Fetva Meclisi
Soru
Hocam geçen cuma namazında, sabah ezanları imsak vaktinde okunacak diye cami imamı bir duyuru yaptı. Çalışan memur arkadaşlar için Diyanet böyle bir karar almış. Bunun ne kadar doğru olduğunu ve nasıl yapmamız gerektiğini öğrenmek istiyorum sizden.
Cevap
Benzer fetvalar
Ezan, takvimlerde yazan İMSAK vaktinde okundu ise beklemeniz gerekmez. Hemen kılabilirsiniz. Biraz geçtikten sonra kılarsanız daha makbul olur, sevabı fazla olur ama bu hemen kılınanın olmayacağı manasında değildir. Allah kabul buyursun.
Diyanet takviminde İMSAK yazan saat geldiğinde oruç da başlamış olur, sabah namazı vakti de girmiş olur. O saatten itibaren GÜNEŞ yazan saate kadar sabah namazı kılınabilir.
Size bu cevabı verdiğimiz gün, Diyanet Takvimi Hakkâri için İMSAK vaktini 04.45 olarak gösteriyor. Bugün için sabah namazını 04.46'dan itibaren kılabilirsiniz. (Bu vaktin her gün ve her il için değişeceğini biliyorsunuzdur.) Bu şu demektir: Takvimin İMSAK vakti olarak belirlediği andan sonra ezan okunduğunda namaz kılmak için de vakit gelmiş demektir. Hiç sıkıntı etmeyin, kılın. Eğer takvimin İMSAK vakti olarak yazdığından önce kılınırsa o namaz namaz olmaz.
Namaz vakitlerinin astronomik hesaplarla hesaplanamadığı zamanlara ait bir tereddütten öteye giden bir problem değildir o. Şu anda böyle bir tereddüde gerek olmadığını düşünüyorum. Allah'a emanet olunuz.
Takvimlerdeki İMSAK vakti yatsının vaktinin bittiğini sabah namazının vaktinin başladığını gösteren bir işarettir. Buradan şu anlaşılıyor: Sabah namazının vakti imsak anı ile başlamaktadır. Bizim ülkemizde ise sabah namazı vakti vaktin son yarım saatinde kılınmaktadır. Ezanı ise bir saat kala okunur. Ezanın vakti girdikten sonra bitmesine bir saat kala okunmaktadır. Bir yanlışlık yoktur. Allah Teâlâ ibadet lezzetine ermeyi hepimize nasip buyursun.
Sabah namazı, takvimlerdeki imsak/güneş çizgisi arasında kılınır. Bu şu demektir: takvimin İMSAK olarak belirlediği dakikadan itibaren sabah namazı kılınabilir. GÜNEŞ olarak belirlediği anda da vakit biter, sabah namazı kılınamaz. Bu iki vakit arası sabah namazının vaktidir. Genellikle sabah namazı son yarım saatinde kılındığı için normal zamanlarda ezan da son bir saatinde okunmaktadır. Halbuki namazın vakti imsak anıyla beraber başlamaktadır. Ramazan ayına mahsus bir uygulama olarak ezan imsak anında okunmaktadır. Bu da oruç vaktinin başladığını ilan etme görevi görmektedir. Bir yandan oruç vaktinin başladığı duyurulurken bir yandan da sabah namazının vaktinin girdiği bildirilmiş olmaktadır. Dolayısıyla ramazanlardaki imsakta okunan ezanla beraber sabah namazının kılınmasında bir sakınca yoktur.
diyanet konusundaki diğer fetvalar
Vekâlet hac ile alakalı kural şudur: Vekil olan kişi, sanki vekâleti verenin kendisi hacca gidiyormuş gibi kabul edilir. Mekân olarak vekâlet verenin şehrinden gider ve bütün hac masraflarını vekâlet veren karşılar. O kadar ki, artan parayı da geri getirip vekâlet verene iade eder. Vekâletle haccın kuralı böyledir. Özellikle Hanefi fıkhı açısından, zaten görevli olarak oraya giden veya başka bir nedenle Mekke'ye giden birinin başkasının da vekâletini alarak haccetmesi ve yol masrafı gibi bir masraf alması caiz olmaz. Bu kural Mekke'de veya yakın bir yerde bulunanı vekâletle göndermek için de geçerlidir. Diyanet bu şekilde fetva veriyor. Diğer mezheplerden hareket ederek derleme bir “olabilir” fetvası bulunabilir ama asıl olan böyledir.
Her şeyden önce bir ilmihal kitabını satır satır okumalısın. Diyanet ilmihalini oku. Onu hazmet. Ondan sonra o kitap sana yön verecek zaten.
Önce bir ilmihal oku. Diyanet ilmihalini oku. Onu hazmet. Ondan sonra da Erkam Yayınlarının Riyâzu’s Salihin şerhini oku, hazmet. Ondan sonra açıl kitap dünyasına. Allah Teâlâ zihnini keskin kılsın.
Namazda imam olmakla alakalı kural şöyledir: Eğer resmi makam bir imam tayin etti ise belirttiğiniz özelliklere bakılmaz. Zaten yetkili makam “namaz kıldırabilir” vasıfta birini tayin edecektir. Eğer resmi imamın olmadığı bir yerde birkaç kişi namaz kılacaklar ve birini imam yapacaklarsa o özellikler sıra ile aranır. Bu da namazın olmazsa olmaz şartlarından değil “daha faziletli olma” şartlarındandır.
Şöyle yapın: Diyanet İlmihal’inde görmediğiniz ibadetleri farz ibadetlerle bir tutmayın. Onları yapmamakla kendinizi eksik görmeyin. Bunun haricinde nafile olarak önünüze konan namaz ve oruç gibi ibadetlerden kabiliyetinizin ve imkânlarınız açısından yapabildiklerinizi yapın. Yapamadıklarınızın yerine yapabileceğiniz bir başka nafile yapın. Haramlardan uzak bir hayat yaşamayı ilke edinin. Bu ilkenizde kimse ile münakaşa etmeyin. Ailenizle de olsa kimse ile tartışmayın. Allah için yaptığınızı kulla öğütmeyin. Daha iyisini yaptığınızı göreceksiniz.
Biiznillah haccınızda vebal yoktur. Bizim kanaatimiz şudur: Diyanet bu husustaki mesuliyetini müdriktir, eğer o kurban kesmeyin diyorsa kesmeyebilirsiniz. Netice olarak biiznillah haccınız tamamdır.