İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam “kabir nur namazı” ailemde herkesin kıldığı bir namazdır. Yakın zamana kadar ben de bu namazın sünnette olduğunu sanıyordum fakat bir fetvanızı okuduğumda bunun hadislerde geçmediğini söylediğinizi gördüm. Ben buna direkt bidattir desem çok mu ileri gitmiş olurum? İmamı Gazali’nin rivayeti olduğunu söylüyorlar. Esasen kimse neden kıldığını da bilmiyor, kulaktan kulağa yayılan ve kaynağı doğru düzgün bilinmeyen bir namaz. Bu konuda etrafımdakileri uyarmak adına nasıl bir yol izleyebilirim?

Cevap

Şöyle yapın: Diyanet İlmihal’inde görmediğiniz ibadetleri farz ibadetlerle bir tutmayın. Onları yapmamakla kendinizi eksik görmeyin. Bunun haricinde nafile olarak önünüze konan namaz ve oruç gibi ibadetlerden kabiliyetinizin ve imkânlarınız açısından yapabildiklerinizi yapın. Yapamadıklarınızın yerine yapabileceğiniz bir başka nafile yapın. Haramlardan uzak bir hayat yaşamayı ilke edinin. Bu ilkenizde kimse ile münakaşa etmeyin. Ailenizle de olsa kimse ile tartışmayın. Allah için yaptığınızı kulla öğütmeyin. Daha iyisini yaptığınızı göreceksiniz.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir Müslüman ne kadar az bilgiye sahip olursa olsun, bildiği kadarıyla namaza başlamalıdır. Çünkü namaz kılmak farzdır, öğrenmek de farzdır. Ancak namaz kılmayı öğrenmek için beklemek gerekmez. İkisi bir arada yürütülmelidir. Namaz, kulluğun temelidir. Bildiğiniz kadarıyla namaza hemen başlayın ve eksik bilgilerinizi zamanla tamamlayın. Örneğin, Fatiha’yı ve kısa sureleri biliyorsanız, onları okuyarak namaz kılabilirsiniz. Daha sonra namazın diğer kurallarını öğrenirsiniz. Eğer yanlış kıldığınızı düşünüyorsanız, bu sizi namazdan alıkoymamalı. Yanlış bir namaz kılmak, hiç namaz kılmamaktan daha hayırlıdır. Çünkü Allah kulun gayretini görür ve eksiğini tamamlaması için ona yardım eder. Namazın farzları, vacipleri, sünnetleri gibi temel bilgileri öğrenmek de bir Müslüman’a farzdır. Ancak bu bilgi eksikliği sizi namazdan uzaklaştırmamalıdır. Bir yandan namaz kılarken bir yandan öğrenmeye devam edin. Namaz ve ilim, bir müminin hayatında birbirinden ayrılmaz iki unsurdur. İlim, insanı namaza; namaz ise insanı Allah’a yaklaştırır. Sen bu iki yolda samimiyetle ilerlerken, Rabbim seni her iki alanda da muvaffak kılsın.

Hocam ilimsiz namaz, namazsız ilim mümkün müdür? Hangi yolu izlemeliyiz? Hangi m
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Öncelikle imanının hakkını ver. İman edip kâfirler gibi yaşamak olmaz. İslam’ı bütün olarak kabul edip yaşadığımız zaman hakiki Müslüman oluruz. Günah bekletmeyiz. Rabbimizin affına sığınır, vurdumduymazlık etmeyiz. İbadetsiz kalmayı çok tehlikeli görürüz. İbadeti de camide namaz kılmak, ramazanlarda iftarlara gitmek, yaşlanınca da haccetmek olarak göremeyiz. Evlilik de dâhil, Allah’ın razı olduğu her iş ibadettir. Yolda eziyet veren bir şeyi almayı imanın bölümlerinden görürüz. Mü’minin boş işi olmaz. Boş niyeti olur. Ondan da Allah’a sığınır. Namaz en önemli iştir. Allah Teâlâ bu dini namaz üzerine kurdu. Kâfirlerle aramızdaki en bariz fark namazdır. Namaza göre bir hayat düzenli kur. Aç kal, namazsız kalma. Hele Cuma namazını sakın kaçırmayasın, kalbin mühürlenir. Akşam toplantıların, gezilerin sabah namazını hesap ederek başlasın, bitsin. Namazı camide kılmayı, hatta imamla iftitah tekbirine başlamayı ilke edin; göreceksin Allah her işinde önünü açacak, zorluk görmeyeceksin. Girdiğini sınavların kolaylaşacak. Namazı terk edenler önce sünnetlerini terk ettiler. Şeytanın en önemli taktiklerinden biri, ibadetlerin sünnetlerini yıpratmaktır. Eğer namaz denince senin için akan sular duruyorsa korkma! Sen Allah’ın himayesindesin, senin her işin yürür.

