Fetva Meclisi
Soru
Evde kaldığım zamanı Kur'an ezberleyerek değerlendireyim istiyorum. Belki de Allah nasip eder hafızlık bile yaparım. Bana nasıl ezberlemem gerektiği konusunda yardımcı olabilir misiniz?
Cevap
Benzer fetvalar
Kur'an ile alakalı ne yaparsan o güzeldir. Sana yaptığında ömrünün sonuna kadar rahmet olacak bir iş tavsiye edeyim o zaman: Bakara suresini ezberle. İşin gücün varsa her gün BİR ÂYET ezberleyerek başla. Biraz vaktin varsa günde BEŞ ÂYET ezberle. Altı gün ezber yap. Yedinci gün de o güne kadar ezberlediklerini baştan geldiğin yere kadar bir ayetmiş gibi tekrar et. Böylece en fazla bir sene sonra BAKARA SURESİ HAFIZI olursun. Seneye de biiznillah Âl-i İmran suresini böyle yaparsın. Mezara girdiğinde bir gün, bu iki sureyi başucunda sana şefaat için senden önce orada bekliyor olarak bulursun Allah’ın inayetiyle. Yaşarken hissedeceğin huzur ve kanatlanmışlığı ise zaten göreceksin. Bismillah de ve başla. Sakın usanma ve olmaz zannetme. Önündeki Kur'an’dır ve o seni yaratanın sana indirdiği emanetidir. Bismillah de.
Allah yardımcınız olsun. Şöyle bir okuma/okur olma/okur düşünür çocuk yetiştirme planı yapabilirsiniz: Okumak sözcüğü sizin için ebediyen değişmeyecek şekilde Kur'an okumayı hatırlatsın size. Her gün siz ve çocuğunuzun annesi Kur'an okuyun. Annesinin okuyamadığı günlerde siz okuyun o dinlesin. Bir sayfa da olsa her gün Kur'an okuduğunuzu, her sabah evin perdesini açtığınız gibi bir hayat gerçeği olarak görsün yavrunuz. Okuduğunuz Kur'an hatim olarak bitince de evde bir dua merasimi yapın. Özel yemekler yapın. Bunları yavrunuz ve müstakbel kardeşleri izlesin. Göreceksiniz yavrunuz Kur'an’ımızı hayatının bir parçası gibi görecektir. Misafir geldiğinde de okuyun. Hep beraber okuyun. Hasatlık olunca da, az da olsa okuyun. Böylece ‘Oku’ emri ile başlayan kitapla tanışsın yavrunuz. Bir günde veya bir haftada yoğun okuma yerine günlük az ama sürekli olanı tercih ederiz. Bu aynı zamanda sizin maneviyatınızın güçlenmesine de vesile olacaktır. Evinize bereket inecektir. Bu noktadan sonra evinizde bir ilmihal kitabını her üç senede bir kere bitirin. Okuduğunuz kitaba notlar düşün, altını çizin. Anlayamadığınızı tekrar okuyun. Beraberce bir bilenden sormaya gidin. O kitap sizin fıkıh alt yapınızı oluştursun. Yalnız bu kitap çocuk için değildir. Onun için farklı yaşlarda farklı kitaplar alacaksınız. Üçüncü olarak da evinizde RİYAZUSSALİHİN adlı hadis kitabı bulunsun. O sizin musluğunuzdan akan su gibi size Peygamber aleyhisselamın ahlakını akıtacaktır. Onu evinizin suyu bilin. Erkam yayınları arasında çıkan sekiz ciltlik baskısını alabilirsiniz. O kitaptan, önceleri her hafta bir hadis ve şerhini okuyarak başlayın. Misafir gelince de okuyun, onlara da faydanız dokunsun. Misafirliğe giderken çocuğunuzun çamaşır çantasını götürdüğünüz gibi kitabınızı da götürün, gittiğiniz yerde de okuyun. Pikniğe giderken götürün. Böylece eviniz biiznillah salihlerin bahçesine dönüşsün. Sakın bir hadis ve iki sayfalık şerhi diye küçümsemeyesiniz yaptığınızı. Siz de bebek iken birkaç damla süt alıyordunuz ağzınıza ama bugün büyük bir adam/kadın oldunuz, değil mi? Damla damla büyümemiz realitemizdir. İlk zamanlarda kitabın üslubuna alışana kadar anlayamadığınız yerleri bir bilene sormanızda sakınca olmaz. İlk zamanlarda değil ama ileriki dönemlerde mesela iki yıl sonra bir tefsire ihtiyacınız olabilir. O zaman da M. Toptaş’ın