Fetva Meclisi
Soru
Yatsı namazının kılınış saati son olarak nedir? Çok yoğun çalıştığımdan dolayı uyuya kalma ihtimali üzerine sahura kalktığımda kılmamda bir sakınca var mıdır? İmsak vaktine kadar kılabilir miyim?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Takvimlerde yazan İMSAK saatine bir dakika kalınca selam verebildi iseniz yatsın namazını vaktinde kılmış sayılırsınız.
Bulunduğunuz yerdeki muteber bir takvimde yazan YATSI saatinden başlayarak İMSAK yazan saate kadar herhangi bir anda kılabilirsiniz. Allah kabul etsin.
Ezan, takvimlerde yazan İMSAK vaktinde okundu ise beklemeniz gerekmez. Hemen kılabilirsiniz. Biraz geçtikten sonra kılarsanız daha makbul olur, sevabı fazla olur ama bu hemen kılınanın olmayacağı manasında değildir. Allah kabul buyursun.
Diyanet takviminde İMSAK yazan saat geldiğinde oruç da başlamış olur, sabah namazı vakti de girmiş olur. O saatten itibaren GÜNEŞ yazan saate kadar sabah namazı kılınabilir.
Takvimlerde yazan İMSAK saati kaçı gösteriyorsa o vakte kadar teheccüd kılınabilir. Teheccüd kılınan saate kadar da yatsı namazı kılınabilir. Allah kabul etsin.
Takvimlerdeki İMSAK saati yatsı namazının vaktinin bitiş saatidir. Hadisi şeriflerde teşvik edilen nafile ibadetlerin bitiş saati de o saattir. İmsakten sonra ise sadece sabah namazının sünneti eda edilebilir. Ama siz günah bir iş yapmadınız. Efdal olanı yapmamış oldunuz. Nafilenizi imsak vaktine kadar kılın. Sonra da zikir yapın ve Kur'an okuyun. Sabah namazına camiye gidin. Mümkünse orada işrak vaktini bekleyin. En güzelini, en mübareğini yapmış olursunuz. Teheccüt namazını ise en güzeli uyuyup kalktıktan sonra kılmaktır. Yatsıdan sonra bekleyerek kılmak doğru değildir. Çünkü o ibadetin fazileti, uykuyu bölebilmekten kaynaklanmaktadır. Rabbim hepimizi kulluğuna muvaffak kılsın.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Sizin açınızdan bir sakınca olmayabilir; ihtiyacınız varsa giderebilirsiniz. O ise vebaldedir.
Allah'ın emirlerinden birini terk edebilmemiz için açlık gibi bir tehlikemizin olması gerekir. Daha bereketli bir iş bulun.
Sözünü ettiğiniz aletlerin en azından mekruh olarak elimizde durması söz konusu olur ki ona da razı olmamalıyız.
Zekâtı kıyafet olarak vermekte bir sakınca yoktur. Maliyeti kaç para ediyorsa o kadar zekât vermiş sayılırız.
Kadının kıyafetinin rengi önemli değildir. Önemli olan bedenini teşhir etmemesi, karşı tarafın dikkatini çekmemesidir.
Böyle bir mehir olmaz. Bu bir söz olarak anlaşılmalıdır. Mahir değildir ama mü'min sözüdür; mehirden aşağı kalır yanı yoktur. Size tavsiyem, eşinizi inatlaştırmaya sevk etmeden nasihatlere devam edin. Hanımlar, titizlikleriyle erkeklerin inatlaşmasına ve karda kayan araç gibi olmalarına neden olabiliyorlar. Aman dikkat edin. Evliliğiniz mübarek olsun. Sabredin cennetiniz yakın olsun.