İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Diyanet Fetva Kurulu

Soru

Kırân haccına niyet eden bir kimsenin, umre yaptıktan sonra ikinci bir umre yapmasının hükmü nedir?

Cevap

Kırân haccına niyet eden bir kimsenin, umre yaptıktan sonra ikinci bir umre yapması caiz değildir. Bu kimse, haccını tamamladıktan sonra umre yapabilir. Kırân haccına niyet eden bir kişinin umre (tavaf ve sa‘y) yaptıktan sonra ikinci bir umre yapması hâlinde Hanefî mezhebine göre ceza olarak dem (koyun veya keçi kesmek) gerekir. Ayrıca bu umrenin iade edilmesine gerek yoktur. Kırân haccı yapan kimse, ikinci umreye sadece niyet etmiş ise bu umresini iptal eder ve hacdan sonra kazâ eder. Bu kimseye de umresini iptal ettiği için dem (koyun veya keçi kesmek) gerekir. (bk. İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/587) Mâlikî, Şâfiî ve Hanbelîlere göre ise kırân haccı yapan kimsenin hac menâsikini tamamlamadan başka bir umre için ihrama girmesi geçerli değildir. Bu nedenle ikinci bir ihrama giren kişiye kazâ ve ceza gerekmez. (İbn Kudâme, el-Muğnî, 3/269; Nevevî, el-Mecmû‘, 7/143; Hattâb, Mevâhib, 3/48)
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kırân haccı için ihrama giren kimse, ihram yasaklarından herhangi birini işlemesi hâlinde Hanefîlere göre birisi hac, diğeri umre ihramının ihlalinden dolayı iki ceza öder. Mesela bir kimse, bir gündüz veya gece elbise giyerek ihram yasağı işlese ceza olarak iki dem (iki koyun veya iki keçi kesmek) gerekir. (Kâsânî, Bedâ’i, 2/219; Merğînânî, el-Hidâye, 1/171; Serahsî, el-Mebsût, 4/119; İbnü’l-Hümâm, Fethu’l-kadîr, 3/10) Şâfiî mezhebine göre ise kırân haccı için ihrama giren kişinin ihram yasağı işlemesi hâlinde tek bir ceza ödemesi yeterlidir. Bu durumdaki kişi, ceza olarak bir dem (koyun veya keçi kesmek), üç gün oruç tutma veya altı fakire sadaka verme seçeneklerinden birini tercih edebilir. (Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, 2/291; Mâverdî, el-Hâvî, 4/319) Bunun yanında kırân haccına niyet eden kişi, umrenin tavaf ve sa‘yini yaptıktan sonra saçını tıraş etmekle ihramdan çıkmış olmaz; ihram yasağı işlemiş olur. Zira Hanbelîler dışındaki üç mezhebe göre kırâna niyet eden kişi, bu haccını temettu‘ haccına dönüştüremez. (bk. İbn Rüşd, Bidâyetü'l-müctehid, 2/98-99)

Kırân Haccına Niyet Eden Bir Kimse, İhram Yasağı İşlerse Kendisine Ne Gerekir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kırân haccı yapan bir kimseye ihram yasaklarından birini işlemesi hâlinde Hanefî mezhebine göre biri umrenin, diğeri de haccın ihramı için iki ceza gerekir. (Merğînânî, el-Hidâye, 1/171) Şâfiîlere göre tek ceza yeterlidir. (Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, 2/291)