Gençler için bu zamanda tavsiye edebileceğiniz önemli ve öncelikli şeyler nelerd
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Şöyle bir yaşama programınız olsun: 1- Mü'min olduğunuzu unutmayın; her şeyi imana göre hesap edin. Kâr zarar anlayışınızda ölçünüz iman olsun. 2- İlk kırmızıçizginiz haramlar olsun; haram olan şeyden kaçının. Olur, da bir haram işlerseniz hemen istiğfar edin, tövbe ile önünüzü açın. 3- İkinci kırmızıçizgin, farzları aksatmamak olsun; Allah Teâlâ neyi farz olarak emretti ise onu yapın. Yapamadığınız farz olursa onu hemen kaza edin, istiğfar edin ve önünüzdeki barikatı kaldırmış olun. 4- Üçüncü çalışma alanınız nafileler olsun; GÜCÜNÜZ VE KABİLİYETİNİZ sınırları içinde olan nafileleri yapın. Hiçbir nafile sizin, birinci ve ikinci kırmızıçizginizi aşma nedeniniz olmasın sakın. Hiçbir nafileyi de basit görmeyin. Basit görmemenin yanında bir nafileyi, İslam'ın bütün olarak da görme aşırılığı göstermeyin. 5- İlim, bu nafilelerden biri olabilir. Farz olan ilim alındıktan sonra elde edilecek ilim nafiledir. Kabiliyetiniz hangi alanda ise o alanda kendinizi geliştirin. Gelişi güzel kitap okumayın. Kitaplar gıda veren yiyecekler gibidir; içinde domuz gibi haram olanı da bulunabilir. Helalini seçmek senin görevindir. 6- İlk üç maddenin dışındaki işler için FITRATINIZI ZORLAMAYIN, KABİLİYETİNİZLE SÜRTÜŞMEYİN; doğal olun, doğal yöntemlerle ilerlemeye çalışın. Mesela evlilik, bir doğallıktır. Onu yok saymayın. Yeme içme bir doğallıktır. Onu yok saymayın. Ne yemeğe tapının ne de onu yok sayın; mutedil ve ahenkli bir yürüyüşünüz olmalıdır. 7- Şunu, adınız soyadınız gibi bilin, inanın, tatbik edin: Bu hayat imtihanını ancak ve ancak, sabrı sonuna kadar kullananlar kazanacaklardır. Sabrın da sonu yoktur. Sabırlı olun, acele etmeyin. Yılmayın, yorulduğunuza inanmayın. 8- Bütün bu uygulamalarda bir müsteşarınız bulunsun; hayat, sizin bu yaşınızdaki birikimle kaldırılabilecek bir yük değildir. Sizden önce sizin yaşadıklarınızı yaşamış, Allah'tan korkan, Kur'an bilen ve bildiği ile amel eden müsteşarlarınız olsun. Onlarla ve onunla belli zaman aralıkları ile oturup istişare edin; günü birlik değilse de mevsim mevsim genel gidişatınızı istişare edin. Verdikleri yöne yönlenin. Bunu da sevap beklediğiniz bir iş olarak yapın. 9- Bulunduğunuz kuruma tapınmayın, diplomasını putlaştırmayın. 10- Namaz kadar, oruç kadar, KİMİNLE ARKADAŞ OLDUĞUNUZU kontrol edin. Mesela müsteşarınıza giderken, arkadaş dokümanınızla gidin. Doktora tahlil sonuçları ile gidildiği gibi bir durumdur bu. Siz, ne isterseniz isteyin, ne yaparsanız yapın arkadaş çevrenizden daha iyisi olamazsınız. Çöplükte gül olarak açamazsınız. Betonda büyümüş ağaç olamazsınız. Bu maddeye dikkat edin. Bir de bu ağabeyinize pek çok dua edin lütfen. Size muvaffakıyetler dilerim, iyi gelişmelerini bildirmeni isterim.

