Fetva Meclisi
Soru
Hocam, bazı kitaplarda zekatın kağıt parayla verilemeyeceği yazıyor, doğru mu? Ayrıca bir Şafii, Hanefi'yi taklitle kağıt parayla fitre verebilir mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Fitre konusunda mevcut uygulama Hanefi mezhebine göre yapılmaktadır. Müslüman, keyfini gütme maksadı taşımadıkça mezheplerden birine uygun bir iş yaptığında biiznillah hakka uymuş olur. Allah yardımcımız olsun.
Selamünaleyküm.Zekât vermeyebilir.
Müçtehitlerin önemli bir bölümüne göre ibadet maksatlı sadakalar (zekât, kefaret, fitre…) Müslüman olmayana verilmez. Dolayısıyla kâfirlerin kuruluşlarına da bu sadakalar verilmez. Hanefi mezhebi uleması ise zimmi olan kâfirlere (İslam devleti himayesinde yaşayan Müslüman olmamış vatandaş) zekât dışındaki sadakalar verilebilir. Hanefi ulemasının tarif ettiği bir kâfir şu anda bulunmamaktadır. Dolayısıyla kefaretler ve sadakaları Müslüman kardeşlerimize vermeyi prensip edinmeliyiz.
Aleykümselam. Fıkıh olarak zekât kullanmanın farkını bilen ve bildiği ile amel ettiğine inandığınız bir kuruma sizin adınıza kullanılmak üzere zekât gönderebilirsiniz. Allah kabul etsin.
Önce birikmiş paranın veya muadili kıymetin nisap miktarına gelmesi durumunda zekât gerekeceğini bilelim. İkinci olarak da ‘çocuğun malı’ deyimi babasının veya annesinin istediği zaman alıp şurada veya burada kullanabileceği bir para ise o para çocuğun parası değildir. Çocuk adına tutulan ama anne babanın sayılan bir paradır. Bu durumda da zekât gerekecekse baba veya annesinin diğer varlığına ilave edilerek gerekli hesaplama yapılır. Zekât gerekiyorsa topluca verilir yani baba veya annenin zekâtı arasında o da verilir. Böyle değil de gerçekten çocuğun malı ise mesela ona bir yerden miras olarak kalmış veya bir yolla babasının annesinin müdahale edemeyeceği şekilde onun olmuş ise bu para çocuğun parasıdır. Hanefi mezhebi fukahasının içtihadına göre çocuğun bu parası/malı için zekât gerekmez. Buluğu çağına girdikten sonra diğer ibadetler gibi zekât ibadeti ile de mükellef olur. Hanefi mezhebi dışındaki fukahanın izinden gidenler için ise çocuğun malından zekât verilmesi gerekir.
Hüküm olarak özellikle de Hanefi mezhebi içtihadında ticaretle iştigal eden bir Müslüman’ın nakit veya sattığı maldan zekâtını verebilir. Bunun için şu inceliklere dikkat etmesi gerekir: Eşyadan zekât verirken verdiği malı toptan piyasa fiyatı üzerinden hesaplamalıdır. Çünkü satış fiyatı tacirin kendisinin belirlediği bir fiyat olarak hileye neden olabilir. Mümkün olduğu kadar da fakirin lehine olanı tercih etmelidir. Yani fakirin işine yarayacak olan hangisi ise onu yapmalıdır. Özellikle fakirin işine yaramayacak eşyayı zekât olarak vermek uygun olmaz. Zekât veren Müslüman, nakit sıkışıklığı gibi makul bir nedenle bunu yapabilir ama mesela elde kalmış mallardan kurtulmak gibi bir hile için bunu yapmamalıdır. Zira zekât bir ibadettir, ibadetler Allah katında niyetlere göre değerlendirilir.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Nafile namazlar iki rekaat olarak başlar. Ne kadar fazla kılınırsa o kadar ecir artar.
Nafile bir orucun hayati bir tehlike olmasa bile bozulmasından ötürü bir ceza gerekmez; o günün orucu başka bir zaman kaza edilir.
Namaz vakitlerinin astronomik hesaplarla hesaplanamadığı zamanlara ait bir tereddütten öteye giden bir problem değildir o. Şu anda böyle bir tereddüde gerek olmadığını düşünüyorum. Allah'a emanet olunuz.
Zekât, ferdi bir ibadettir. Topladığınız para, aranızda bölüşmediğiniz ve ortak rızanızla kullanılan bir paradır. O paranın zekâtı gerekmesi için size dağıtılması ve her birinize 81 gram altın alacak kadar düşmesi, ondan sonra da üzerinden 255 gün geçmesi gerekir. Eğer daha önce zekâtını verdiğiniz bir mal varsa bu malı ona ilave edebilirsiniz. Onunla beraber bu paranın da zekâtı verilir. Allah'a emanet olunuz.
Anlaşılan ashabı kiram, Resulullah aleyhisselam efendimizden yayılması konusunda izin almadıkları bazı bilgiler de öğrendiler. Bize intikalinde sakınca bulunmayanları bize ilettiler. Allah onlardan razı olsun.
İstanbul'da yaşayan birinin memleketim dediği yer, terk ettiği bir yer ise orası onun doğum yeri olduğu için memleketi durumunda değildir. Oradaki evi tarlası duruyorsa yani her an oraya dönebilecek şekilde yaşıyorsa orası da memleketi sayılır. Oraya gidince orada seferi olmaz. İki şehir arasında seferi olur. Allah'a emanet olunuz.