Fetva Meclisi
Soru
Ben evlenme niyetiyle biriyle görüşüyorum aileler nezaretinde. Görüşmemizde bana kadere iman etmenin imanın altıncı şartı olmadığını, imanın şartının beş olduğunu söylüyor. Bunu da Nisa ve Bakara suresinin ayetlerine dayandırıyor. Bu durumda evlilik kararım nasıl şekillendirmeliyim ve nasıl ikna etmeliyim?
Cevap
Benzer fetvalar
Rabbim niyetinizi kabul buyursun. Çok güzel bir niyetle çok güzel bir yola çıkmışsınız. Allah’tan sürecinizi hayırla ve razı olacağı şekilde tamamlamasını niyaz ederiz. İlk olarak; Evliliğe kadar giden süreçte telefonla ya da yüz yüze görüşmelerin, meşru şartlar sağlandığı sürece bir sınırı yoktur. Önemli olan, içinize sinene kadar görüşmenin gerçekleşmesidir. Bazı insanlarda bu üç defada gerçekleşirken, bazı kişilerde yedi defa görüşme ile gerçekleşir. Önemli olan, görüşmenin sayısından ziyade niteliğidir. Bu görüşmelerde amacın kişiyi tamamen tanımak olmadığını unutmamanız gerekir; çünkü insan karşısındakini üç görüşme ile tanıyamaz. Bu görüşmelerde amaç, olumlu ya da olumsuz görüşün ve kanaatin oluşmasıdır. Karşıdaki kişiyle evlenebileceği kanaatinin net bir şekilde oluşuna kadar görüşme yapabilirsiniz. Burada aranan kriter yalnızca dininizin uyuşması değil; fıtratınıza, gözünüze ve zihninize uyumluluk olmalıdır. Tüm bunlar sağlandığında kişinin içine sinmiş olması, bu görüşmelerden beklenilen neticedir. Bu görüşmeler esnasında dikkat edilmesi gereken bir diğer husus da görüşmelerin muhakkak anne babanın bilgisi dâhilinde olmasıdır. Birbirlerine temas söz konusu değildir. Halvet ortamı oluşturulmamalıdır. Henüz evlilik hayatının başlamadığının bilincinde olarak görüşmelerinizi gerçekleştirmelisiniz. Bu şartlar sağlandığı takdirde gerekli şeyleri konuşmak için görüşülebilirsiniz. Dikkat edilmesi gereken bir diğer husus da ilk görüşme ile düğün arasındaki sürenin uzatılmaması gerektiğidir. Bu sürenin uzatılması fitne ihtimalini artırır; ne çok kısa ne de çok uzun olmaması gerekir. 2. Kadının erkeğe bakışının direkt haram olduğunu söyleyemeyiz. Haram olma durumu bakıldığında fitne oluşturacak bir ortam olması durumunda söz konusu olur. Elbette konuşurken yüzüne bakmanız gerekecektir. Ancak hassasiyetinizi koruyarak davranmalısınız. 3. Yukarıda zikredilen hususlara dikkat edildiği takdirde kitap ve izlenilen ders hakkında konuşmakta bir sakınca yoktur. Ancak dikkat edilmesi gereken bir mesele; evlenmeden önce konuşulmaması gereken önemli bazı konular vardır. Okuduğunuz kitaplar ya da izlediğiniz videolarda bu konulardan bahsediliyorsa, sizin evlenmeden önce bu konuları aranızda konuşmamanızı öneririz. Bu konular; cima, çocuk sayısı ve erkeğin kadından önde olması meseleleridir ve evlenmeden önce konuşulmaması gereken meselelerdir. Okuma planlamaları esnasında tabiiliğin bozulması söz konusu olacaksa, o zaman da bu okumaların yapılması doğru olmaz. Örneğin belirlenen saatler esnemeye müsait olmadığında ya da programa uyulamaması halinde bir sorun ortaya çıkmış gibi yorumlanacaksa, o zaman doğru olmaz. 4. Son olarak da size tavsiyemiz, kendinizi maddi ve manevi geliştirmeyi önceliğiniz hâline getirmek olacaktır. • Kur’an-ı Kerim okuyun; Kur’an-ı Kerim’in evinizin bereket kaynağı olduğunu unutmayın. İlk ev tuttuğunuzda, eşyalardan önce Bakara Suresi’ni evinizde okumayı önceleyin. • Huzurunuzu ve mutluluğunuzu önceleyin, insanların görüşlerine göre şekillenmeyin. • Hayali beklentilere kapılmayın, gerçekçi düşünün. Bunu yaparken de duygularınızın sönmesine müsaade etmeyin. • Nişanlılık dönemi, Müslüman iffetli bir kadının en heyecanlı dönemlerinden biridir. Bunun tadını çıkarın. Bu tadı gölgeleyecek şeylerden ilişkinizi uzak tutun. • Çok dua edin. Allah’ın bu yuvayı bereketlendirmesi için O’ndan gelecek her türlü hayra muhtaç olduğunuzu hatırlayın. Allah mübarek etsin.
