İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Ailece Kur'an okumaya önem veriyoruz. Zaten başka yapabildiğimiz doğru dürüst bir nafile ibadetimiz de yok sayılır. Bize NASIL DAHA GÜZEL Kur'an okuruz ve sevabımız artar, bu konuda güzel bir özet yazabilir misiniz? Allah sizden razı olsun.

Cevap

Hayatımıza bereket ve ciddiyet, sevap hanemize de sevap kazandıracak bir Kur'an tilaveti hepimizin temel uygulamalarından biri olmalıdır. Ve bu uygulama da kesinlikle istikrarlı yani hayatın ayrılmaz bir parçası gibi olmalıdır. Bunun için de şu noktalara özen göstermek gerekir: İhlas her şeyin başıdır. Kur'an okumada ihlas ise hiçbir dış etki olmadan sadece Allah’ın rızasını kazanmak, Kur'an ile bereketlenmek için okumaktır. Bütün dış etkilerden arınarak okunmuş bir Kur'an bu bereketi getirir biiznillah. En kolay örneği olarak ses güzelliği ve makam yapmayı buna örnek gösterebiliriz. Yapay güzellik ve gereksiz makam takıntısı bu ihlas hedefini zedeler. Herkes iyi Kur'an bilen birinden mümkün ise “Kur'an Hocası” vasfı olan birinden temel okuma bilgilerini almalı ve kendisini test ettirmelidir. Kur'an okuyan onunla amel etmeyi yani helalini helal haramını haram görmeyi gaye edinmelidir. Evet, Arapça bilmeyen için “ne diyor bu ayette?” şeklinde bir bilgi istenmeyecektir ama insan bir dili bilmese dahi kalbin heyecanı adeta o dili biliyor gibi hissiyat verir. Kur'an bizim için saygının en üst noktasında olmalıdır. Onun yazılı olduğu kâğıda varıncaya kadar Kur'an ile alakalı ne varsa ona saygılı olmak gerekmektedir. Bu ciddi bir bereket kaynağı olur okuyan için. Kur'an, yazısına temas söz konusu değilse abdestsiz de okunabilir ama özellikle abdestli okumanın kazandıracağı feyiz daha büyüktür. Kur'an okuyacak olan mümin vaktin ve mekânın en uygun olanını tercih etmelidir. Kıbleye yönelerek ve en ihtiramlı bir oturuşla oturarak okumak önemlidir. Ağız temizliği önemli bir sünnettir. Okumaya başlamadan önce İSTİAZE (euzu billahi mineşşeytanirrecim) ve BESMELE (bismillahirrahmanirrahim) denmesi mühim bir sünnettir. Tefekkürü ve heyecanı azaltacak etkenlerden arınmış sadece tilavete yoğunlaşmış olarak okunmalıdır. Aşırı yavaş ve aşırı hızlı tilavet olmamalıdır. Bir sayfa iki dakikadan önce ve yirmi dakikadan daha yavaş olmamalıdır. Kur'an TECVİD adı verilen bir ilmin kurallarına göre okunur. Bunun dışında özellikle müzik adamlarının kurallarına göre okunması caiz olmaz. Kur'an okurken anlamasa bile insan anlar gibi olmalıdır. Zira anlatılan zaten cennettir cehennemdir kıyamet gibi konulardır. Bunlar da bir dil bilmeye gerek kalmadan kulaktan kalbe girebilecek ifadelerdir. Abartılı olmamak kaydıyla sesli okumak daha üstündür. Kur'an okumayı belli bir istikrarla, ara vermeden aynı zaman içinde okumak daha bereketli olur. Uyku bastırması ve iş yoğunluğu, zihin dağınıklığı gibi durumlarda okunmamalıdır. Tilavet secdelerine dikkat edilmeli ve yapılmalıdır.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah Teâlâ yardımcınız olsun. Sizi ve ailenizi Kur'an ehli olan kullarından kılsın. Size şunları tavsiye edebilirim: Bu tür işlerde Allah’ın yardımı İHLAS şartına bağlıdır. İhlas, bir işi sadece Allah için, onun sevabını kazanmak için yapmanın adıdır. Güzel bir ihlas sizin şifreniz gibi olur. Onu bozacak reklam, gösteriş, kuru beklentilerden uzak durmaya çalışınız. Kur'an ezberlemek için İYİ OKUYOR olmak şarttır. Nereyi ezberleyecekseniz orayı bir hafıza telefondan dinletebilirsiniz. Evinizde dinleyecek biri varsa daha güzel olur. Size “burası güzel okundu” denince orayı ezberlemeye