Selamünaleyküm hocam. Ben ilahiyat hazırlık öğrencisiyim. Her günün sonunda günl
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Dinimizi Kur'an okumak ve namaz kılmak ya da oruç tutmakla sınırlı bir alanda anlamanın çıkmazlarından biri de bu çıkmazdır. Namaz kılamadığınız zamanlarda, Kur'an’ı tutamadığınız günlerinizde sizi Rabbinize yaklaştıracak onlarca nafile yok mu? Sıla-i Rahim yapamaz mısınız? Hadis ezberleyemez misiniz? Yetim çocuklarla ilgilenemez misiniz? Yemek yapıp mahallenizdeki fakirlere götüremez misiniz? Evinizde bir fıkıh dersi halkası oluşturup bayan arkadaşlarınızı çağıramaz mısınız? O günlerinizde mesela her gün BİN SALAVAT, BİN ZİKİR, BİN TEKBİR… yapamaz mısınız? Mesela bir mezarlıkta mezar ziyareti yapıp ibretinizi artıramaz mısınız? Telefonla her gün on hanım kardeşinize emr-i bil'maruf yapamaz mısınız? Güzel bir ses sahibi hafızdan bir cüz dinleyemez misiniz? Evde, o günlerinizde ailenize güzel ve farklı meşguliyeti çok ama tadı güzel yemekler yaparak gününüzü doldururken sizi sevenlerin size sevgisini perçinleyemez misiniz? Yapabileceğiniz onlarca nafile yok mu? Bu nafileler de Allah’a yaklaştırmıyor mu? Neden kendinizi şeytanın sıkıştırdığı daracık sokaklarda nefessiz bırakıyorsunuz? Tekrar düşünün bunu, tekrar!

Hocam sizin bir soruya cevabınızdaki tavsiyeniz üzerine günlük Kur’an okumamı ya
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Güzel kardeşim, “İslam nedir?” sorusuna namazdır, hactır gibi cevaplar veririz. Evet doğru. Ancak İslam aynı zamanda, bin kere yıkılsan da, kendinden ve yapabileceklerinden emin olmasan da Allah’ın seni her defasında kaldıracağına, sana o heyecanı, ibadetlerini yapabilecek gücü verebileceğine inanmaktır. Rabbimizden umudumuzu kesemeyiz. Her defasında namazını kılabilen, dinin emirlerini hakkıyla yerine getiren, ahlakı Kur’an’ın tarif ettiği gibi olanlardan olabilmek düştüğümüzde aynı heyecanla yola devam ederek olabilecektir. Tüm ibadetlerini zahiren yapmayı başarabilenlerin de farklı imtihanları var elbette. Sizin imtihanınız da bu. Ama bir gün istediğinizden, hayal ettiğinizden çok daha güzelini verecektir Rabbimiz. Şu an bir sınavda olduğunuzu ve bu isteğinizde ne kadar samimi olduğunuza dair bir teste tabi tutulduğunuzu düşünün. Bu zamanda şeytanın en çok kullandığı silahlarından biri Allah’ın kapısından umutsuz olarak geri dönüleceğini, ne kadar istesen de asla ibadetlerini tam yapamayacağına dair başarısızlık, heyecansızlık vererek sonu olamayan bir döngüye girdiğini vehmettirmektir. Ki bu hastalık olarak bir mümine yeter de artar. Yılmayın ve dua edin kendinize. Ailenizin verdiği tepkilere ve sizi gördüğü konuma rağmen kendinizi yeterli hissetmeyip hep bir adım ilerisi için daha güzeli, olması gereken ne ise onu huzurla, gönül ferahlığı ile yapabilmek için her daim dua edin. Vazgeçmeyin, umutsuzluğa kapılmayın. Tam şeytanı yenecekken onu güldürmeyin. Kırk kere düşseniz de kırk birinciye kalkın. Şeytan sizi etrafınızdakilerin övgüleriyle yeterliymişsiniz gibi hissettirdiği zamanlarda sizden daha iyilere bakın. Çevrenizi değiştirin. Durumu sizden daha iyi olanları gördüğünüz ve duyduğunuz zaman sadece tesettürünüzün yeterli olmadığını ve daha çok dua ederek sımsıkı sarılmanız gerektiğini anlayacaksınızdır. Rabbim yar ve yardımcınız olsun. Allah’a emanet olun.