ŞİFA tefsiri ile başlarsınız. Kısa surelerin tefsirini okursunuz. Fatiha suresinin tefsirini okursunuz. Onu o zaman programlayabilirsiniz. Evinizde üç kitaplık bulunsun. Birinci kitaplıkta evdeki herkesin ve gelmesi muhtemel misafirlerin sayısında Mushaf olsun. O kitaplığa MUSHAF KİTAPLIĞI deyin. Oraya başka kitap koymayın. İkinci kitaplıkta diğer kitaplarınız bulunsun. Üçüncü kitaplığı da çocuğunuzun/çocuklarınızın kitaplığı olarak belirleyin. Çocuklar o kitaplığı kendilerinin olarak bilsinler. Onlar için yaşlarına göre kitaplar alın, oraya koyun. Önceleri kitaplarını yırtsa da ses çıkarmayın. Onun kitabı yırtması bile bir okutma eğitimi olacaktır biiznillah. Evinizde bir genel ansiklopedi bulunabilir. Müslüman yayın evlerinin çıkardığı romanlar bulunabilir. Yazarı mü'min olmayan kitapları evinize sokarken bile bile zehir kullanacağınızı unutmayın. Her şehirde bir hastane bulunacağı gibi sizin evinizde de bir İHYAUULUMUDDİN bulunsun muhakkak. Bir zaman sonra da olsa ona muhakkak müracaat edeceksiniz. Evinize gelen dede ve ninelere, misafirlere çocukların yanında kitaplığı ve kitapları konuşun. Onlar o esnada oynuyor olsa bile siz bunu yapın. İnsanların hatta en yakın çevrenizin sizi ciddi bir şekilde takdir edip benimseyeceğini zannetmeyesiniz. Kitap gariplerin dostudur. İnsanlar siz kitaptan söz ettikçe sizden uzaklaşabilirler. Siz de kitaplarınızla akraba olursunuz. Bu programın başarısını büyük oranda eşinizin de size katılması oranı kadar olacaktır. Bu nedenle ittifak ederek yürütün bu planı ki daha başarılı olabilesiniz. Ve duasız nefes alamazsınız. Çok dua edin. “İkra” ümmetinden olmanın hakkını verebilmek için. Allah’a emanet ederim sizi.
Bir sayfanın en güzel şekilde ezbere alınması için size üç farklı yol tavsiye edebiliriz: 1. Sayfayı en alttan başlayarak ezberlemek: a- Bu metotta, sayfanın en son ayetini üç defa yüzünden okuyun. Okumayı yaparken bir yandan da ezbere almaya çalışın. Dördüncü seferde okuduğunuz ayeti gözünüzü ya da mushafı kapatıp ezbere okumaya çalışın. Okuyabilirseniz bir üstteki ayete geçin. b- Olmazsa bir üç kez daha okuyun yüzünden. Sonra yine dördüncüde ezbere okumaya çalışın. Ezber gerçekleşene kadar bunu böyle deneyin. Ortalama üçüncü denemede ezberi sağlarsınız. Bu ideal olandır. c- Bir üstteki ayete geçtiğinizde aynı usulü tekrar edin. Ayeti ezberlediğinize ikna olunca az önce ezberlediğiniz alttaki ayet ile birlikte ezber okumaya gayret edin. İki ayeti de ezberinizden takılmadan okuyana kadar devam edin ve nihayet bir üstteki ayete geçin. d- Sayfanın en üstüne yani ilk ayetine dek bu yöntemi sürdürün. Her ayeti ezberlediğinizde sayfanın en altındaki son ayetine kadar toplu ezber okuma yapın. e- Sayfanın ilk ayeti bitince artık sayfanın tamamını ezbere okuyacak şekilde denemeler yapın. f- Takılmadan ezber okuduğunuzu kendinize kabul ettirince, sayfayı Hafız birine dinletin. g- Bu dinletmeden sonra yüzüne birkaç defa okumanız da faydalı olabilir. h- Böylece bir sayfa bitene kadar ara vermeyin. Ortalama bir saatten fazla da sürmemesine dikkat edin. i- Bu işlem bitince kendinizi birkaç saat başka işler ile meşgul edin. Sonra yeniden sayfayı ezbere okumaya çalışın. j- Yeniden okumaya çalıştığınızdaki ezber gücünüz sizin hafızlık ve muhafızlık kapasitenizdir. 2. Sayfayı en üstten başlayarak ezberlemek: Yukarıdaki yöntemi en alttaki ayetten değil de ilk ayetten başlayarak aynı şekilde uygulayabilirsiniz. Tek fark sıralama olacaktır. 