Selamünaleyküm. Sadece görüşme düzeyinde kalan bir süreci anlatmak zorunda değilsiniz. Anlatmamanız da uygun olur.
Mesele imanınız ve iffetiniz olunca kimsenin sözüne bakmayın. Çocuk duygusallığı değilse durumunuz ailenizi karşınıza alın ve açıkça konuşun, ısrar edin.
Allah teala size sabırlar versin. Elbette hayat birisinin eşi olmaktan ibaret değildir. Evlenmek kadar bekarlık da haktır. Mevcut durum ne ise onun üzerinden kulluğumuzu yerine getireceğiz, budur asıl önemli olan. İkinci olarak da şunu bilmeniz gerekir: Her an bir evliliğe hazır olmanız gerekir. Dul kalmaya da hazır olun yeni bir evliliğe de. Kadere karşı inat rolleri doğru değildir. İhlaslı ve gerçekçi bir evlilik her zaman en iyisidir. Üçüncü olarak da kendinize bir dernek, vakıf, ders halkası bulun. Onlarla beraber olmaya gayret edin. Muhakkak ve muhakkak günlük Kur'an okumalısınız. Her ay bir hatim indirecek şekilde okuyun. Bir ilmihal kitabını satır satır okuyun. Zikir virdi edinmeye çalışın. Sabredin kazanın. Allah yardımcınız olsun.
Böyle bir evlilik bile bile belaya koşmaktır. Hiçbir bereketin umulmadığı bir evlilik yapılmış olur. Eğer evlilik, farz hâline geldiği hâlde ebeveyn karşı çıkıyorsa buna hakları yoktur. Nafile durumdaki bir evlilik için ebeveynin gönlünü kırmaya değmez. Büyük ihtimalle daha hayırlı bir evliliğe sevk olunuyorsunuzdur. Sabredin ki hayır bulasınız.
Nisa suresinin ayeti size direkt olarak bu hakkı tanımaz. Evlenirken yani nikâh akdi esnasındaki anlaşmanızda konuşulmuş olması veya serbest bırakılmasına göre bu kararı verebilirsiniz. Siz, İstanbul’dan bir kızla evlendi iseniz normaldi onu, İstanbul gibi büyükşehir olan bir yere götürebilirsiniz. Mesela Niğde’den evlendi iseniz o düzeyde bir şehrin altına götürmemeniz gerekir. Size şöyle bir ikazımız olsun: Bir ailede bu tartışmanın başlaması çok riskli bir başlangıçtır. Aile fertlerinin birbirleri için bu kadar bir fedakârlığı yapamamaları sakıncalı bir gidişatı gösterir. Eşinizi böyle bir konuda ikna edebilecek düzeyde olmalı idiniz. Aranızdaki muhabbet bu düzeye yükselmelidir. Bunu biliniz. Allah yardımcınız olsun.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Böyle ölmemelisiniz. Bir cerraha gidip kimseye bildirmeden küçük bir operasyonla yaptırabilirsiniz. Hemen gidin ve sünnet olun, hayırlısı budur. Kimseye söylemeniz gerekmez, utanmanız hiç gerekmez. Hemen bitirin bu işi.
Elbette o hata devam edene kadar günah da devam ediyor. İlk fırsatta geri dönülmesi ve istiğfar edilmesi gereken bir hatadır.
Ölen insan yıkanıncaya kadar abdestsiz kabul edildiği için onun yanında Kur'an okunmaz denir.
Bu yaptığınızı 'böyle yapılması gerekiyor' itikadı ile yaparsanız yaptığınız bid'at olur. O yerleri okuyayım, mesela ileride ezberlemiş olurum diye yapıyorsanız sakıncası olmaz.
Erkeğin ölen eşini mezara indirmemesini tercih ederiz ama zorunlu durumda indirebilir.
Bu durumun sizin ona yer satmanız açısından bir sakıncası yoktur. Nasihatinizi yapın elbette ama onun para kaynağı sizin meseleniz değildir.