başlayın. Güzel okumakla kastımız, tecvid kurallarına uymak, harfleri Kur'an harfleri olarak kullanmaktır. Gunneler, medler vs. hepsi tam olmalıdır. Ezberlemek çok okumakla alakalıdır. Biz küçükken, bize yapacağımız ezberi en az otuz üç kere okuturlardı. Yaşınızı yazmamışsınız, bu nedenle yaşa göre cevap yazamıyorum size. Ama on ile yirmi yaş arası bu kadar okuma yetebilir. Yaş ilerledikçe bu sayı artar. Yüz kere olmasında da bir sakınca ve endişe yoktur. Neticede ezberleyememiş olsan bile okuduğun her harf senin için şu kadar sevap kaynağı olacaktır biiznillah. Senin derdin de sevap idiyse zarar etmezsin. Ezber için ideal olan önce otuzuncu cüzü ezberlemektir. Bu hem bir test olur hem ezberi daha kolay olur. Şöyle yapın: Mesela NEBE’ suresini ezberlemeyi karar vermiş olun. Sabah vakti daha bereketlidir, herhangi vakit de olur. Yatsıdan sonraki vakitler ise her şeyin iki katı eziyetli olmasını gerektirir. Yalnız bir yere geçin. Gözünüzü meşgul edecek şeylerden uzak durun. Yanınıza telefon vb. almayın. Elinize bir tesbih alın. Birinci ayeti, on kere bakarak okuyun. Gözünüzü kapatıp on birinci okuyuşu yapın. Ne kadar ezberlediğinize bakın. Ezber oldu ise yirmi kere daha ezber okuyun. Olmadı ise on kere daha bakarak. Sonra aynı şekilde TAMAM OLDU diyene kadar okuyun. İkinci âyete geçin. Aynı şeyi yapın. O da tamam olunca, birinci âyet ve ikinci âyeti birleştirerek on kere okuyun. Sonra üçüncüye birinci gibi yapın. O da tamam olunca birinci, ikinci, üçüncü âyeti topluca on kere okuyun. Ayetler arasında birleşmede sıkıntı oluyorsa üçünün toplamını yirmiye çıkarın. Bu şekilde ilerleyin. Bir günde ideal olan bir sahife ile yetinmektir. Hızlı başlayıp erken oturmak iyi değildir. Aynı anda iki saatten fazla oturum yapmayın ki, başınız şişmesin. Bir saat ezber, on dakika istirahat normaldir. Uyku bastırması, göz kararması gibi yan etkiler olursa abdest yararlıdır. Ertesi günü yaptığınızın ezberi baştan sona üç kere okuyun ve sizi dinleyecek olana dinletin. Whatsapptan da okuyabilirsiniz. Dinleyen, uyarılarında okuma hatası (üstünü esre, şeddeyi normal okuma gibi) buldu ise onu yeniden ezberleyin. O hata bir daha düzelmeyebilir. Âyet başını hatırlamama hatası çok önemli değildir. Bu şekilde günde bir sahife yapabiliyorsanız siz, biiznillah en geç iki senede hafız olursunuz. Zaman uzayınca baş ağrısı, göz kararmaları artabilir. Bu, sizin bir sağlık sorununuz mesela şekeriniz olduğunu, gözlük kullanmanız gerektiğini gösterebileceği gibi ezber için havasız bir oda kullandığınızı veya sizin ezberiniz açısından farklı bir sorun olabileceğini de gösterir. Ama bu en az bir ay iki ay sorunlu devam ederse böyledir. O durumda tekrar yazarsınız. Amme cüzü bu şekilde bittikten sonra: Yasin, Mülk, Hucurat, Fetih surelerini ezberleyin. Bu arada da bütün ezberlerinizi en az haftada bir topluca tekrar etmeyi unutmayacaksınız. Yeni ezber bir çiçek fidanı gibidir. Açıkta bırakılınca kurur gider. Haftanın bir gününü EZBERLERİ TEKRARLAMAYA ayırabilirsiniz. Ezber yaptığınız sürece aynı Mushaf’ı kullanın. Bir günü sabahtan akşama kadar değerlendirebilirsiniz. Evdeki ortamınızın rahatlığına bağlıdır bu. Güne iki saat ayırmadan da ezber çok uzar… Birbirine benzer ayetleri normalden iki kat daha fazla okumalısınız. Ezberlediğinizi zihinde tutmanın en güzel yolu, ezber olarak hocanın sana TAMAMDIR dediklerini namazda zammısure olarak okumandır. Sizi dinleyen hocanızın ikazlarını unutmayın. Ve duayı unutmayın. Şeytan sizi bunaltmadan siz onu dua ile bunaltın ki gayenize ulaşabilesiniz. Allah mübarek etsin.

