Fetva Meclisi
Soru
Rabbimizi, Kur’an’da bildirildiği şekilde; O’nun isimleriyle ve Efendimiz’in hadislerde öğrettiği biçimde, herhangi bir sayı ve zaman şartı koymadan gün içerisinde gücümüz yettiğince zikretmenin bir mahzuru var mıdır? Mürşid olmaksızın bunu yapmak mümkün müdür? Ayrıca zikir esnasında Allah’ı, salavat getirirken de Efendimiz’i düşünmekte bir sakınca var mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Kur'an okumanın sakıncalı olacağı bir zaman yoktur. Farzın vakti çıkarken mesela Kur'an okumak yanlış olur. Bunun dışında kıyamete kadar bütün vakitler başka bir emri ezmiyorsa Kur'an'ımızın okunması için uygun vakitlerdir. Özellikle hafızlık yapanlar ve belli bir ezberi güçlendirmeye çalışanlar için o vakitler mübarektir. Bu hüküm, zikir yapmakla Kur'an okumak arasında sanki bir tercih sorunu varmış gibi tutuma da götürmemelidir.
Gayet güzel yapıyorsunuz, Allah kabul buyursun. Bu programınıza Kur'an okumayı da ilave edin. Kendinizi ağır bir programa kilitlemeyin. Bir hocadan yaptığınız zikirlerin okunuşunda hatanız olup olmadığını öğrenin. Zorlanmadan yapabildiğiniz kadar zikir yapın. Eksiğiniz varsa ilmihal de okuyun. Sosyal görevlerinizi ve özellikle de ailenizi ihmal etmeyin. Gayet güzel. Allah yardımcınız olsun.
Abartmamaya çalışın, her şeyde dengeli olmak ibadette dâhil olmak üzere bizden istenendir. Belirttiğiniz sıkıntıda ise kendinizi boş ve boşlukta tutmamalısınız. Kur'an okuma kuralı koyun kendinize. Mesela günde on sayfa Kur'an okumayı kural edinin. Çokça zikir yapın. Günlük zikirleriniz olsun. Örnek olarak zikredelim: Beş yüz kere salavat, beş yüz kere tevhid, bin kere tesbih... Bunları kademe kademe artırarak uygulamaya başlayın. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Allah'ı zikretmek, O'nu hatırlamaktır. O'nu her yerde hatırlamak zorunda olduğumuza göre de her yer zikir için uygun yerdir. Sadece pis mekânlarda dille zikir yapmayız. Her yerde her zaman zikir siyasetimiz olmalıdır. Eğer, 'şu kadar sayı' diye bir kayıtla tavsiye edilmiş bir zikir yapıyorsak o sayıya dikkat ederiz. Bunun için tespih de kullanabiliriz. Şart da değildir. Önemli olan sayıya riayet etmektir.
Müzik ve zikir birleşemez. Sözleri imana zarar veren ilahi olamaz. Tesbih, Kur'an tilaveti gibi ibadet düzeyinde görülen bir ilahi olamaz. O mahza bir bid’at olur. Bir tür dinlendirici, tefekkür ettirici olarak ilahi söylenebilir.
“Cehri zikir” ile ne kastettiğinizi bilemiyorum. Raks, sema gibi bir ritüel kastediyorsanız uzak durmanızı tavsiye ederim. Tesbihat olarak bilinen zikirleri sesli veya sessiz yapmanızda ise sakınca olmaz. Ama çalgı eşliğinde özel dekorlarla süslenmiş ortamlarda icra edilenlerden de uzak durmanızı tavsiye ederim. Şunu da unutmayın ki; size sadece Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'i dinlemiş olmak yetmediği, ilave bir şeyler yapma ihtiyacı hissettiğiniz sürece kat edeceğiniz daha çok yol var demektir. Allah yardımcınız olsun.