Fetva Meclisi
Soru
Hocam eşim sadece hobi olarak saz çalmayı öğrenmek istiyor. İbadetlerini engellemeden ve kısıtlamadan yaparsa bir sakınca var mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
İnsan fotoğrafı olarak çizilen fotoğrafları kaldırmanız güzel. Fotoğraf olan, teknoloji ile üretilen baskıları, ders kitaplarını bu noktada ayrı düşünün. Bir yere o kısımları kesip asmadığınız sürece sorun olmaz. Sazı da elinizden çıkarın. Satarsanız parasını bir fakir insana verebilirsiniz. Allah her türlü haramdan uzak kalabilmeye sizi muvaffak kılsın.
Selamünaleyküm. Yasak olan bir şeyin sanayi mamulü olması ile el emeği olması arasında fark yoktur. Put şeklini alan bir şey yapmamak gerekir.
Tıbben insan sağlığı açısından sakıncalı bulunan bir şeyi yapmanız caiz olmaz. Tıbben sakıncalı olmayan, dinen uyarılmış işlerden olmayan tedbirler alabilirsiniz.
Aleykümselam. Aç ve açıkta kalma gibi bir durum olmadıkça bayanın çalışmasının uygun olmadığı kanaatindeyiz. Çalışırsa da evindeki huzur ortamı gibi bir ortamda çalışmalıdır. Market ise öyle bir yer değildir.
Fetva veren yetkili kişilere durumunuzu doğru bir şekilde anlattıysanız, onlar da size bu fetvayı verdiyse müsterih olabilirsiniz. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm.Müzikle ilgili bir alanda çocukların geçirdiği vakitlerin hesabı kıyamet gününde ağır olur.
çalgı konusundaki diğer fetvalar
Haramdan kazanılan para da haram olur. Müzik genel itibarı ile caiz bir iş değildir. Onu terk etmenizi tavsiye ederiz size.
“Cehri zikir” ile ne kastettiğinizi bilemiyorum. Raks, sema gibi bir ritüel kastediyorsanız uzak durmanızı tavsiye ederim. Tesbihat olarak bilinen zikirleri sesli veya sessiz yapmanızda ise sakınca olmaz. Ama çalgı eşliğinde özel dekorlarla süslenmiş ortamlarda icra edilenlerden de uzak durmanızı tavsiye ederim. Şunu da unutmayın ki; size sadece Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'i dinlemiş olmak yetmediği, ilave bir şeyler yapma ihtiyacı hissettiğiniz sürece kat edeceğiniz daha çok yol var demektir. Allah yardımcınız olsun.
Neyi zikir mantığı ile kullanmanın ne kadar Celaleddin Rumi'ye dayandırılabileceği ayrı bir meseledir. Böyle bir isnat doğru olsun veya olmasın bizim için kural şudur: İbadet türlerini ve şekillerini sadece Allah ve Resulü belirler. Kullar ibadetlere şekil veremezler. Neyi bir ZİKİR OLARAK görmek dinimizin temelleri ile çelişir. Bir müzik, kültür, folklor veya benzeri bir isimle anılabilir ama onu zikir olarak görmek mümkün değildir. Böyle bir şeyden Allah'a sığınırız. Ney ihdas edilmeden önce yaşayan nesillerin tanımadığı bir zikir yani ibadet var dememiz, dinimizde ilk asırlarda eksik bırakılmış bir nesneyi kabul etmemiz demek olur ki, bunu mümin söyleyemez.
Bu haberinizin doğru olmamasını dilerdim. Allah akıbetimizi hayır etsin. Mescitlerde tef çalınmasını da görecek miydi bu ümmet, vay hâlimize vay!
Oyunsuz olması o açıdan bir olabilirlik oluşturur. Diğer günahlar ise bulundukça oraya katılımın hükmü aynıdır. Karma oturma mesela caddede yürüme gibi olduğunda yani kimsenin kimseye dikkat etmediği ve dış kıyafet açısından korunaklı olduğunda sakıncasızdır. Düğün ortamında bunun ne kadar sağlanabileceği ise meçhuldür. Buna göre karar veriniz.
Yasal veya meslek kuralları açısından bir zorunluluk varsa koyabilirsiniz. Eğitim ve terapi için söz konusu aletler “olmazsa olmaz/alternatifi yok” nitelikte ise de koyabilirsiniz. Bunun dışında müzikten medet uman bir durumda olmanız isabetli olmaz.