Kıran haccına niyet etmiş olan kimse, ihram yasağı işlediği takdirde ceza miktar
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hanefî mezhebine göre temettu‘ haccı yapmak üzere umre ihramına girdikten sonra âdet gördüğü için umre tavafını yapamayan ve Arafat’a çıkma zamanına kadar temizlenemeyen kadın, saçını kesmeden umresini kalben iptal eder ve yeni bir niyet ve telbiye (ihrama girenlerin lebbeyk şeklinde başlayan zikir cümlelerini söylemesi) ile hac için ihrama girerek Arafat’a çıkar. Bu şekilde hareket eden kadın, ifrad haccı yapmış olduğu için şükür kurbanı kesmesi gerekmez. İptal ettiği umreyi haccını tamamladıktan sonra kazâ eder. Bundan dolayı da ceza olarak bir dem; küçükbaş hayvan kurban edilmesi gerekir. (Mevsılî, el-İhtiyâr, 1/160-161) Nitekim Hz. Peygamber’in (s.a.s.) Vedâ haccında Hz. Âişe (r.anhâ) Mekke’ye vardıktan sonra umreyi yapmadan âdet olmuştu. Hac zamanına kadar da temizlenemeyeceği için Hz. Peygamber (s.a.s.) ona, umre ihramını iptal etmesini ve Arafat’a çıkılacağında hac için ihrama girmesini söyledi. Hz. Âişe’ye (r.anhâ) hacdan sonra yapamadığı umreyi kazâ ettirip bir de kurban kestirdi. (Buhârî, Hayız, 1, 15 [294, 316]; Müslim, Hac, 111-120 [1211]) Şâfiî, Mâlikî ve Hanbelî mezheplerine göre bu durumdaki bir kadın, umresini iptal etmez, kırân haccına niyet eder ve vakfesini yapmak üzere Arafat’a gider. Arafat dönüşünde hac ve umre niyetiyle bir tavaf ve bir sa‘y yapar. Ayrıca kırân haccı için kurban keser. (Nevevî, el-Mecmû‘, 7/170-171)

Temettu haccına niyet eden bir kadın, özel hâli sebebiyle umresini yapamazsa, do
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hanefî mezhebine göre hac ayları içinde hedy kurbanını (temettu‘ veya kırân kurbanı) yanında getirmemiş veya kurban bedelini ilgili kuruma ödememiş kimsenin umre yapıp ihramdan çıktıktan sonra mikât sınırları dışındaki ailesinin yaşadığı yere dönmesi durumunda temettu‘ niyeti iptal olur. (bk. İbn Nüceym, el-Bahr, 2/397) Bu kimse, tekrar hac için ihrama girdiğinde ifrad haccı yapmış olur; dolayısıyla hedy kurbanı kesmesi gerekmez. Ancak hedy kurban bedelini ilgili kuruma teslim etmişse veya dönüşte yeni bir umre yapmışsa temettu‘ haccı yapmış olur. Hac mevsimi içinde umre yaptıktan sonra ailesinin yaşadığı yere dönmeyip Medine gibi mikât sınırı dışındaki bir yere çıkarak tekrar hac için ihrama giren kişi, İmam Ebû Hanîfe’ye göre temettu‘, Ebû Yûsuf ve İmam Muhammed’e göre ise ifrad haccı yapmış sayılır. Bu durumda olan kişi, İmam Ebû Hanîfe’ye göre kurban kesmekle sorumlu iken İmameyn’e göre sorumlu değildir. (Aynî, el-Binâye, 4/320-321; Zeylaî, Tebyîn, 2/50) Şâfiî mezhebine göre ise temettu‘ umresinden sonra mikât mahallinin dışına çıkarak oradan hac için ihrama giren kimse, her hâlükârda ifrad haccı yapmış olur. (Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, 2/289-290; Dimyâtî, Hâşiye, 2/332)

Hac ayları içinde umre yaptıktan sonra mîkāt sınırlarının dışına çıkan kimse, te
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hanefî mezhebine göre umre için ihrama giren kişi, tavafın en az dört şavtını yapmadan hacca da niyet ederse haccı kırâna dönüşmüş olur. Ancak dört şavt yaptıktan sonra hacca da niyet ederse niyeti geçersiz olup haccı temettu‘ olarak devam eder. (Zeylaî, Tebyîn, 2/74) Şâfiî mezhebine göre umre niyetiyle ihrama giren bir kimse, henüz tavafa başlamadan hacca da niyet edebilir ve bu durumda yaptığı hac kırân haccına dönüşür. Ancak bir adım bile olsa tavafa başlamışsa bu durumda ayrıca hac için niyet edemez. Ettiği takdirde bu niyeti geçersiz olur. (Remlî, Nihâyetü’l-muhtâc, 3/323) Mâlikî mezhebine göre ise temettu‘ haccına niyet eden kişi, ihramdan çıkmadan önce niyetini değiştirip kırân haccına dönüştürebilir. (Karâfî, ez-Zahîre, 3/289)