3. Sayfayı kısımlara ayırarak ezberlemek: a- İkiye ayırarak: Ezberleyeceğiniz sayfayı sayfanın ortasında bölünebilecek bir ayete kadar bölün. Kısım kısım birinci yoldaki usulle yine ezberinizi yapın. Burada, şu yolu izleyin: birinci kısım bitince o kısmı birkaç defa ezbere tekrar edip ikinci kısma geçin, ikincisi bitince de aynı şekilde ezbere tekrar edip iki kısmı birleştirip ezber okumaya çalışın. Önce alt kısmı mı üst kısmı mı ezberleme konusu size kalmıştır. b- Üçe Ayırarak: Sayfayı ortalama beşer satırlık üç kısma ayırın. A maddesindeki gibi sıra sıra ezberleyip birleştirin. NOT: Uzun ayetlere sıra geldiğinde ayeti kendi içinde duraklara ayırarak ezberlemenizi tavsiye ederiz. Her üç yol için de bu notu değerlendirebilirsiniz. Allah muvaffak etsin.
Hayatımıza bereket ve ciddiyet, sevap hanemize de sevap kazandıracak bir Kur'an tilaveti hepimizin temel uygulamalarından biri olmalıdır. Ve bu uygulama da kesinlikle istikrarlı yani hayatın ayrılmaz bir parçası gibi olmalıdır. Bunun için de şu noktalara özen göstermek gerekir: İhlas her şeyin başıdır. Kur'an okumada ihlas ise hiçbir dış etki olmadan sadece Allah’ın rızasını kazanmak, Kur'an ile bereketlenmek için okumaktır. Bütün dış etkilerden arınarak okunmuş bir Kur'an bu bereketi getirir biiznillah. En kolay örneği olarak ses güzelliği ve makam yapmayı buna örnek gösterebiliriz. Yapay güzellik ve gereksiz makam takıntısı bu ihlas hedefini zedeler. Herkes iyi Kur'an bilen birinden mümkün ise “Kur'an Hocası” vasfı olan birinden temel okuma bilgilerini almalı ve kendisini test ettirmelidir. Kur'an okuyan onunla amel etmeyi yani helalini helal haramını haram görmeyi gaye edinmelidir. Evet, Arapça bilmeyen için “ne diyor bu ayette?” şeklinde bir bilgi istenmeyecektir ama insan bir dili bilmese dahi kalbin heyecanı adeta o dili biliyor gibi hissiyat verir. Kur'an bizim için saygının en üst noktasında olmalıdır. Onun yazılı olduğu kâğıda varıncaya kadar Kur'an ile alakalı ne varsa ona saygılı olmak gerekmektedir. Bu ciddi bir bereket kaynağı olur okuyan için. Kur'an, yazısına temas söz konusu değilse abdestsiz de okunabilir ama özellikle abdestli okumanın kazandıracağı feyiz daha büyüktür. Kur'an okuyacak olan mümin vaktin ve mekânın en uygun olanını tercih etmelidir. Kıbleye yönelerek ve en ihtiramlı bir oturuşla oturarak okumak önemlidir. Ağız temizliği önemli bir sünnettir. Okumaya başlamadan önce İSTİAZE (euzu billahi mineşşeytanirrecim) ve BESMELE (bismillahirrahmanirrahim) denmesi mühim bir sünnettir. Tefekkürü ve heyecanı azaltacak etkenlerden arınmış sadece tilavete yoğunlaşmış olarak okunmalıdır. Aşırı yavaş ve aşırı hızlı tilavet olmamalıdır. Bir sayfa iki dakikadan önce ve yirmi dakikadan daha yavaş olmamalıdır. Kur'an TECVİD adı verilen bir ilmin kurallarına göre okunur. Bunun dışında özellikle müzik adamlarının kurallarına göre okunması caiz olmaz. Kur'an okurken anlamasa bile insan anlar gibi olmalıdır. Zira anlatılan zaten cennettir cehennemdir kıyamet gibi konulardır. Bunlar da bir dil bilmeye gerek kalmadan kulaktan kalbe girebilecek ifadelerdir. Abartılı olmamak kaydıyla sesli okumak daha üstündür. Kur'an okumayı belli bir istikrarla, ara vermeden aynı zaman içinde okumak daha bereketli olur. Uyku bastırması ve iş yoğunluğu, zihin dağınıklığı gibi durumlarda okunmamalıdır. Tilavet secdelerine dikkat edilmeli ve yapılmalıdır.