Evde kaldığım zamanı Kur'an ezberleyerek değerlendireyim istiyorum. Belki de All
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kur'an ile alakalı ne yaparsan o güzeldir. Sana yaptığında ömrünün sonuna kadar rahmet olacak bir iş tavsiye edeyim o zaman: Bakara suresini ezberle. İşin gücün varsa her gün BİR ÂYET ezberleyerek başla. Biraz vaktin varsa günde BEŞ ÂYET ezberle. Altı gün ezber yap. Yedinci gün de o güne kadar ezberlediklerini baştan geldiğin yere kadar bir ayetmiş gibi tekrar et. Böylece en fazla bir sene sonra BAKARA SURESİ HAFIZI olursun. Seneye de biiznillah Âl-i İmran suresini böyle yaparsın. Mezara girdiğinde bir gün, bu iki sureyi başucunda sana şefaat için senden önce orada bekliyor olarak bulursun Allah’ın inayetiyle. Yaşarken hissedeceğin huzur ve kanatlanmışlığı ise zaten göreceksin. Bismillah de ve başla. Sakın usanma ve olmaz zannetme. Önündeki Kur'an’dır ve o seni yaratanın sana indirdiği emanetidir. Bismillah de.

Hocam, Allah sizi sevsin, çok güzel nasihatleriniz oluyor. Bir nasihatiniz dikka
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah teala size sabırlar versin. Elbette hayat birisinin eşi olmaktan ibaret değildir. Evlenmek kadar bekarlık da haktır. Mevcut durum ne ise onun üzerinden kulluğumuzu yerine getireceğiz, budur asıl önemli olan. İkinci olarak da şunu bilmeniz gerekir: Her an bir evliliğe hazır olmanız gerekir. Dul kalmaya da hazır olun yeni bir evliliğe de. Kadere karşı inat rolleri doğru değildir. İhlaslı ve gerçekçi bir evlilik her zaman en iyisidir. Üçüncü olarak da kendinize bir dernek, vakıf, ders halkası bulun. Onlarla beraber olmaya gayret edin. Muhakkak ve muhakkak günlük Kur'an okumalısınız. Her ay bir hatim indirecek şekilde okuyun. Bir ilmihal kitabını satır satır okuyun. Zikir virdi edinmeye çalışın. Sabredin kazanın. Allah yardımcınız olsun.

Bir süre önce tesettür yüzünden eşimle aramız bozuldu. Maalesef geçen süre içind
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Şurası iyi veya burası kötü, şu zaman iyi bu zaman kötüdür dememiz doğru olmaz. Çalışan için her yer iyi, her zaman iyidir. Bize düşen, kabiliyetlerimizi iyi tespit edip çalışabilmektir. En önemlisi ihlastır. İhlas olunca Allah Teâlâ yardım ediyor. Size öncelikle tavsiyem budur; ihlâsla yola çıkın, sakın kendinizi basit görmeyin. Her mü'min, cennete adaydır. Cennete aday olmak kadar 'iyi' olmanın belgesi olan bir şey olabilir mi? Eğer evli iseniz, muhakkak eşinizin razı olacağı çalışmalar yapmalısınız. Evli değilseniz durum daha rahat demektir. Buna göre de şöyle bir çalışma yapabilirsiniz: 1- Sürekli kitap okuyun. Bir kitap okuma programınız bulunsun. Kitap okumamak, eldekini tüketmek ve yenilenmemektir. Yenilenmeyen ise zamanla hikaye anlatmaya mecbur olur. Ümmetimizin dertlerini anlatan, çözümler öneren ve aşırılığı olmayan kitaplar okuyun. Farklı hatipleri dinleyin, size en yakın tarzı tespit edince ona yoğunlaşın. Bu hususta sosyaldoku.com sitesindeki HOCA dersini izlemenizi tavsiye ederim. 2- Dine hizmette hiçbir zaman uç konularla ilgilenmeyin. Milyonda bir kişiye lazım olacak konular yerine umumu alakadar eden ana meselelerle ilgilenin. 3- İHL'lerde bayan ve erkek her hocaya bu dönemde çok ihtiyaç vardır. İffetinizi ve vakarınızı koruyabileceğiniz bir bayan bölümünde ders vermenizi zaruri görürüm. Kur'an kurslarında iş becermek sabır ve tecrübe ister. 4- Hizmet ediyor olmak asla sizin özel ibadetlerinizi gevşetmemelidir. Namazınız, Kur'an tilavetiniz, virdiniz, sılayırahiminiz gevşemesin. Bu çalışmalara dayanarak bekâr iseniz evliliğinizi de geciktirmeyin. 5- İstişare en güçlü kaynağınızdır; itimat ettiklerinizle istişareler yapın. Bize tekrar yazarsanız, muayyen bir konuyu yazın ki, istişare daha bereketli olsun. Size dualar ederiz, dinini dert edinmiş mücahide hanım!