Temettu haccı için umreye niyet eden kişi, haccını kırana dönüştürebilir mi?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hanefî mezhebine göre başladığı bir umreyi tamamlamadan ikinci bir umre için ihrama giren kimse, henüz ilk umresinin sa‘yini yapmadan önce ikinci bir umre için ihrama girerse ikinci umresini iptal ederek öncelikle ilk umresinin sa‘yini yapıp saç tıraşı olarak ihramdan çıkar. Daha sonra ise iptal ettiği umreyi kazâ eder. İkinci umreyi iptal ettiği için dem gerekir. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/587) İlk umresinin tavafını ve sa‘yini yaptıktan sonra henüz saç tıraşı olmadan önce ikinci bir umre için ihrama girerse bu durumda ikinci umresini de tamamlaması gerekir. Ancak iki umreyi birleştirdiği için dem gerekir. İkinci umreyi tamamlamadan önce saç tıraşı olmuşsa bu durumda biri ihram yasağını çiğnediği, diğeri de iki umreyi birleştirdiği için iki dem icap eder. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/587) Mâlikî, Şâfiî ve Hanbelîlere göre ise bu durumdaki kişinin iki ihramından sadece biri geçerli olur. Dolayısıyla bu kişi sadece bir umre yapar. Kendisine kazâ ve fidye de gerekmez. (İbn Kudâme, el-Muğnî, 3/269; Nevevî, el-Mecmû‘, 7/143; Hattâb, Mevâhib, 3/48)

Bir umreyi tamamlamadan ikinci bir umre için ihrama giren kişiye ne gerekir?

HAC ve UMRE konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hanefî ve Şâfiî mezhebine göre sa‘yin tavafın ardından ara vermeden yapılması sünnettir. Aynı şekilde tavaf veya sa‘yin şavtlarının peş peşe yapılması (muvâlât) da sünnettir. Namaz kılmak, abdesti tazelemek gibi durumlar ise muvâlâtı bozmaz. (Serahsî, el-Mebsût, 4/48; Kâsânî, Bedâ’i, 2/130; Nevevî, el-Mecmû‘, 8/47-48; Kalyûbî, Hâşiye, 2/132-137) Öte yandan yaşlılık, hastalık, izdiham gibi bir mazeret olmaksızın tavafın ve sa‘yin şavtları arasında uzun süre fasıla verilmesi mekruh olmakla birlikte bu şekilde yapılan tavaf ve sa‘y geçerlidir.

Tavaf ve sa‘yi peş peşe yapmak şart mıdır?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aynı ihram yasağının aynı mekân ve zamanda birden fazla işlenmesi hâlinde tek bir ceza yeterlidir. Farklı mekân ve zamanda işlenmesi hâlinde ise İmam Ebû Hanîfe, Ebû Yûsuf ve Şâfiîlere göre her bir ihlal için ayrı ayrı ceza gerekir. İmam Muhammed’e göre aynı ihram yasağının farklı mekân ve zamanda da olsa birden fazla ihlal edilmesi hâlinde henüz bir ceza ödenmediyse bütün ihlaller için tek bir ceza yeterlidir. (Kâsânî, Bedâ’i, 2/188-190, 217-218; Zeylaî, Tebyîn, 2/55-56; Aynî, el-Binâye, 4/341-342; Zekeriyyâ el-Ensârî, Esne’l-metâlib, 1/523)

