Fetva Meclisi
Soru
Hocam arkadaşlar olarak bu seneki sohbetlerimizi sizin vermiş olduğunuz doğrultuda planladık hatta haftada iki gün yaparak kadınlar için ayrı bir gün ayarladık. Sohbetimizin sonunda “Cehri zikir” çekmek istiyoruz. Peygamber Efendimizin bununla ilgili hadisi var mıdır? Yapmış olduğu zikir var mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Asla öyle bir şey yoktur. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin zikri şu anda namaz olarak bildiğimiz, Kur'an olarak bildiğimiz şeylerdir. Sabah namazından sonra oturup tespih yapmaktır. Kendinize daha berrak yerler bulun, onlarla da tartışıp bir mü'mini üzmeyin.
Selamünaleyküm. Peygamber aleyhisselamdan zikir varit olduğu gibi o zikri nasıl yaptığı da varittir. Dolayısıyla onun yaptığı bir zikri ancak onun gibi yaparsak doğru bir iş yapmış oluruz. Bu da zikrin nasıl yapıldığını kaynağından öğrenmemizle mümkündür. Bundan sadece, bilmeyenleri öğretme gibi bir durum istisna edilebilir.
Bugün uygulanan şekli ile “toplu/sesli zikrin” bir ibadet olarak Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem zamanında veya ashabın döneminde bulunduğuna dair direkt bir kayıt yoktur. O dönemde “zikir/halka/katılmak” ifadeleri vardır. Bunlardan yola çıkılarak “sesli zikir” grupları oluşturulmuştur. Bu nedenle “Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem döneminde sesli zikir yoktu” dememiz yanlıştır. Şöyle dememiz ise doğrudur: “Şu anda sesli zikir olarak ortaya konan, rakslı, notalı zikir çeşidi katiyetle Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem zamanında yoktu.” Tartışmasız bir şekilde bunu söyleyebiliriz. Kadın veya erkek için farklı bir durum yoktur. Mevcut zikir halkaları ile ashabın katıldığı “zikir halkaları” arasındaki fark, iki ayrı konuyu konuşmak gibi bir durumu ortaya koymaktadır.
Gayet güzel yapıyorsunuz, Allah kabul buyursun. Bu programınıza Kur'an okumayı da ilave edin. Kendinizi ağır bir programa kilitlemeyin. Bir hocadan yaptığınız zikirlerin okunuşunda hatanız olup olmadığını öğrenin. Zorlanmadan yapabildiğiniz kadar zikir yapın. Eksiğiniz varsa ilmihal de okuyun. Sosyal görevlerinizi ve özellikle de ailenizi ihmal etmeyin. Gayet güzel. Allah yardımcınız olsun.
Zikir, Allah'ı hatırlamaktır. Bir haramla karşılaşılınca Allah'ı hatırlayıp uzak kalmak bir zikirdir. Nimetlerle karşılaşınca gerçek nimet sahibi olan Allah'ı hatırlamak bir zikirdir. Kur'an okuyup ondan lezzet almak bir zikirdir. Şu tespihi şu kadar kere tekrar etmek bir zikirdir. Salavat getirmek bir zikirdir. Fakat bunların felsefesini yapmak yani bu işler üzerinden laf yürütmek zikir değildir. Çünkü zikir, Allah'ı hatırlamak ve o hatırlamanın gereğini yapmaktır.
Selamünaleyküm. Biz, dinimizi ashabı kiramdan öğrendik; onların yapmadığını DİN OLARAK yapamayız. Ashabı kiramdan o şekilde bir zikir çeşidi nakledilmemiştir. Yapılan işin içeriğinin güzel olması ibadet şekli olmasını gerektirmez. Bir mecliste oturup fıkıh öğrenmek, tefsir öğrenmek daha bereketlidir.
çalgı konusundaki diğer fetvalar
Neyi zikir mantığı ile kullanmanın ne kadar Celaleddin Rumi'ye dayandırılabileceği ayrı bir meseledir. Böyle bir isnat doğru olsun veya olmasın bizim için kural şudur: İbadet türlerini ve şekillerini sadece Allah ve Resulü belirler. Kullar ibadetlere şekil veremezler. Neyi bir ZİKİR OLARAK görmek dinimizin temelleri ile çelişir. Bir müzik, kültür, folklor veya benzeri bir isimle anılabilir ama onu zikir olarak görmek mümkün değildir. Böyle bir şeyden Allah'a sığınırız. Ney ihdas edilmeden önce yaşayan nesillerin tanımadığı bir zikir yani ibadet var dememiz, dinimizde ilk asırlarda eksik bırakılmış bir nesneyi kabul etmemiz demek olur ki, bunu mümin söyleyemez.
Haramdan kazanılan para da haram olur. Müzik genel itibarı ile caiz bir iş değildir. Onu terk etmenizi tavsiye ederiz size.
Her fitne öyle başlar. Allah’ın yasak ettiği şeylerden hobi edinmemek gerekir. Delik ne kadar küçük olursa olsun neticede sızdırır ve içeridekini azaltır.
Rabbim rızası doğrultusunda bir hayat yaşamamızı kolaylaştırsın. Eğlenmek, gülmek, güzel vakit geçirmek fıtrî bir ihtiyaçtır. Kadın, erkek herkes bu fıtrî ihtiyacını helal dairede geçirmekle sorumludur. Allah Teâlâ huzurunda bu sorumluluğun hesabını vereceğiz. Eğlenmek gibi tabii bir ihtiyacın şartlarından biri müziksiz bir ortamda olmasıdır. Def dışında mübah olmayan çalgı aletlerinden birinin kullanılması eğlence adı altında da olsa caiz değildir. Eğlenmek gibi fıtrî bir ihtiyacın mübah olan bir ortamda mübah olan şekilde giderilmesi gerekmektedir.
Bu haberinizin doğru olmamasını dilerdim. Allah akıbetimizi hayır etsin. Mescitlerde tef çalınmasını da görecek miydi bu ümmet, vay hâlimize vay!
Oyunsuz olması o açıdan bir olabilirlik oluşturur. Diğer günahlar ise bulundukça oraya katılımın hükmü aynıdır. Karma oturma mesela caddede yürüme gibi olduğunda yani kimsenin kimseye dikkat etmediği ve dış kıyafet açısından korunaklı olduğunda sakıncasızdır. Düğün ortamında bunun ne kadar sağlanabileceği ise meçhuldür. Buna göre karar veriniz.