Hocam selamünaleyküm ben ilahiyat mezunuyum. Ve Allah rızası için bir şeyler yap
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Nasıl namazın bir fiziki görüntüsü bir de huşû’ olarak adlandırılan ve asıl namaz olan yönü varsa, Kur’an okumanın da dille kelimelerin telaffuz edilmesi ve Allah Teâlâ ile konuşma düzeyinde heyecan taşıma yönü vardır. Bir hoca efendinin önünde birkaç saatte ‘okuma’ bölümü çözülebilir niteliktedir. Nitekim mü’minlerin büyük bölümü ‘Kur’an okuru’ olma vasfını kolaylıkla kazanmıştır. ‘Kur’an okuru’ olmanın beraberinde, ‘Yürüyen Kur’an’ olma vasfı getirmediğini yoğun örnekler üzerinde görebiliriz. Bülbül gibi Kur’an okuyup, karga gibi İslam yaşama zilleti bir bulut gibi üzerimizde dolaşmaktadır. Mü’minin, bülbül gibi Kur’an okuyup, sahabi gibi Kur’an tatbik eden insan olmayı istemesi gerçekten büyük bir arzudur. Bu arzuda samimiyet varsa, biiznillah eninde sonunda ona ulaşılır. Ashabı kiramın tamamı iyi Arapça bilen kimseler değildi. Evet, Arapçası güçlü olanlar vardı ama Arap olmadığı halde onlarla beraber yürüyen Kur’an haline gelmiş olanlara ne diyeceğiz. Elbette Arapça bilmenin etkisi vardır. Bunu kabul ederiz. Lakin hayretimizi gizleyemeyeceğimiz bir gerçek incelenmeye değer görülmelidir: İyi Arapça bilen, Arapça ders verebilen, konuşabilenler, yürüyen Kur’an mıdırlar? Kur’an’a güzel ses yakışır elbette. Okuyanların sesinin güzel olması imrenilir bir nimettir. Ama Kur’an sese ve motife muhtaç değildir. Okuma ve amel kitabı olan Allah’ın kitabı Kur’an’ın üzerimizdeki hakkını verebilmemiz için şu hususlara önem vermemiz gerekmektedir. 1. İsteğimizde gerçekçi olup olmadığımızı kontrol etmeliyiz. Kur’an’dan ne istiyoruz? Ebeveyn, bir hocanın önüne çocuklarını oturttuklarında, ne istediklerini bilmelidirler. Kur’an’ı iyi okumak, Yasin ve Tebareke ezberlemek, namaz surelerine vakıf olmak olarak özetlenebilecek bir beklenti, bir iki ay içinde elde edilmektedir. Bu isteği elde edemeyenler pek azdırlar. Aslı itibarıyla mübarek olan bu isteğe yapılabilecek bir itiraz yoktur. Ama şunu tahkik etmeliyiz: Bu istenmesi gerekenin bir bölümüdür. Kolay ve zahmeti az olandır.Çocukların Kur’an öğrenmeleri başta olmak üzere, Kur’an’ı öğrenmeyi, okumasını, anlamasını ve amel etmeyi ihtiva edecek şekilde geniş tutmak gerekir. Önce mücerret okuma, ardından amel edilecek kuralları öğrenme, ardından da öğrenilen ayetler ve geneli üzerinde tefekkür etme süreci izlenmelidir. 2. ‘Ashabı kiramda olup da bizde olmayan nedir?’ sorusunun yegâne cevabı, imanın sindirilmesidir. Onlar, kahvaltılıklarına peynir alır gibi, vahiy meclisinden Kur’an aldılar. Kimi beş ayet öğrendi, evine gidip onları hazmettiğine kanaat getirince, gitti beş ayet daha öğrendi. O öğrendiklerini tatbik etmeye çalıştı. Anlamadığını sordu; utanıp sıkılmadı. Yanlışı uyarılınca küsmedi; istiğfar etti. 3. Bu öğrenme, beraberinde amel ve tefekkür getirdi. Böyle öğrenenler, ‘Haydi cihada!’ sesine kulak verdiler. Allah’ın ayetleri kendilerine okunduğunda onu evirip, çevirmediler. ‘Ama!’ demediler. 4. Bir bu tarzı, bir de genç yaşta, neredeyse tek bir ayetinin ne dediğini anlamadan Kur’an’ı öğreneni düşünelim. Fark anlaşılacaktır. Muhakkak bizim, yaşadığımız şartlardan kaynaklanan özel sorunlarımız vardır. Sorunlarımızla hedefimizin arasında dengeli bir Kur’an eğitimi geliştirmek zorundayız. 5. Çevre çok önemlidir. Kur’an’ı, en iyi ifadeyle Kur’an’ın inceliklerine karşı soğuk bir ortamda öğrenmekle, Kur’an’la tutuşmuş bir cemaatin ortasında öğrenmek arasında büyük farklar vardır. Çevre mahrumiyetinden kaynaklanan eksikliğin telafisi üzerinde düşünmemiz gerekmektedir. Oturumlarımızın Kur’an gündemli hale getirilmesi, kendi aramızda, Kur’an birikimi olanların üstün tutulacağı bir siyasetin tatbik edilmesi gibi tercihler uygulanmalıdır. Evliliklerde, eş adaylarının ekonomik ve sosyal kimlikleri kadar, Kur’an’la ilişkilerinin de soruşturulması, sahabe düzeyinde bir uygulamadır. 6. Allah’tan cennete koymasını, bize salih evlat vermesini dilediğimiz gibi, Kur’an ehli olmayı bize kolaylaştırmasını da dilemeliyiz. Kur’an’ın üzerimizdeki hakkını verebilmemiz olsa olsa Allah Teâlâ’nın kuluna yardım etmesiyle olur. Çocuğa Kur’an öğretmekten, Kur’an’ı amele dönüştürmeye kadar yapılması gerekenler, hiçbir asırda kolay olmayan işlerdir. Zor olana karşı yardım almak gerekir. Yardımın en güçlü kaynağı Allah Teâlâ’dır. 7. Adı Kur’an’la eşleşmiş hale gelen şahsiyetlerin toplumda gördüğü itibar ve onların yaşam tarzları, toplumun genişleyen dairesinde dalga dalga yayılan bir etik göstermektedir. Kur’an üzerinden ticaret yapan veya Kur’an’la ilgisi herkesçe bilinen bir insanın ahlâki ve ameli zafiyetleri bedel olarak Kur’an’a kesilmektedir. Bunu biz, örnek şahsiyetlerin etkisi olarak da düşünebiliriz. 8. Öğrendiklerimizi tatbikimizi muhasebe etmeliyiz. Dün öğrendiğimiz ayetler bugün gündemimizin neresindedir diye muhasebe etmeden, Kur’an yolunda mesafe almak zorlaşır.

