Fetva Meclisi
Soru
Hocam başım gözüm üstüne sözünün dinen bir sakıncası var mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
‘Sen başımın tacısın’ sözü ‘sana saygım yüksektir’ anlamında bir ifadedir. Bunu daha derin bir anlam için söylemek bilinen bir şey değildir. Dolayısıyla söylenmesinde bir sakınca olmaz kanaatindeyiz.
Öyle bir yüzükte sakınca olmaz.
İçimizden geçenleri dillendirmedikçe iman açısından sıkıntısı yoktur.
Aleykümselam. Dünyevi bir endişeden olmadıkça zararı yoktur.
Dinden çıkmış olmazsınız. Ama ağzınızı kötü söze alıştırmayın.
Selamünaleyküm. İnşaallah sakıncası yoktur ama sevabında tereddüdüm vardır. Zira ibadetler ciddiyet ister.
iman konusundaki diğer fetvalar
Vekil olacak kişi için “mü'min” olma şartı aranabilir ama “iyi mü'min” şartı aranmaz. Bu durumda nikâhın batıl olduğu sözü doğru değildir.
SUİZAN kötü düşünmek, olumsuz inanmak demek olduğuna göre kul, Allah hakkında kötü düşünürse şüphesiz bu ucu, Allah’ı inkâr etmeye kadar götürebilir bir tehlikedir. Mesela bir kul, Allah’ın yanlış yarattığını, zulmettiğini, azap etmekte haksız olduğunu söyleyecekse olsa imanı gider. Sadece şunu ilave edebiliriz bu bilgiye: Belki, böyle bir hatanın bilgi eksikliğinden kaynaklanması yani sahibinin kastı olmadan buna batması ya da çok geniş bir ilmi gerektiren konulardan birinde bu hataya düşmesi gibi bir nedenle imanın gitmemesi söz konusu olabilir. Yoksa imanı kaydıran sebeplerden biridir suizan.
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin ashabı yani ilk Müslüman olan nesil elbette bizimle aynı imanı, aynı Kur'an’ı ve aynı davayı paylaşmaktadırlar. Daha da isabetli olan ise şudur: Biz elbette onlarla aynı iddiaları ve yolu sürdürdüğümüzü söylüyoruz. Buraya kadar bir sorun yoktur. Ne var ki, onlar hakkındaki kararı bizzat Allah Teâlâ verdi ve onların kimliğini onayladı. Biz ise henüz iddia sürecindeyiz. Bizim yapmayı ideal ve iddia ettiğimiz şeyler onların başarıp bitirdiği şeyler oldu. Başta Kur'an’ımız olmak üzere onları bizzat Peygamber aleyhisselam efendimiz övdü ve takdir etti. Tarih onları öne çıkardı. Bu sebeple kâğıt üzerinde bir aynı olma söz konusu olur ama pratikte aynı olmayı ispat edemeyiz. Onlar hakkında ana hatları ile şu malumatı tespit etmemiz gerekir: Sahabiler Allah onlardan razı olsun, Peygamber aleyhisselamın talebeleri ve ilk neslidir. İmanla dolu kalpleri, ispat edilmiş Allah ve Peygamber sevgisi, konuştuklarına ve sözlerine sadakatleri, ortaya koydukları fedakârlıkları ve benzeri ayrıcalıklarıyla onlar bu ümmetin en üstünleri oldular. Onlardan daha imanlı, daha ahlâklı, daha iyi ibadet yapan olmadı, olmayacak da. Kur'an’ımız onları böyle övdü. O kadar ki bizzat Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem onları sevmeyi imandan, onlara buğz etmeyi de nifaktan saydı. Kıyamete kadar mü'min olarak yaşamak isteyen ve Rabbine imanla gitmek isteyen herkes böyle bilmek ve bunu kabul etmek zorundadır. Hiçbir zaman ve hiçbir kavram onları eskitemeyecektir.
Böyle bir hatadan dolayı yanlışı anlayıp istiğfar etmek ve namaz başta olmak üzere ibadetlere devam etmek yeterlidir.
Anlaşılan sende takıntı/vesvese/obsesif problemi var. Bu tür dalgalı düşünceler kalbine uğradığında kabullenme ve "hayır, öyle bir iş yok" diyerek ilgilenme. Aksi takdirde başa çıkamazsın. Kendine eziyet etme. Müslüman bir hanımefendi olarak kendine küfrü (kaynağı şeytandan gelen bilgilerle) yakıştırmamalısın.
Öyle bir bilgimiz yok, iştahınız çekiyorsa yiyin, çekmiyorsa çektiğini yiyin. Yeter ki “yenir/yenmez” gibi bir iddia ile yapmayın bunu.