Fetva Meclisi
Soru
Hocam imamların işe başlarken imzaladığı veya söylediği bir yemin vardır. Bunun dinen hükmü nedir, bunu söyleyen veya imzalayan kişinin arkasında namaz kılınır mı?
Cevap
Benzer fetvalar
Allah’ın adıyla yemin edildiğinde, yemin bağlayıcı olur. Bu ifadelerle yemin etmek doğru olmamakla birlikle geçerli değildir.
Yemin dil ile söylenerek olur. Belirttiğiniz ifade de yemin değildir.
Selamünaleyküm. Tevbe edenin günahından ötürü mü'min kimliği soruşturulmamalıdır. Tevbe etmemiş büyük günahlardan birini işleyenin de daha iyisi varken imam olması doğru değildir. Namaz için 'caizdir' diyebilsek de onun imam olmaması gerekir.
İzin alındıysa ve temizse kılınabilir.
Bunu yemin değil bir söz kabul etmelisiniz. Ortada yemini gerektirecek bir durum da yoktur.
Namaz kılarken başkasına imam olmanın şartları vardır. O şartlardan biri baba/oğul ilişkisi şeklinde değildir. İmam olma açısından böyle bir imamlığın hiçbir engeli yoktur.
devlet konusundaki diğer fetvalar
Yaşadığımız ülkede insanların kısm-ı azamı mü'min insanlardır. Elhamdülillah. Ama bu insanların devleti mü'min devlet değildir. Laiklik sistemini tercih etmiş bir devlettir. Dolayısıyla böyle bir devletin şu ya da bu işine dinden bir kural aramak en azından bu devletin kanunlarına göre suçtur. Biz de “vergi kaçırmanın dini hükmünü” zekât kaçırmanın dini hükmü ile karşılaştıracak değiliz. Bu mantıksız bir iş olur. Konuya sıradan bir vatandaş gözüyle baktığımızda ise ortada görünen durum farklıdır: Nimetlerinden yararlanılan bir sistemin yükünden almaya gelince yan çizmek olarak görülebilir bu. Bu da herkese göre farklıdır. Meseleye insani ve vicdani boyutu ile bakmalıyız zannedersem.
Memurluk bir tür bu işlere razı olmak demektir. Elbette, uzak durmak ve hiç bulaşmamak en evlasıdır ama o yemek yenebilir.
Devlet bir fiyat belirlemedikçe, Hileli fiyatlandırma yapılmadıkça ticarette kâr için bir üst sınır yoktur.
Sigorta prensip olarak dinimizin yasak saydığı şeyler ihtiva ettiği için sakıncalı görülmüştür. Bu nedenle ulema umumen sigorta caiz değildir demektedirler. Ancak devletin yaptırmayı mecburi tuttuğu sigortalara ruhsat verilmiştir. Mevcut hayat şartlarına göre zorunlu olan ve keyfilik ihtiva etmeyen sigortalar yaptırılabilir. Buradaki keyfilik/zorunluluk ise herkesin kalbindeki imana göre karar verebileceği bir durumdur. Bir mü'min için anlamsız gibi duran diğer mü'min için ölümcül görülebilir. Herkes imtihan olmaktadır bu hayatta. Sigorta da imtihan alanlarımızdan biridir.
Faiz kıyamete kadar her durumda haramdır. Hiçbir şekilde faiz için esneklik olamaz. Siz işinizi değiştirmek için gayret etmeniz gerekir. Eğer yaptığınız iş tam olarak faiz işi ise bereketsiz bir kazancınız olacaktır. Başka bir görevde olmayı talep etmelisiniz.
Bu durum bir hile ile özellikle oluşturulmuş ve ardından da yasal bir ihaleye çıkılmış gibi bir durum değilse normal şartlarda devletin o tür satışları ile bir malı satın almakta sakınca olmaz.