Fetva Meclisi
Soru
Hocam bir arkadaşım imsak vaktiyle ezan arasında yaklaşık yarım saat gibi bir bekleme süresi olduğunu, yani takvimde belirtilen imsak saatinden yarım saat sonrasında sabah namazının kılınması gerektiğini söyledi. Bu doğru mudur?
Cevap
Benzer fetvalar
Ezan, takvimlerde yazan İMSAK vaktinde okundu ise beklemeniz gerekmez. Hemen kılabilirsiniz. Biraz geçtikten sonra kılarsanız daha makbul olur, sevabı fazla olur ama bu hemen kılınanın olmayacağı manasında değildir. Allah kabul buyursun.
Sabah namazı takvimlerdeki İMSAK yazan saatten itibaren GÜNEŞ yazan saate kadar herhangi bir zaman diliminde kılınabilir. Güneş vaktine yakın zamanda kılınması daha makbuldür. Bir sebeple erken kılınmasında ise hiçbir vebal yoktur. Allah Teâlâ kabul buyursun.
Diyanet takviminde İMSAK yazan saat geldiğinde oruç da başlamış olur, sabah namazı vakti de girmiş olur. O saatten itibaren GÜNEŞ yazan saate kadar sabah namazı kılınabilir.
Takvimlerdeki 'İMSAK' yazan vakte kadar yatsı namazı kılınmış olsa vaktinde kılınmış olur. Allah kabul buyursun.
Selamünaleyküm. Sabah namazının vakti, takvimlerde yazan İMSAK ile GÜNEŞ arasındaki süredir. Hangi vakitte kılarsanız namaz tamamdır. Ezan bu iki sürenin ortasında okunmaktadır.
Takvimlerdeki İMSAK vakti yatsının vaktinin bittiğini sabah namazının vaktinin başladığını gösteren bir işarettir. Buradan şu anlaşılıyor: Sabah namazının vakti imsak anı ile başlamaktadır. Bizim ülkemizde ise sabah namazı vakti vaktin son yarım saatinde kılınmaktadır. Ezanı ise bir saat kala okunur. Ezanın vakti girdikten sonra bitmesine bir saat kala okunmaktadır. Bir yanlışlık yoktur. Allah Teâlâ ibadet lezzetine ermeyi hepimize nasip buyursun.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
İstanbul'da yaşayan birinin memleketim dediği yer, terk ettiği bir yer ise orası onun doğum yeri olduğu için memleketi durumunda değildir. Oradaki evi tarlası duruyorsa yani her an oraya dönebilecek şekilde yaşıyorsa orası da memleketi sayılır. Oraya gidince orada seferi olmaz. İki şehir arasında seferi olur. Allah'a emanet olunuz.
Kâğıt parayla zekât verilmesinde hiçbir sakınca yoktur. Allah kabul etsin. Müslüman, bulunduğu bölgede yaygın olan fıkıh mezheplerinden birine bağlı olarak yaşayabilir. Şafii veya Hanefi olarak kalmaktan çok Allah korkusu ile ve ihlasla yaşamak hedefimiz olmalıdır. Elbette imamlarımızı elimizde eğlenceye çevirmeye de razı olamayız. Allah'a emanet olunuz.
Bu bir ticarettir. Ticaretin genel olarak Yahudi veya başka bir din mensubu ile yapılmasında sakınca yoktur. O ticaret konusunun içeriğinde bir haram olup olmadığı önemlidir. Allah'a emanet olunuz.
Nafile namazlar iki rekaat olarak başlar. Ne kadar fazla kılınırsa o kadar ecir artar.
Nafile bir orucun hayati bir tehlike olmasa bile bozulmasından ötürü bir ceza gerekmez; o günün orucu başka bir zaman kaza edilir.
Eğer son oturuştan söz ediyorsanız, ettehiyyatüyü okuduktan sonra bilerek dönmeniz bir tür selam vererek namazdan çıkmanız demektir. Namazınız inşaallah tamamdır. Allah kabul etsin.