Fetva Meclisi
Soru
Hocam Peygamberimiz bir hadisinde şöyle buyuruyor “Kur'an’ı en iyi okuyan imam olsun, eğer bunda eşit iseler sünneti en iyi bilen imam olsun, bunda da eşit iseler en yaşlı olan imam olsun.” ama bugün bu hadis uygulanmıyor. Diyanetin atadığı bir imam oluyor ve her hâlükârda namazı o kişi kıldırıyor. Bundan dolayı diyanetin, imamın ya da cemaatin bundan hesaba çekilme ihtimali var mı?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bu şekilde düşünmenizin bir dayanağı yoktur. Size verilen maaşla size takdir edilen görev arasında denge kurabiliyorsanız, o maaş size helaldir. Bunun ilerisine geçerek, bulunduğunuz noktayı dine hizmete çevirirseniz, bulunduğunuz makamın da hakkını verecek bir düzeye gelmiş olursunuz. Bu da Allah'ın rızasını kazanmak demektir. İmamlık kurumu ne yazık ki basit bir memurluk seviyesine düşürüldü. Madem ki bu denli ince düşünüyorsunuz, kalın orada da bir camide daha Allah'tan hayâ ederek namaz kıldıran bir imamımız bulunsun. Kendinizi fıkıh bilgisi açısından yetiştirin. Kur'an okumanızı ilerletin. Halkla ilişkilerde vakur durun. Siz büyük bir ribat görevindesiniz. Allah işinizi kolay etsin.
Selamünaleyküm. Bu şekilde düşünmenizin bir dayanağı yoktur. Size verilen maaşla size takdir edilen görev arasında denge kurabiliyorsanız, o maaş size helaldir. Bunun ilerisine geçerek, bulunduğunuz noktayı dine hizmete çevirirseniz, bulunduğunuz makamın da hakkını verecek bir düzeye gelmiş olursunuz. Bu da Allah'ın rızasını kazanmak demektir. İmamlık kurumu ne yazık ki basit bir memurluk seviyesine düşürüldü. Mademki bu denli ince düşünüyorsunuz, kalın orada da bir camide daha Allah'tan hayâ ederek namaz kıldıran bir imamımız bulunsun. Kendinizi fıkıh bilgisi açısından yetiştirin. Kur'an okumanızı ilerletin. Halkla ilişkilerde vakur durun. Siz büyük bir ribat görevindesiniz. Allah işinizi kolay etsin.
Selamünaleyküm. Resmi bir görevli varsa o, yoksa ev sahibi varsa ve fıkıh biliyorsa ev sahibi, o da yoksa namaz fıkhını en iyi bilen kim ise namazı o kıldırmalıdır.
Dinimizdeki yemin etme şartlarına bunun ne kadar uyduğu tartışılabilir. Bu yeminden ötürü de dinden çıkma gibi bir duruma düşeceğini zannetmeyiz.
Selamünaleyküm. İyi bir namaz kıldırman, namazın hakkını vermen de önemli bir görevdir. Güzel Kur'an okuyup, insanların dinlemesini sağlaman da bir görevdir.Daha iyi bir hizmet alanında iş yapabileceksen oraya geç yoksa bu görevde yapabileceklerini yapman yeterli olur. Herkes her şeyde iyi olacak diye bir kural olmaz.
Ne güzel bir iş yapıyorsunuz; Allah mübarek kılsın. Sakın ara vermeyin, şeytan ecrinizi kaybetmeye yol bulmasın. Kimin fıkıh bilgisi daha üstün ise imam o olsun. Fıkıh bilgisinde aynı durumda iseniz evli olanınız imam olsun. Her durumda eşit iseniz sırayla birer gün namaz kıldırın. Mübarek olsun.
diyanet konusundaki diğer fetvalar
Şöyle yapın: Diyanet İlmihal’inde görmediğiniz ibadetleri farz ibadetlerle bir tutmayın. Onları yapmamakla kendinizi eksik görmeyin. Bunun haricinde nafile olarak önünüze konan namaz ve oruç gibi ibadetlerden kabiliyetinizin ve imkânlarınız açısından yapabildiklerinizi yapın. Yapamadıklarınızın yerine yapabileceğiniz bir başka nafile yapın. Haramlardan uzak bir hayat yaşamayı ilke edinin. Bu ilkenizde kimse ile münakaşa etmeyin. Ailenizle de olsa kimse ile tartışmayın. Allah için yaptığınızı kulla öğütmeyin. Daha iyisini yaptığınızı göreceksiniz.
Vekâlet hac ile alakalı kural şudur: Vekil olan kişi, sanki vekâleti verenin kendisi hacca gidiyormuş gibi kabul edilir. Mekân olarak vekâlet verenin şehrinden gider ve bütün hac masraflarını vekâlet veren karşılar. O kadar ki, artan parayı da geri getirip vekâlet verene iade eder. Vekâletle haccın kuralı böyledir. Özellikle Hanefi fıkhı açısından, zaten görevli olarak oraya giden veya başka bir nedenle Mekke'ye giden birinin başkasının da vekâletini alarak haccetmesi ve yol masrafı gibi bir masraf alması caiz olmaz. Bu kural Mekke'de veya yakın bir yerde bulunanı vekâletle göndermek için de geçerlidir. Diyanet bu şekilde fetva veriyor. Diğer mezheplerden hareket ederek derleme bir “olabilir” fetvası bulunabilir ama asıl olan böyledir.
Sabah namazı takvimlerdeki İMSAK yazan saatten itibaren GÜNEŞ yazan saate kadar herhangi bir zaman diliminde kılınabilir. Güneş vaktine yakın zamanda kılınması daha makbuldür. Bir sebeple erken kılınmasında ise hiçbir vebal yoktur. Allah Teâlâ kabul buyursun.
Her şeyden önce bir ilmihal kitabını satır satır okumalısın. Diyanet ilmihalini oku. Onu hazmet. Ondan sonra o kitap sana yön verecek zaten.
Önce bir ilmihal oku. Diyanet ilmihalini oku. Onu hazmet. Ondan sonra da Erkam Yayınlarının Riyâzu’s Salihin şerhini oku, hazmet. Ondan sonra açıl kitap dünyasına. Allah Teâlâ zihnini keskin kılsın.
İnsülin şeker hastalarının tedavisinde iğne ile kullanılan bir ilaçtır. Bu ilaç gıda ve keyif ihtiva etmemektedir. Bu sebeple orucu bozan şeylerin mantığı açısından orucu bozmamaktadır. Diyanet’in fetvası bu prensibe dayanmaktadır ve isabetlidir. Eski kitaplarımızdaki “vücuda alının her şey orucu bozar” şeklindeki ifadeler o hâliyle anlaşılınca insülin de bozar denebilir ama fıkhın temel ilkeleri, orucun ana hükümleri açısından Diyanet’in fetvası ile amel edilebilir. İmkânı olan ise aynı ilacı iftardan sonra kullanmalıdır. Evla olan budur.