Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben tabaklarımızın “new bone” diye bir teknoloji ile üretildiğini öğrendim. Porselen daha sağlam ve kırılmaz olsun diye içine kemik tozu konuluyormuş, hangi hayvanın kemik tozu kullanıldığı da belli değil. Evimdeki porselenleri kontrol ettim bir kısmı bu şekilde üretilmiş, çok tedirgin oldum. Bunları kullanmak haram olur mu, hepsini atsam bu defa da israf mı olur?
Cevap
Benzer fetvalar
Kullanılan kemikler tabak olacak şekilde yeni bir maddeye dönüşmüş olmaktadır. Yeni bir maddeye dönüşmüş madde için ‘kemik’ dememiz mümkün değildir. O malzemeden üretilen tabak da porselen niteliğinde kabul edilebilir. Şu kadar ki, mü'min insan sadece kırılmıyor diye kalbini rahatsız eden bir tabağı, ortada zaruret yokken mutfağına koymayarak takvaya daha yakın olanı yapmalıdır.
Selamünaleyküm. Bu tür malzemelerde şöyle bir kural belirleyebiliriz: a- Kullandığımız malzeme mesela domuz kemiği yüzde yüz kimyasal bir değişim gördü ise bu yani bir madde demektir. Kullanılması caizdir. Buradaki yüzde yüz kimyasal değişimle kastımız şudur: kemik tozu olarak bilinse de kimyasal bir inceleme yapılmadan domuz kemiğinden üretildiği anlaşılamayacak kadar değişmiş olmasıdır. b- Kullandığımız malzeme böyle bir değişim görmedi ise bu malzeme alternatifi bulunduğu sürece normal şartlarda kullanılamaz. Bilhassa domuz ve köpek ürünü olan kullanılamaz. Eğer hastamız için ikinci bir alternatif mümkün değilse veya tıp henüz böyle bir malzeme geliştirmedi ise zaruret dâhilinde bu malzeme kullanılabilir.
Fetva merkezleri ve benzeri heyetlerin bu konuya mahsus yayınlanmış bir fetvasını bilmiyorum. Genel fıkıh ilkelerinden yola çıkarak şunu tespit etmemiz mümkündür: Domuz ve ürünlerinin kullanılması kati haramlardandır. Domuza ait hiçbir ürün normal durumlarda kullanılamaz. Böbrek, hayati değeri bakımından olmazsa hayat olmaz bir organdır. İnsanlık başka bir alternatif üretemediği yani domuz böbreği tek çare gibi kaldığı sürece insanda yedek organ olarak domuz böbreği kullanılmasında biiznillah sakınca yoktur.
Gıda bir nimet olarak israf edilmemelidir. İsraf haramdır. Temizlik veya güzellik (estetik) malzemesi olarak yiyeceklerin kullanılmasını fukaha sakıncalı bulmamıştır. Bazı Maliki fukahası böyle bir kullanımı mekruh görmüşlerdir ama bu da yasak anlamında değildir. Eti yenen hayvanların sütünden kozmetik ürün yapılabilir, sabun yapılabilir. Evla olan yiyecekleri bu şekilde kullanmamak olsa da haramdır denmemiştir. Eti yenmeyen hayvanların sütü ise farklı görülmelidir. Direkt süt olarak kullanılıyorsa eti yenmeyen hayvanın sütünden üretilen malzemeyi de kullanılamaz görürüz. Süt bu üretim esnasında tam bir kimyasal dönüşüme uğruyorsa o yeni bir ürün olduğu için onun da kullanılması caiz olur. Merhem gibi estetik veya tedavi maksatlı kullanılan ürünlerde domuz yağı bulunuyorsa bu da bu kurala dâhildir. O üründeki domuz yağı tam bir kimyasal dönüşüme uğramış ise kullanılması sakıncalı olmaz. Böyle değilse yani basit bir cihazla incelendiğinde domuz yağı olduğu anlaşılıyorsa kullanılamaz.
Asrımızın en önemli çözüm bekleyen sorunlarından biri HELAL GIDA sorunudur. Helal gıda henüz Müslüman neslin öncelikli çalışma alanına da ne yazık ki girememiştir. Mesele sadece çalmadan çalışarak kazanmayı helalin tek konusu olarak anlama ya da domuz ve benzeri hayvanları yememe şeklinde daralmış kalmıştır. Ne yazık ki gitgide bu helal gıda anlayışı azalmaktadır. Allah’tan yardımını dileriz. Domuz ve benzeri hayvanları konuşmamıza gerek yoktur. O konuda bir nebze ciddiyet vardır. Bir de domuz peynir mayasında kullanılabilir hayvan değildir. Meselemiz sadece geviş getiren hayvanlara yani inek türü ve benzeri hayvanlara dayanmaktadır. Bunlardaki sorun da helal olacak şekilde kesilip kesilmedikleri sorunudur. Avrupa’dan getirilen enzimde kullanılan ürünlerde helal kesimin olacağını zannetmeyiz. Bu nedenle meselenin çözümünde Müslüman insanların kurduğu firmaları bu hassasiyete zorlayacak bir kamuoyu oluşturmaktan başka şu anda bir çözüm göremiyoruz. Üzülerek söylemeliyiz ki, siyasi ve günlük olayların dışında etkili bir kamuoyu oluşturmak da neredeyse mümkün değildir. Çalışmalarımız bizim ve çocuklarımızın yiyeceklerini dinimizin ölçülerine göre oluşturmayı cihadımızın bir parçası olarak görmemize vesile olur inşaallah. Fıkıhta şöyle bir kural vardır: Yüzde yüz kimyasal dönüşüme uğrayan bir madde eski hükmünü kaybeder, yeni oluşumuna göre hüküm alır. Bu kuralı mesela alkole uygulayabiliriz. Alkol özelliği kimyasal bir dönüşümle yüzde yüz kaybolan nesne için haram demeyiz. Peynir enzimlerinin peynirin içinde yüzde yüz dönüşüp yeni bir kimyasal madde olması ne kadar mümkündür, belki bunu araştırabiliriz ama buna ulaşıncaya kadar bize helal peynir yedirmeyi ilke edinecek mü'min sanayicimizi oluşturmalı ve korumalıyız.
Haklısınız, domuz ürünleri şu veya bu sebeple pek çok alanda kullanılabiliyor. Eti, kanı, kemiği, kılı, derisi, yağı kullanılabiliyor. Yeni yeni tıpta insan yedek parçası denebilecek ürünlerle kullanılabiliyor. Dinimiz İslam hakkında en önde farklılık olarak neler olabilir diye soru sorulsa çok rahatlıkla diyebiliriz ki faiz gibi bir iki başlıktan sonra muhakkak domuz gelecektir. Domuz konusu bu ümmetin hassas konularındandır. Hassas olduğu kadar da sorundur ve risktir. Bir imtihan olarak da ucuzluğu, üretim kolaylığı gibi faktörler bu imtihanı kazanmayı zorlaştırmaktadır. Domuzun sadece tüketilmesi değil ticareti bile yasaktır. Yüzde yüz kimyasal dönüşüm görmüş olması dışında domuza ait hiçbir şey kullanılamaz. Fakihlerimiz domuz derisinin tabaklanmış halinin bile caiz olmayacağını söylemişlerdir. Nerede kaldı ki domuz yağı katılmış çikolata helal olsun! Biz buna göre değerlendirerek domuz ve ürünleri konusunu bir imtihanımız olarak görecek ve gevşeklik göstermeden bu imtihanı kazanmaya çalışacağız. Allah yardımcımız olsun.