Hocam çevremdeki insanlar giyim kuşamımdan dolayı beni dindar biri olarak görüyo
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hayatımıza bereket ve ciddiyet, sevap hanemize de sevap kazandıracak bir Kur'an tilaveti hepimizin temel uygulamalarından biri olmalıdır. Ve bu uygulama da kesinlikle istikrarlı yani hayatın ayrılmaz bir parçası gibi olmalıdır. Bunun için de şu noktalara özen göstermek gerekir: İhlas her şeyin başıdır. Kur'an okumada ihlas ise hiçbir dış etki olmadan sadece Allah’ın rızasını kazanmak, Kur'an ile bereketlenmek için okumaktır. Bütün dış etkilerden arınarak okunmuş bir Kur'an bu bereketi getirir biiznillah. En kolay örneği olarak ses güzelliği ve makam yapmayı buna örnek gösterebiliriz. Yapay güzellik ve gereksiz makam takıntısı bu ihlas hedefini zedeler. Herkes iyi Kur'an bilen birinden mümkün ise “Kur'an Hocası” vasfı olan birinden temel okuma bilgilerini almalı ve kendisini test ettirmelidir. Kur'an okuyan onunla amel etmeyi yani helalini helal haramını haram görmeyi gaye edinmelidir. Evet, Arapça bilmeyen için “ne diyor bu ayette?” şeklinde bir bilgi istenmeyecektir ama insan bir dili bilmese dahi kalbin heyecanı adeta o dili biliyor gibi hissiyat verir. Kur'an bizim için saygının en üst noktasında olmalıdır. Onun yazılı olduğu kâğıda varıncaya kadar Kur'an ile alakalı ne varsa ona saygılı olmak gerekmektedir. Bu ciddi bir bereket kaynağı olur okuyan için. Kur'an, yazısına temas söz konusu değilse abdestsiz de okunabilir ama özellikle abdestli okumanın kazandıracağı feyiz daha büyüktür. Kur'an okuyacak olan mümin vaktin ve mekânın en uygun olanını tercih etmelidir. Kıbleye yönelerek ve en ihtiramlı bir oturuşla oturarak okumak önemlidir. Ağız temizliği önemli bir sünnettir. Okumaya başlamadan önce İSTİAZE (euzu billahi mineşşeytanirrecim) ve BESMELE (bismillahirrahmanirrahim) denmesi mühim bir sünnettir. Tefekkürü ve heyecanı azaltacak etkenlerden arınmış sadece tilavete yoğunlaşmış olarak okunmalıdır. Aşırı yavaş ve aşırı hızlı tilavet olmamalıdır. Bir sayfa iki dakikadan önce ve yirmi dakikadan daha yavaş olmamalıdır. Kur'an TECVİD adı verilen bir ilmin kurallarına göre okunur. Bunun dışında özellikle müzik adamlarının kurallarına göre okunması caiz olmaz. Kur'an okurken anlamasa bile insan anlar gibi olmalıdır. Zira anlatılan zaten cennettir cehennemdir kıyamet gibi konulardır. Bunlar da bir dil bilmeye gerek kalmadan kulaktan kalbe girebilecek ifadelerdir. Abartılı olmamak kaydıyla sesli okumak daha üstündür. Kur'an okumayı belli bir istikrarla, ara vermeden aynı zaman içinde okumak daha bereketli olur. Uyku bastırması ve iş yoğunluğu, zihin dağınıklığı gibi durumlarda okunmamalıdır. Tilavet secdelerine dikkat edilmeli ve yapılmalıdır.