Kur’an okumaktan zevk almak, anlamını bilmeden dahi olsa, en azından ağlar gibi
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Şurası iyi veya burası kötü, şu zaman iyi bu zaman kötüdür dememiz doğru olmaz. Çalışan için her yer iyi, her zaman iyidir. Bize düşen, kabiliyetlerimizi iyi tespit edip çalışabilmektir. En önemlisi ihlastır. İhlas olunca Allah Teâlâ yardım ediyor. Size öncelikle tavsiyem budur; ihlâsla yola çıkın, sakın kendinizi basit görmeyin. Her mü'min, cennete adaydır. Cennete aday olmak kadar 'iyi' olmanın belgesi olan bir şey olabilir mi? Eğer evli iseniz, muhakkak eşinizin razı olacağı çalışmalar yapmalısınız. Evli değilseniz durum daha rahat demektir. Buna göre de şöyle bir çalışma yapabilirsiniz: 1- Sürekli kitap okuyun. Bir kitap okuma programınız bulunsun. Kitap okumamak, eldekini tüketmek ve yenilenmemektir. Yenilenmeyen ise zamanla hikaye anlatmaya mecbur olur. Ümmetimizin dertlerini anlatan, çözümler öneren ve aşırılığı olmayan kitaplar okuyun. Farklı hatipleri dinleyin, size en yakın tarzı tespit edince ona yoğunlaşın. Bu hususta sosyaldoku.com sitesindeki HOCA dersini izlemenizi tavsiye ederim. 2- Dine hizmette hiçbir zaman uç konularla ilgilenmeyin. Milyonda bir kişiye lazım olacak konular yerine umumu alakadar eden ana meselelerle ilgilenin. 3- İHL'lerde bayan ve erkek her hocaya bu dönemde çok ihtiyaç vardır. İffetinizi ve vakarınızı koruyabileceğiniz bir bayan bölümünde ders vermenizi zaruri görürüm. Kur'an kurslarında iş becermek sabır ve tecrübe ister. 4- Hizmet ediyor olmak asla sizin özel ibadetlerinizi gevşetmemelidir. Namazınız, Kur'an tilavetiniz, virdiniz, sılayırahiminiz gevşemesin. Bu çalışmalara dayanarak bekâr iseniz evliliğinizi de geciktirmeyin. 5- İstişare en güçlü kaynağınızdır; itimat ettiklerinizle istişareler yapın. Bize tekrar yazarsanız, muayyen bir konuyu yazın ki, istişare daha bereketli olsun. Size dualar ederiz, dinini dert edinmiş mücahide hanım!

