Fetva Meclisi
Soru
Hocam yabancı dil öğrenmenin dinen sakıncası olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Dil eğitiminin bir kültür aktarımı olacağı gerçeğini erkek/kız herkesin bilmesi gerekir. Bayanın yabancı bir ülke veya kendi ülkesi, dikkat edeceği şeyler bellidir. O dikkati yapabiliyorsa sıkıntı yoktur.
Kıymetli kardeşimiz sorunuzla alakalı aşağıya bıraktığım linkteki videoya ve cevaba bakabilirsiniz. Allah yarımcınız olsun. Allah'a emanet olun. https://fetvameclisi.com/fetva/yabanci-dil-ogrenmek
Selamünaleyküm. Kur'an'a saygısızlık olmayacak şekilde dinlenebilir.
Dil kullanmakla insan dinden çıkmaz. Bu bir kültür erozyonu olabilir, kompleks olabilir ama dinden çıkmaya yönelik bir durum olmaz.
Her fitne öyle başlar. Allah’ın yasak ettiği şeylerden hobi edinmemek gerekir. Delik ne kadar küçük olursa olsun neticede sızdırır ve içeridekini azaltır.
İnsan veya hayvan şeklinde üretilen mankenler yasak olan putlara benzediği için üretilmeleri ve kullanılmaları caiz değildir.
arapça konusundaki diğer fetvalar
Müslüman’ın Arapçayı dil olarak öğrenmesi herkese farzdır yani farz-ı ayındır denemez, böyle bir hüküm yoktur. Arapçanın dinimizin kaynağı, Ashab-ı Kiramın tebliğ dili olması gibi sebeplerle öğrenilmesi teşvik edilmiştir. Özellikle din ilimleri ile meşgul olanlar için bu önem farz-ı kifâye düzeyine çıkmıştır ama herkese farzdır denemez.
Evet, asıl olan Arapça haliyle ikrar edilip söylenmesidir. Arapça bakımından yetersiz olan ise kendi dilinden söyleyebilir.
Kur'an ezberiniz olmadan hadis ezberlemeniz doğru olmaz. Şöyle bir beş cüz bilseniz, hadis ezberi yolu da size kendiliğinden açılır. En azından bir elli sayfa Kur'an ezberleyin önce. Bu ezberiniz varsa, Riyâz’dan kısa hadisleri Arapçası ve Türkçesi ile ezberleyin. Kısa hadislerden yüz adet ezberleyince gerisinde serbestsiniz demektir.
Hayatımıza bereket ve ciddiyet, sevap hanemize de sevap kazandıracak bir Kur'an tilaveti hepimizin temel uygulamalarından biri olmalıdır. Ve bu uygulama da kesinlikle istikrarlı yani hayatın ayrılmaz bir parçası gibi olmalıdır. Bunun için de şu noktalara özen göstermek gerekir: İhlas her şeyin başıdır. Kur'an okumada ihlas ise hiçbir dış etki olmadan sadece Allah’ın rızasını kazanmak, Kur'an ile bereketlenmek için okumaktır. Bütün dış etkilerden arınarak okunmuş bir Kur'an bu bereketi getirir biiznillah. En kolay örneği olarak ses güzelliği ve makam yapmayı buna örnek gösterebiliriz. Yapay güzellik ve gereksiz makam takıntısı bu ihlas hedefini zedeler. Herkes iyi Kur'an bilen birinden mümkün ise “Kur'an Hocası” vasfı olan birinden temel okuma bilgilerini almalı ve kendisini test ettirmelidir. Kur'an okuyan onunla amel etmeyi yani helalini helal haramını haram görmeyi gaye edinmelidir. Evet, Arapça bilmeyen için “ne diyor bu ayette?” şeklinde bir bilgi istenmeyecektir ama insan bir dili bilmese dahi kalbin heyecanı adeta o dili biliyor gibi hissiyat verir. Kur'an bizim için saygının en üst noktasında olmalıdır. Onun yazılı olduğu kâğıda varıncaya kadar Kur'an ile alakalı ne varsa ona saygılı olmak gerekmektedir. Bu ciddi bir bereket kaynağı olur okuyan için. Kur'an, yazısına temas söz konusu değilse abdestsiz de okunabilir ama özellikle abdestli okumanın kazandıracağı feyiz daha büyüktür. Kur'an okuyacak olan mümin vaktin ve mekânın en uygun olanını tercih etmelidir. Kıbleye yönelerek ve en ihtiramlı bir oturuşla oturarak okumak önemlidir. Ağız temizliği önemli bir sünnettir. Okumaya başlamadan önce İSTİAZE (euzu billahi mineşşeytanirrecim) ve BESMELE (bismillahirrahmanirrahim) denmesi mühim bir sünnettir. Tefekkürü ve heyecanı azaltacak etkenlerden arınmış sadece tilavete yoğunlaşmış olarak okunmalıdır. Aşırı yavaş ve aşırı hızlı tilavet olmamalıdır. Bir sayfa iki dakikadan önce ve yirmi dakikadan daha yavaş olmamalıdır. Kur'an TECVİD adı verilen bir ilmin kurallarına göre okunur. Bunun dışında özellikle müzik adamlarının kurallarına göre okunması caiz olmaz. Kur'an okurken anlamasa bile insan anlar gibi olmalıdır. Zira anlatılan zaten cennettir cehennemdir kıyamet gibi konulardır. Bunlar da bir dil bilmeye gerek kalmadan kulaktan kalbe girebilecek ifadelerdir. Abartılı olmamak kaydıyla sesli okumak daha üstündür. Kur'an okumayı belli bir istikrarla, ara vermeden aynı zaman içinde okumak daha bereketli olur. Uyku bastırması ve iş yoğunluğu, zihin dağınıklığı gibi durumlarda okunmamalıdır. Tilavet secdelerine dikkat edilmeli ve yapılmalıdır.
Secdede dua yapılabilir. Peygamber aleyhisselam efendimizin duası olarak bize nakledilen dualar Arapça metinleri ile dua olarak yapılır. Türkçe veya başka bir dille dua yapılmaz namaz içinde.
Ayet veya hadisin bizzat kendisini tam olarak nakletmek elbette en güzelidir ama biz ANLAMI ŞÖYLE OLAN BİR AYET VEYA HADİS de diyebiliriz. Bu konuda bir sıkıntı olmaz. İlmi bir çalışmadan istifade etmedikçe de yarı doğru yarı yanlış nakiller yapmak elbette sakıncalıdır. İyi bildiğimiz kaynakları kullanmalıyız.