Ailece Kur'an okumaya önem veriyoruz. Zaten başka yapabildiğimiz doğru dürüst bi

diyanet konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Namazda imam olmakla alakalı kural şöyledir: Eğer resmi makam bir imam tayin etti ise belirttiğiniz özelliklere bakılmaz. Zaten yetkili makam “namaz kıldırabilir” vasıfta birini tayin edecektir. Eğer resmi imamın olmadığı bir yerde birkaç kişi namaz kılacaklar ve birini imam yapacaklarsa o özellikler sıra ile aranır. Bu da namazın olmazsa olmaz şartlarından değil “daha faziletli olma” şartlarındandır.

Hocam Peygamberimiz bir hadisinde şöyle buyuruyor “Kur'an’ı en iyi okuyan imam o
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Vekâlet hac ile alakalı kural şudur: Vekil olan kişi, sanki vekâleti verenin kendisi hacca gidiyormuş gibi kabul edilir. Mekân olarak vekâlet verenin şehrinden gider ve bütün hac masraflarını vekâlet veren karşılar. O kadar ki, artan parayı da geri getirip vekâlet verene iade eder. Vekâletle haccın kuralı böyledir. Özellikle Hanefi fıkhı açısından, zaten görevli olarak oraya giden veya başka bir nedenle Mekke'ye giden birinin başkasının da vekâletini alarak haccetmesi ve yol masrafı gibi bir masraf alması caiz olmaz. Bu kural Mekke'de veya yakın bir yerde bulunanı vekâletle göndermek için de geçerlidir. Diyanet bu şekilde fetva veriyor. Diğer mezheplerden hareket ederek derleme bir “olabilir” fetvası bulunabilir ama asıl olan böyledir.

Hocam babam için vekâletle hac ibadetini yaptırmak istiyorum. Haccın kurası uzun
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sabah namazı takvimlerdeki İMSAK yazan saatten itibaren GÜNEŞ yazan saate kadar herhangi bir zaman diliminde kılınabilir. Güneş vaktine yakın zamanda kılınması daha makbuldür. Bir sebeple erken kılınmasında ise hiçbir vebal yoktur. Allah Teâlâ kabul buyursun.

Hocam geçen cuma namazında, sabah ezanları imsak vaktinde okunacak diye cami ima
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İnsülin şeker hastalarının tedavisinde iğne ile kullanılan bir ilaçtır. Bu ilaç gıda ve keyif ihtiva etmemektedir. Bu sebeple orucu bozan şeylerin mantığı açısından orucu bozmamaktadır. Diyanet’in fetvası bu prensibe dayanmaktadır ve isabetlidir. Eski kitaplarımızdaki “vücuda alının her şey orucu bozar” şeklindeki ifadeler o hâliyle anlaşılınca insülin de bozar denebilir ama fıkhın temel ilkeleri, orucun ana hükümleri açısından Diyanet’in fetvası ile amel edilebilir. İmkânı olan ise aynı ilacı iftardan sonra kullanmalıdır. Evla olan budur.

Hocam, Diyanet’in insülin iğnesinin orucu bozmayacağını söylediği doğru mudur, i
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Böyle bir ziyaret caiz olmaz diyemem ama ben gidemezdim.

Kıymetli hocam Diyanet önümüzdeki ay için Kudüs ziyareti planlamış. Kalbimiz Mes
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Her şeyden önce bir ilmihal kitabını satır satır okumalısın. Diyanet ilmihalini oku. Onu hazmet. Ondan sonra o kitap sana yön verecek zaten.

Hocam ben elli bir yaşında tövbe ettim. Cahiliye dönemim bitti elhamdülillah. Ha

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.