Hocam selamünaleyküm ben ilahiyat mezunuyum. Allah rızası için bir şeyler yapmak

arapça konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Ayet veya hadisin bizzat kendisini tam olarak nakletmek elbette en güzelidir ama biz ANLAMI ŞÖYLE OLAN BİR AYET VEYA HADİS de diyebiliriz. Bu konuda bir sıkıntı olmaz. İlmi bir çalışmadan istifade etmedikçe de yarı doğru yarı yanlış nakiller yapmak elbette sakıncalıdır. İyi bildiğimiz kaynakları kullanmalıyız.

Kur’an’dan veya hadislerden alıntı yaparken uymamız gereken kurallar nelerdir? M
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Müslüman’ın Arapçayı dil olarak öğrenmesi herkese farzdır yani farz-ı ayındır denemez, böyle bir hüküm yoktur. Arapçanın dinimizin kaynağı, Ashab-ı Kiramın tebliğ dili olması gibi sebeplerle öğrenilmesi teşvik edilmiştir. Özellikle din ilimleri ile meşgul olanlar için bu önem farz-ı kifâye düzeyine çıkmıştır ama herkese farzdır denemez.

Arapça öğrenmek bir Müslüman için farzdır denebilir mi?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Dil öğrenmeyi yasaklayan bir delil yoktur. Şu kadar ki insanın kendi dilini, dininin dilini öncelikli tutması şarttır. Zira dillerin kültürleri ve inançları etkilediğini bilmek gerekiyor.

Hocam yabancı dil öğrenmenin dinen sakıncası olur mu?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Evet, asıl olan Arapça haliyle ikrar edilip söylenmesidir. Arapça bakımından yetersiz olan ise kendi dilinden söyleyebilir.

Kâfir olan bir kimse Müslüman olmaya niyetlendiğinde kelimeişehadeti sadece Arap
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kur'an ezberiniz olmadan hadis ezberlemeniz doğru olmaz. Şöyle bir beş cüz bilseniz, hadis ezberi yolu da size kendiliğinden açılır. En azından bir elli sayfa Kur'an ezberleyin önce. Bu ezberiniz varsa, Riyâz’dan kısa hadisleri Arapçası ve Türkçesi ile ezberleyin. Kısa hadislerden yüz adet ezberleyince gerisinde serbestsiniz demektir.

Evimizde hadis ezberlemek için nasıl bir yöntem izleyebiliriz? Riyâzü’s Sâlihîn
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sadece Arapça okuyacaksanız bir vakit israfı olabilir. Arapça yanında diğer din ilimlerini de okuyacak ve kendinizi yetiştirecekseniz neden israf olsun? Yirmi yıl bile az gelir o zaman. Size bir not düşelim: Bir fakültede Arapça sizin beklediğiniz gibi öğretildiğini henüz duymadık. Beklentiniz ile ehil gördüğünüz yeri iyi denkleştirin. Ve insanlara öğretmeyi hedeflemeyin, kendinizi geliştirmeyi hedefleyin. Öbürü peşinden gelecektir zaten. Allah yardımcın olsun.

Ben Allah'ın izniyle Arap Dili ve Edebiyatı okuma arzusundayım. Söndürmek istedi

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.