Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben bir arkadaşımla sohbet ederken bir konu açıldı okuldan, onların tarih öğretmeni Atatürk’ün ezanı Türkçe okutmasına normal demiş. İnsanlar anlamını anlasınlar diye belirtmiş. Ben çok sinirlendim kesinlikle inanmayın dinden çıkarır böyle şeyler inançsız kâfir gibi kelimeler kullandım. Bu konuda günaha girmiş oluyor muyum? Beni aydınlatırsanız sevinirim, şimdiden Allah razı olsun.
Cevap
Benzer fetvalar
Bize doğrudan yararı bulunmayan tartışmalara girmemiz makul değildir. Aklımızı, vakit ve enerjimizi dikkatli kullanmalıyız. Sözünü ettiğiniz isimlerin her birinin artıları muhakkak vardır. Ama Ümmet nazarında sorunlara da neden olmuşlardır ki onlar hakkında kesin konuşanlar bulunmaktadır. Ben, kâfir kelimesini ulu orta kullananların rahat bir iş yapmadıklarını düşünüyorum. Yanlışları konuşulmalı ama hüküm Allah'a bırakılmalıdır. En iyisi kendi akıbetimizle ilgilenmektir.
Selamünaleyküm. Keşke hiç duymamış olsaydınız, hiç cevap vermemiş olsaydınız ama muhtevası doğru söz söylemişsiniz.
Selamünaleyküm. Dinin herkesçe bilinmesi gereken temel konularında bilmemek özür sayılmaz. Mesela namazın önemini bilmemek ancak hiçbir İslam emaresi bulunmayan yabancı ortamlarda özür olabilir. Ezan okunan yerlerde herkes dininin en temel ilkelerini bilmeye mecburdur. Bu husustaki cahillikten din üzerinden maaş alan ama insanlara dini tebliğ etmeyen kitle en başta mesuldür.
Ezanı kastederek söylüyorsa küfürdür. Ama ifadesinden ezana karşı değil ezanı doğru okumadığını düşündüğü müezzine karşı çirkin ifadeler kullandığı anlaşılıyor. Allah babana doğru yolu göstersin. Babana karşı nefret değil merhametli ol ve ona dua et. Babanla savaşırsan cennetin yolunu kaybedersin.
Dil kullanmakla insan dinden çıkmaz. Bu bir kültür erozyonu olabilir, kompleks olabilir ama dinden çıkmaya yönelik bir durum olmaz.
Her iki sözde de bir abartı ve hastalık belirtisi vardır. Dinle ve dinin hükümleri ile bu şekilde oynamak tehlikelidir.
ezan konusundaki diğer fetvalar
Diyanet takviminde İMSAK yazan saat geldiğinde oruç da başlamış olur, sabah namazı vakti de girmiş olur. O saatten itibaren GÜNEŞ yazan saate kadar sabah namazı kılınabilir.
Bulunduğunuz şehirde ezan başladığı dakikadan itibaren o vaktin namazını kılmanızda hiçbir sakınca yoktur. Ezanın bitmesini bekleyip namaza durursanız en mükemmelini yapmış olursunuz. Allah kabul buyursun.
Böyle bir konuyu ilmihal kitaplarında bulamayabilirsiniz. Yeni bir konu olarak eski kitaplarda olmaması normaldir. Âlimlerin bu konudaki görüşlerini şöyle özetleyebiliriz: Canlı yayın olmayan, bir ses kayıt cihazından aktarılan ezanı normal minaredeki ezan gibi kabul etmemiz gerekmez. Zira ezan bir ibadettir, bu ibadeti insan yaptığında ibadet olarak yerine oturmuş olur. Canlı yayın olarak aktarılan bir ezanı ise müezzini minarede dinliyor gibi kabul edip gerekeni yapmak uygun olandır. Bunu şöyle kabul edebiliriz: Minareden ses cihazı olmadan okunan ezanı çok az bir mesafeden dinleyebiliyorduk. Ses cihazları ile beraber uzaktan da dinleme imkânımız oldu. Canlı yayın da bunun gibi kabul edilmelidir.
Oruçlu bir mü'min yolcu ise yol esnasında akşam ezanını duyduğu ilk noktada orucunu açabilir.
O günün orucunu bir gün kaza edin.
Sorunuz şöyle anlaşıldı: Siz imsak vakti niyet ettiniz ama henüz ezan okunmamış yani imsak vakti gelmemişti, misafirinize ikram ediyordunuz: Durum böyle ise bir sakınca yoktur, zaten vakit başlamamıştı.