Yolunuz mübarek olsun. Ne mutlu size; Allah'ın azabı ile karşılaşmadan mağfireti ile buluştunuz. Sizi defalarca tebrik ederim. Büyük bir nimetle karşılaşmış bulunuyorsunuz. Size tavsiyelerim şunlardır: 1- Kesinlikle Allah Teala'nın size olan nimetinin kıymetini bilin. Adeta ölümden döndünüz. Şeytan sizi yıldırıp bıktırmaya çalışacaktır. Sakın ona aldırmayın. Bir kere kurtuldunuz, geri çevirecek ayak kaymalarına, yalpalamalara sakın aldırış etmeyin. 2- En büyük hedefiniz, dönüş heyecanını kaybetmemek olmalıdır. Yani siz, üzerinizde Allah Teala'ya ödenmek üzere şu kadar namaz borcu olduğunu bilin, boyun büküklüğünüz devam etsin, gerisi çok kolaydır. 3- Baliğ olduğunuz günden itibaren, zamanını hatırlamıyorsanız on beş yaşından itibaren kılamadığınız namazları hesaplayın. Mesela iki bin sabah namazı, iki bin iki yüz öğlen namazı gibi. Toplam borcunuz belli olunca kendi kendinize azmedin. Ben her fırsatta kaza kılacağım deyin. Ve bunu tatbik edin; bir yerde iki sabah namazı kılın. Sonra iki öğlen, Üç akşam kılın. Sadece farzları ve vitri kılmanız yeterlidir; sünnetleri kılmayın. Böyle devam edin. Daha sonra, ömrünüzün yetip yetmeyeceğine aldırmayın. Yeter ki heyecanınız eksik olmasın. 4- Kur'an'dan ezberlemeye kendinizi zorlamayın. Namaz kılacak kadar bilmeniz şimdilik yeterlidir. Onun yerine aşırılığı olmayan bir ilim meclisi dersine katılın. Fıkıh öğrenin. Çokça dua edin. Ailenizin üzerine düşün. Çocuklarınızı ihmal etmeyin. Allah yolunuzu açık etsin. Sevinin, iyi yoldasınız.
Kızım, bunu denemen mümkündür. Şöyle yap: - Bir sahifeyi hatasız bir şekilde iki dakikada okuyabiliyor musun? Okuyamıyorsan bunu geliştir. Okuyabiliyorsan, - Herhangi bir sahifeyi bir sabahtan akşama kadar ezberlemeye çalış. Bir günde ezberleyebiliyorsan, ertesi gün onu ezber okuyup okuyamadığını dene. Okuyamıyorsan, yüzünden okumayı biraz daha geliştirip iki hafta sonra tekrar denetle. - Okuyabiliyorsan mesela Hicr suresini ezberlemeye çalış. Her günü bir sahifeyi geçmeyecek şekilde ezberlemen gerekiyor. Hicr suresini bitirince onun tamamını okuyup okuyamadığına bak. Sonucu tekrar bana yaz, ona göre değerlendiririz. Allah kolay etsin.
cüz konusundaki diğer fetvalar
Bunun ibadet olarak kazasını yapmak, kabul olmamak gibi bir ayrıntısı yoktur. Nasıl yapabiliyorsanız onu yapın.
