, dinimizi bugüne kadar bize taşımış olan âlimlerin sözü o şekildedir. Biz de onu naklettik. Sözünü ettiğiniz kişilerin veya başkalarının yaptığının çokluğu, yoğunluğu hükmün gevşemesini gerektirmez. Herkes kendine göre bir yön çizecek olursa din elimizden gider. Evet zaruret denebilecek durumlar yok değildir ama bu zaruret herkesin imanı ile alakalı bir durumdur. Ne, ne kadar zorunluluktur veya değildir bunu kişinin imanı belirler. Allah yardımcımız olsun.
Aleykümselam. Zekât gibi bir ibadeti, faiz gibi bir lanet sebebine alet edemeyiz.