Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. 12-13 yaşlarında kız kardeşim büyük eniştemden tacize uğramış, bunu kimseye söyleyememiş. Ben yeni öğrendim, başka kimse bilmiyor. Bir kaç kere olmuş. Çok endişeleniyorum, ne yapacağımı bilemedim. Ablamın bunu bilmeye hakkı var mı? Ben ne kadar sorumlu oldum bunu öğrendiğim için? Eniştem namazında, 2 çocuk babası. Ahlaklı birine benziyordu, bana yardımcı olur musunuz?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Böyle birine çevre baskısı kurmaktan başka yapabileceğiniz bir şey yok gibidir. Durumu onunla irtibatı olan akrabalarına varıncaya kadar çevre ile istişare ederek uzun vadede ona baskı kurulmasını sağlayabilirsiniz.
Selamünaleyküm. Sıkıştığınız zamanlardaki hatalarınızın hafif kalması için normal zamanlarda annenizle daha fazla ilgilenin. Alaka ve hürmetinizi artırın. Sık sık elini öpün, duasını isteyin. Ona hediyecikler alın. Yanında daha fazla durun, hatırını sorun. Bu durum, sizin hem ona karşı ileri gitmenizi azaltacak hem de bir hata ettiğinizde o hatayı onun gözünde küçültecek. Bir de namazlardan sonra annenize çok dua etmelisiniz. O sizin cennetiniz veya cehenneminizdir. Onun karşısında hiçbir özrünüz geçerli değildir bilesiniz.
Selamünaleyküm. Sevgili kızım, sana ilk ve en önemli tavsiyem, önce kendini korumandır. Sen de bir genç olarak ne kadar şuurlu olsan da, senin gibi olmayanlardan etkilenebilirsin. Onu kurtarırken kendin kayabilirsin. Buna çok dikkat et. İkinci olarak da, o anlayıştakilere yapabileceğiniz en büyük yardım, onların sizi izlemesi esnasında onurlu duruşunuzdur. Sözünüzden çok sizin şahsiyetiniz onları etkiler. Konuşarak değil kendinizi ispat ederek, Mümin kimliğinizi yücelterek çekin kendinize. Allah sizi muhafaza buyursun. Siz genç kızlarımız, ümmetimizin umudusunuz.
Selamünaleyküm. Kalbinizin rahat etmediği yerde bulunmayın. Anlaşılıyor ki tarikat size göre değil. Onu tenkit de etmeyin, içinde de bulunmayın. Kim oradan istifade edebiliyorsa etsin. Siz kendinizi başka yollarla eğitmeye verin. Bilhassa ilmihal okuyun, okunan bir yere katılın. Allah yardımcınız olsun. Kalbinizi huzur doldursun.
Selamünaleyküm. Size çok geçmiş olsun. Babanızla ahirette büyük bir hesaplaşmanız olacak. Gökleri çatlatacak bir cinayet işlemiş babanız. Babanıza ve annenize karşı: a- Asla kötü bir iş yapmayın. Arkalarında iyi veya kötü konuşmayın. b- Sizin elinize düşmek gibi bir durumları olursa insanlık gösterin. c- Ahiretteki alacağınızı unutmayın. Zaten evli olduğunuz için sizin üzerinizde onların bir tasarruf hakkı yoktur. (Bu arada iki hususu aydınlatırsanız memnun olurum. Birincisi anneniz babanızın bu eylemini hoş mu gördü? İkincisi de 'tacizle' kastınız nedir, ne düzeydedir? Bu iki soruya vereceğiniz cevap, size verdiğimiz cevabı değiştirebilir. Lütfen yazarsanız memnun olurum.)
Aleykümselam. Bu konuyu aklından sil. Tevbeni koru. Kimseye tek bir kelime bile anlatma. Yapman gereken budur. Allah yardımcın olsun, seni de bizi de salih kullarından kılsın.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Ebeveynin kazancı aleni bir haram ise mesela kumardan kazanıyor ise ondan normal durumlarda harçlık almamak gerekir. Zorda kalan alabilir.
Selamünaleyküm. Haklısınız kardeşim, haklısınız ama baştan ayağa gelinceye kadar kaç organ var bir bakar mısınız? Haklısınız ama diyebileceğim yoktur. Allah yardımcımız olsun.
Selamünaleyküm. Bu ekolün daha çok felsefeye nispet edilmesinin uygun olacağını düşünüyoruz. İnsanlar ashabı kiramın dışında bir yol ve yöntem belirledikten sonra İslam'a nispet edilmemelidirler. Belki din dışı olmayı uluorta kullanmayız ama bir felsefi ekolü İslam diye de sahiplenmeyiz.
Selamünaleyküm. Tesbihatın toplu yapılması yönünde bir teşvik Sünnet'i yoktur. Unutulma ve ihmal edilme ihtimaline karşı böyle bir uygulama yapılagelmiştir. İnşaallah da sakıncası yoktur.
Aleykümselam. Haklısınız, Sünnette öyle bir uygulama yoktur. Siz şunu çözün önce, mukabele Sünnet diye mi takip ediliyor yoksa Ramazan kültürü gereği mi?Öyle veya böyle, günah diyebileceğimiz bir durum yoktur ortada; sevap eksikliği ve bereketsizliktir bu durum.
Selamünaleyküm. Bir kişinin kendisi nasıl ise onun hakkında karar o duruma göre verilir. Baba veya annenin ne iyi durumu ne de kötü durumu kişi hakkında nihai bir karar gerekçesi olmaz.