Böyle bir ayrıntı yoktur, endişe edilecek bir durum da değildir. Kur'an’ımızı okumak gerekir. Ya da insandan dinlemek gerekir. Allah Teâlâ kabul buyursun.
Bu durumu vesveseye dönüştürebilirsiniz, dikkatli olmalısınız. Yaptıklarınıza ilave olarak çok Kur'an okuyun. Günlük bir cüz Kur'an okumayı adet durumuna getirince bu sıkıntı gider.
Böyle bir günah çeşidi yoktur. Vaat ettiğini yapmama günahı vardır. Çok Kur'an okuyun, okudukça da kalbinizden o eksiklere sayılmasını niyet edin.
HATİM kavramı, Kur'an’ımızı baştan sona ezber veya bakarak okuyup bitirme anlamında kullanılmaktadır. Bahsettiğiniz bilgi doğrudur; bu ümmetin selefi içinde günlük, haftalık hatim yapanlar pek çoktur. En azından pek çok bilgi bize kadar ulaşmıştır. Kur'an okumanın başka hiçbir okuma ile kıyas edilemeyecek kadar büyük bir sevap kaynağı olduğunu düşünürsek bu okumanın bir yarışa dönüşmesinde de hayret edilecek bir durum göremeyiz. Allah Teâlâ’dan kitabını okuyan, onunla amel eden ve onu bir sonraki nesillere taşımaya gayret eden kullarından olmayı bize nasip etmesini dileriz. Size şu bilgileri özetleyebilirim: Kur'an-ı Kerim’i okumanın bir kuralı ve edepleri olduğunu bilmemiz gerekiyor. Okumuş olmak değil gereği gibi okumuş olmak okumaktır. Daha doğrusu o tür okuyuş sevap kaynağıdır. Başta tecvid ve talim şarttır. Diğer edepleri de ihmal edilmemelidir. Kur'an’ımızı, bölümlere ayırıp hergün veya her hafta o bölümlemeye göre okuma tarzı Nebi aleyhisselam zamanından beri vardır. Bugünkü cüzlere bölünmüş şekil için de örneği o zamanlardan var olan bir şekil diyebiliriz. Her mü'minin Kur'an okuma süresi, zamanı kendine göre belirlenebilir. Farz olan zaman ve yer yoktur. Yeter ki Kur'an okunmuş olsun. Ağır bir işte çalışan ile emekli olanın okumasını aynı zamanlamaya ve seviyeye getirmek mümkün de değildir gerekli de olmaz. En iyi okuma tarzı için şunu söyleyebiliriz: İstikrarlı, özellikle farz ibadetleri ve insani görevleri ihmal ettirmeyen, edeplerine uygun, haz alarak gerçekleştirilen okuma en iyi okumadır. Selefimizin Kur'an okumasında üç gaye güttüğü söylenebilir: Okumak, düşünmek ve öğrenmek. Bizim için de böyle bir amaç belirlenebilir. Bir aya bölünmüş hatim tavsiye edilir hatimdir. Bunun iki olması da kişinin özel durumuna göre mümkündür. Bir haftaya da indirilebilir. Üç güne de alınabilir. Bir haftayı düşen okumanın sevabı için bir şey söylenemez ama etkisi ve istikrar temini tenkit edilebilir. En güzeli zamanlamadan önce etkilenmeye ve amele bakılmasıdır. Allah Teâlâ Kur'an ehli olmayı hepimize müyesser kılsın.
Kur'an’ımızın böyle işler için tüketilmesi abestir. Bir mü'min Kur'an okur, bu bir ibadettir. Yine bir mü'min başka bir mü'min kardeşine Kur'an öğretir, bu da ibadettir. Ve bir mü'min, başka bir mü'minin sevap kazanması için ya da şifa bulması için okuduğu Kur'an’dan ona hibe eder, bunun için dua eder; bu da ibadettir biiznillah. Piyango bileti dağıtır gibi cüz veya hatim dağıtmak birbirimizi oyalamak ve birbirimize şov yapmanın ötesine gitmez. Böyle şeylerle ilgilenmeyin lütfen. Kur'an’ımızın azametini yaymaya yönelik işler yapın, reklamda hayır yok vesselam.