Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben yurt dışında yaşıyorum. Burada imsak vaktinde sabah namazımı kılıyorum yani imsak vakti girer girmez. Sabah namazım oluyor mu bunu sormak istiyorum. Yoksa beklemek mi lazım?
Cevap
Benzer fetvalar
Ramazan ayında veya başka bir zamanda İMSAK, sabah namazının vaktinin girişini gösterir. O vakitten önce sabah namazı kılınamaz.
Sabah namazı takvimlerdeki İMSAK yazan saatten itibaren GÜNEŞ yazan saate kadar herhangi bir zaman diliminde kılınabilir. Güneş vaktine yakın zamanda kılınması daha makbuldür. Bir sebeple erken kılınmasında ise hiçbir vebal yoktur. Allah Teâlâ kabul buyursun.
Sabah namazı, takvimlerdeki imsak/güneş çizgisi arasında kılınır. Bu şu demektir: takvimin İMSAK olarak belirlediği dakikadan itibaren sabah namazı kılınabilir. GÜNEŞ olarak belirlediği anda da vakit biter, sabah namazı kılınamaz. Bu iki vakit arası sabah namazının vaktidir. Genellikle sabah namazı son yarım saatinde kılındığı için normal zamanlarda ezan da son bir saatinde okunmaktadır. Halbuki namazın vakti imsak anıyla beraber başlamaktadır. Ramazan ayına mahsus bir uygulama olarak ezan imsak anında okunmaktadır. Bu da oruç vaktinin başladığını ilan etme görevi görmektedir. Bir yandan oruç vaktinin başladığı duyurulurken bir yandan da sabah namazının vaktinin girdiği bildirilmiş olmaktadır. Dolayısıyla ramazanlardaki imsakta okunan ezanla beraber sabah namazının kılınmasında bir sakınca yoktur.
Bulunduğunuz yerdeki muteber bir takvimde yazan YATSI saatinden başlayarak İMSAK yazan saate kadar herhangi bir anda kılabilirsiniz. Allah kabul etsin.
Takvimlerdeki 'İMSAK' yazan vakte kadar yatsı namazı kılınmış olsa vaktinde kılınmış olur. Allah kabul buyursun.
Namaz vakitlerinin astronomik hesaplarla hesaplanamadığı zamanlara ait bir tereddütten öteye giden bir problem değildir o. Şu anda böyle bir tereddüde gerek olmadığını düşünüyorum. Allah'a emanet olunuz.
ezan konusundaki diğer fetvalar
“Kâfir” sözcüğü en son kullanılabilecek bir sözdür. Bunu kullanmayı diline alıştırma sakın. Büyük ihtimalle o kişi, iyi yorumlamaya çalışarak öyle söylemiştir. Böyle bir kanaat kullanmak daha iyidir. Suya yazı yazmak kadar hayali bir söz olmuş onunki ama yine de siz iyi niyetinizi koruyun ve hayat mücadelesinde kendinizi ulu orta deşifre etmeyecek bir taktik uygulamaya çalışın.
Sorunuz şöyle anlaşıldı: Siz imsak vakti niyet ettiniz ama henüz ezan okunmamış yani imsak vakti gelmemişti, misafirinize ikram ediyordunuz: Durum böyle ise bir sakınca yoktur, zaten vakit başlamamıştı.
Ramazan sonrasında bir gün kaza etmeniz yeterlidir.
O günü kaza etmeniz gerekir. Siz eczaneden ilaç kutularını toplayıp onlardan yeni bir ilaç yapan birine benzemişsiniz bu derlemenizle.
Bulunduğunuz şehirde ezan başladığı dakikadan itibaren o vaktin namazını kılmanızda hiçbir sakınca yoktur. Ezanın bitmesini bekleyip namaza durursanız en mükemmelini yapmış olursunuz. Allah kabul buyursun.
Böyle bir konuyu ilmihal kitaplarında bulamayabilirsiniz. Yeni bir konu olarak eski kitaplarda olmaması normaldir. Âlimlerin bu konudaki görüşlerini şöyle özetleyebiliriz: Canlı yayın olmayan, bir ses kayıt cihazından aktarılan ezanı normal minaredeki ezan gibi kabul etmemiz gerekmez. Zira ezan bir ibadettir, bu ibadeti insan yaptığında ibadet olarak yerine oturmuş olur. Canlı yayın olarak aktarılan bir ezanı ise müezzini minarede dinliyor gibi kabul edip gerekeni yapmak uygun olandır. Bunu şöyle kabul edebiliriz: Minareden ses cihazı olmadan okunan ezanı çok az bir mesafeden dinleyebiliyorduk. Ses cihazları ile beraber uzaktan da dinleme imkânımız oldu. Canlı yayın da bunun gibi kabul edilmelidir.