Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben sık sık küfre girmiş gibi hissediyorum. Allah affetsin bir günah işlediğimde/caiz olmayan bir iş yaptığımda, (müzik dinlemek, dedikodu yapmak vs.) yaptığımın günah olduğunu bile bile yapıyorum sonra anında "Ben günahı önemsemedim mi ve küfre mi girdim?" diye düşünüp çok derin bir rahatsızlık hissediyorum. Rahatlamak için tevbe edip kelimeişehadet getiriyorum. Bunu defalarca yapıyorum. Hatta bazen gece yatınca "Ya bugün küfre girecek bir şey yaptıysam?" deyip yine şehadet getiriyorum. Bu durumdan nasıl kurtulabilirim? Gerçekten küfre girip girmediğimi en kesin şekilde nasıl anlarım? Bazen kafayı yiyecek gibi oluyorum bu sebepten ötürü.
Cevap
Benzer fetvalar
Senin durumun bir takıntıyı gösteriyor. Bu konular seni zihin kargaşasına götürdüğüne göre bunlarla ilgilenme. Dinden çıktığına kendi kendine karar verme. Başka işlerle meşgul olmaya bak. İbadetlerini yap, işine gücüne bak.
Selamünaleyküm. Uykunuz tam gelmeden yatağa girmeyin. Akşam yemeklerini hafif yiyin. Gündüzleri kendinize bir vakıfta, dernekte iş bulun; Allah rızası için çalışın. Sürekli Kur'an okumaya çalışın. Kendinizi dolu dolu bir ortamda tutun. Dua ederek yatın, bir zaman sonra rahat edersiniz.
Selamünaleyküm. Tevbe etmek sıfırlamaktır. Geçmişi karıştırmadan ihlasla yeni yolunuza devam edin.
Bir insanı Müslüman yapan inanç bütünü ne ise onu reddetmedikçe kimse dinden çıkmaz. Bütünü veya bir parçasını reddederek o bütünü bozan biri için dinden çıktı denir. Sizinki aşırı hassasiyetten kaynaklanıyor. Siz ince düşünen birisiniz anlaşılan. Şeytan da sizin bu yapınızı oyuna çeviriyor. İlgilenmeyin, zihninizden geçenleri gelip geçen rüzgâr gibi görün. En kötü bildiğin şey bile sadece içinizden geçti diye size zarar vermez. Yeter ki onu konuşmayın, yazmayın. Bunu böyle bilin.
Bir insanın küfre girmesi için kalben inkâr etmesi, dini bir hükmü reddetmesi veya İslam’ın kesin haram kıldığı bir şeyi helal görmesi gerekir. Doğru olmamakla beraber siz bu sözü inandığınız için değil gelişigüzel bir şekilde, espri ya da sohbet arasında söylemişsiniz. Eğer bu sözü bilerek ve Hristiyan ibadetini meşru görerek söylemiş olsaydınız, bu tehlikeli olurdu. Ancak kastınız bu değilse, bu bir dil sürçmesi ve yanlış bir sözdür. Bu sözünüzle bir insanın hakkına girmiş de değilsiniz. Çünkü bu bir hata olmuş ve kimseye doğrudan zarar vermemişsiniz. “Allah’ım, bilerek veya bilmeyerek söylediğim yanlış sözlerden dolayı beni affet. Bir daha böyle bir hata yapmamam için bana yardım et.” diye dua edebilirsiniz. Gelecekte bu tür ifadelerden kaçınacağınıza dair kendinize söz verebilirsiniz. İçinizin rahatlaması için de "Eşhedü en lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abduhû ve rasûluh" diyerek imanınızı tazeleyebilirsiniz.
Önce, o sözlerin gerçekten dinden çıkma anlamına gelmesi konusunda kesin bilgi sahibi olmalıyız. Zanla din kuralı konamaz. Eğer kullanılan sözlerin dinden çıkardığını o kişi bilmiyorsa, o kişinin kastı yok, hatanın ağırlığını bilse tevbe edecekti diye umarız. Namaz kılmasını da kesin dine dönüş olarak görürüz. Çünkü o sözün muhtevası onun inatla sürdürdüğü bir tavrı değildir.
iman konusundaki diğer fetvalar
Böyle bir hatadan dolayı yanlışı anlayıp istiğfar etmek ve namaz başta olmak üzere ibadetlere devam etmek yeterlidir.
