Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben kendimi çok günahkâr hissediyorum. Bir de sürekli aklımdan küfürler geçiyor. Bundan sorumlu muyum?
Cevap
Benzer fetvalar
Mutlaka bir psikologla görüşün. Tekfirci anlayışa sahip insanlardan da bedenen ve ruhen uzak durun.
Bir kere muhakkak psikoloğa görünün, önerilerini uygulayın, bunu da geciktirmeyin. Günlük olarak Kur'an okuyun. Sabah akşam tesbih zikri yapın. Bu konuyu kimse ile görüşmeyin. Farklı işler yapmayı deneyin. Mesela yazı yazmaya çalışın. Bir süreliğine TV ve internet üzerinden film izlemeyin. Haberlerle bir süre ilgilenmeyin. Allah yardımcınız olsun.
Anlaşılan sende takıntı/vesvese/obsesif problemi var. Bu tür dalgalı düşünceler kalbine uğradığında kabullenme ve "hayır, öyle bir iş yok" diyerek ilgilenme. Aksi takdirde başa çıkamazsın. Kendine eziyet etme. Müslüman bir hanımefendi olarak kendine küfrü (kaynağı şeytandan gelen bilgilerle) yakıştırmamalısın.
Keşke herkesin kabahati susmak olsa! Dert edecek bir durumda değilsiniz, bu nedenle üzmeyin kendinizi. Yine de bu durumu bir psikologla değerlendirmenizde fayda var. Psikoloğun size tavsiyeleri ile bize tekrar yazabilirsiniz.
Bu geçicidir. Bir zaman ilgilenmezseniz geçer gider. Takıntıya dönüştürmeyin bu durumu.
Biz, içimizden geçenlerden değil konuştuklarımızdan, yaptıklarımızdan, tuttuklarımızdan sorumluyuz. Bu şu demektir: Eyleme dönüştürmedikçe içinizden geçenden sorumlu olmazsınız. İçinizin berrak kalması için de çevreniz ve eylemleriniz arınmış olmalı ya da buna gayret etmelisiniz.
günahkar konusundaki diğer fetvalar
Kıymetli kardeşim, Özür dilemen gerekmez. Sen bir kalp taşıyorsun, Allah’a karşı mahcubiyetin senin imanının delilidir. Sorun yaptıkların değil, yaptıktan sonra nasıl bir kalple döndüğündür. Bu yazdıkların pişmanlıkla doluysa, Allah’a döndüğünü gösteriyor. Ve Allah’ın rahmeti, senin hatalarından çok daha büyüktür. Şunu bil: – İçki, zina, gaflet… Bunlar büyük günahlar evet ama tevbeden daha büyük değiller. – Senin kalbindeki bu azap, Allah’ın seni terk etmediğinin işaretidir. – Şeytan sana “sen artık yüz karasısın” diyor ama Allah diyor ki: “Ey nefsine zulmeden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Allah bütün günahları affeder.” (Zümer Sûresi 53. âyet) Ne yapmalısın? Önce samimi bir tevbe et. Gözlerin dolarak, kalbinle af dile. Yalnızken başını secdeye koy, içini dök. Ardından yeni bir sayfa açarak, namazlarını toparla, günde bir sahabe hayatı oku, bir dua ezberle, kalbini temiz tutmak için gözünü ve dilini kontrol etmeye başla, o kötü arkadaşından tamamen uzaklaş. Seni düşüren ortama tekrar girme. Umreye gelince evet, günahkâr bir Müslümanın da umreye gitmesi çok kıymetlidir. Belki orada secdede döktüğün gözyaşıyla yeni bir hayat başlar. Kendini dışlama, “Allah beni kabul etmez” deme. Bil ki sen gitmeye niyet ettiğin an, O seni çağırmaya çoktan başlamıştır. Sen yolunu kaybetmedin kardeşim, sadece biraz yavaşladın. Şimdi dönüyorsun. Allah da seni bekliyor. Dualarım seninle. Allah kalbini sabit kılsın. Günahlarının üstünü rahmetiyle örtsün. Sana, “Ben sana yeterim.” diyen bir teslimiyet versin. Vazgeçme, utanma, susma. Senin Rabbin affetmeyi seviyor.
İnsanın salihliği arttıkça rüyasının doğru olmaya yakınlığı da artar. Fakat kâfir de rüya görebilir ve gerçek olarak çıkabilir. Fakat kâfirin rüyasının doğru olması nadirattan olur. İyi mü'minin gördüğü rüya için de kesin ve net bir sonuç beklemek yanlıştır. İhtimaller üzerinden yol alınan bir durumdur rüya durumu.