SUİZAN kötü düşünmek, olumsuz inanmak demek olduğuna göre kul, Allah hakkında kötü düşünürse şüphesiz bu ucu, Allah’ı inkâr etmeye kadar götürebilir bir tehlikedir. Mesela bir kul, Allah’ın yanlış yarattığını, zulmettiğini, azap etmekte haksız olduğunu söyleyecekse olsa imanı gider. Sadece şunu ilave edebiliriz bu bilgiye: Belki, böyle bir hatanın bilgi eksikliğinden kaynaklanması yani sahibinin kastı olmadan buna batması ya da çok geniş bir ilmi gerektiren konulardan birinde bu hataya düşmesi gibi bir nedenle imanın gitmemesi söz konusu olabilir. Yoksa imanı kaydıran sebeplerden biridir suizan.
Bu sadece sizin sorununuz değildir. Her mü'min öyle veya böyle bu sorunla karşılaşabilir. Kalbimizdeki iman nabız gibidir; yükselir azalır ve yaşam devam eder. Tamamen sıfırlandığında ise ölüm söz konusu olur. bunu takıntı yapmamaya çalışın. Takıntıya dönüştüğü zamanlar ise kendinizi başka işlere yönlendirin. Bu konuların irdelendiği arkadaş meclislerinden de uzak durun. Sesli zikirler yapın. Sesli Kur'an okuyun. İlgilenmez ve yolunuza devam ederseniz biiznillah sıkıntı da olmaz.
Vekil olacak kişi için “mü'min” olma şartı aranabilir ama “iyi mü'min” şartı aranmaz. Bu durumda nikâhın batıl olduğu sözü doğru değildir.
Başım gözüm üstüne sözü, saygı ve itaati yansıtan bir anlatımdır. Bu sözün iman açısından bir sakıncası yoktur. Yöresel bir ifade olarak özel ve aykırı bir anlam ifade etmedikçe söylenebilir.
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin ashabı yani ilk Müslüman olan nesil elbette bizimle aynı imanı, aynı Kur'an’ı ve aynı davayı paylaşmaktadırlar. Daha da isabetli olan ise şudur: Biz elbette onlarla aynı iddiaları ve yolu sürdürdüğümüzü söylüyoruz. Buraya kadar bir sorun yoktur. Ne var ki, onlar hakkındaki kararı bizzat Allah Teâlâ verdi ve onların kimliğini onayladı. Biz ise henüz iddia sürecindeyiz. Bizim yapmayı ideal ve iddia ettiğimiz şeyler onların başarıp bitirdiği şeyler oldu. Başta Kur'an’ımız olmak üzere onları bizzat Peygamber aleyhisselam efendimiz övdü ve takdir etti. Tarih onları öne çıkardı. Bu sebeple kâğıt üzerinde bir aynı olma söz konusu olur ama pratikte aynı olmayı ispat edemeyiz. Onlar hakkında ana hatları ile şu malumatı tespit etmemiz gerekir: Sahabiler Allah onlardan razı olsun, Peygamber aleyhisselamın talebeleri ve ilk neslidir. İmanla dolu kalpleri, ispat edilmiş Allah ve Peygamber sevgisi, konuştuklarına ve sözlerine sadakatleri, ortaya koydukları fedakârlıkları ve benzeri ayrıcalıklarıyla onlar bu ümmetin en üstünleri oldular. Onlardan daha imanlı, daha ahlâklı, daha iyi ibadet yapan olmadı, olmayacak da. Kur'an’ımız onları böyle övdü. O kadar ki bizzat Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem onları sevmeyi imandan, onlara buğz etmeyi de nifaktan saydı. Kıyamete kadar mü'min olarak yaşamak isteyen ve Rabbine imanla gitmek isteyen herkes böyle bilmek ve bunu kabul etmek zorundadır. Hiçbir zaman ve hiçbir kavram onları eskitemeyecektir.