Aynı yasağı birden fazla işleyen ihramlı bir kimseye ne gerekir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İhrama giren kimseye sair zamanlarda mubah olan bazı fiilleri yapmak, ihramlı olduğu müddetçe yasak hâle gelir. Bunlardan biri de elbise giymektir. Giyimle ilgili yasaklar, sırf erkekler içindir. Kadınların ise ihrama girdikten sonra bürünmesi gereken özel bir kıyafet yoktur; ancak yüzleri açık olmalıdır. Vücudun baş ve yüz dışındaki bir yerinin nevresim veya battaniye gibi giysi olarak kullanılmayan bir şeyle örtülmesi, elbise giymek anlamına gelmediğinden ihram yasakları kapsamında değerlendirilmez. (bk. Kâsânî, Bedâ’i, 2/184; Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, 2/293) Bu itibarla yüzü ve başı örtmeden nevresim, battaniye vb. bir şey ile ayaklar da dâhil olmak üzere vücudu örtmek herhangi bir ceza gerektirmez.

İhramlının üzerine nevresim veya battaniye gibi bir şey alması/örtmesi ceza gere
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Arafat, Harem sınırları dışında olup Hill bölgesinde yer almaktadır. Mekkeli olsun veya olmasın Harem bölgesinde bulunanlar, hac için ihrama Harem bölgesinde girerler. Harem bölgesindeki kimseler, Harem’de değil de Hill bölgesinde ihrama girerlerse Hanefî ve Şâfiîlere göre ceza olarak bir dem (koyun veya keçi kesmek) gerekir. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/478-479; Nevevî, el-Mecmû‘, 7/196) Ancak Arafat vakfesini yapmadan önce Mekke’ye dönüp Harem sınırları içinde ihrama girecek olurlarsa ceza düşer. (Kâsânî, Bedâ’i, 2/167; Nevevî, el-Mecmû‘, 7/196) Mâlikî ve Hanbelîlere göre ise Harem bölgesinde bulunanların, hac için ihrama Harem bölgesinde girmeleri esas olsa da Hill bölgesinde girmeleri hâlinde bir ceza gerekmez. (İbn Kudâme, el-Muğnî, 3/246-247; Hattâb, Mevâhib, 3/26) Buna göre Harem bölgesinde ihrama girme imkânı bulamadan Arafat’a çıkan kimseler, Mâlikî ve Hanbelî mezheplerinin içtihadıyla amel edebilirler.

Harem bölgesinde bulunanların hac için Arafat’ta ihrama girmeleri caiz midir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hac ibadeti, sağlık, malî imkân ve yol emniyeti yönünden haccetme imkânına sahip, hür, akıl sağlığı yerinde ve bulûğ çağına erişmiş Müslümanlara farzdır. Bu şartları taşıyanların, imkân bulduklarında geciktirmeden bu farzı yerine getirmeleri gerekir. Kur‘ada adı çıkan kimsenin, kendisi için resmî işlem yaptırıp başkası adına vekâleten hac yapması doğru değildir. Zira bu, gerçekliğe aykırıdır ve insanları yanıltmadır. Oysa Müslümanın her hâl ve şartta dürüstlükten ayrılmaması, toplumu yanıltıcı tutum ve tavırlardan uzak durması gerekir. Dolayısıyla bu tür yollara tevessül edilmemeli ve kur‘ada adı çıkan kimse, kendi adına hacca gitmelidir.

Kurada adı çıkan kimse, başkası adına vekâleten hac yapabilir mi?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Arafat vakfesi cuma gününe denk geldiğinde orada bulunan hacıların cuma namazı kılmaları gerekmez. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.s.), Vedâ haccında arefe günü cumaya denk geldiği hâlde Arafat’ta cuma namazı kılmamıştır. (bk. Beyhakī, es-Sünenü’l-kübrâ, 3/257 [5622]; Serahsî, el-Mebsût, 4/55; Nevevî, el-Mecmû‘, 4/502, 8/89)

Arafat vakfesi Cuma gününe denk geldiğinde hacıların Arafat’ta cuma namazı kılma

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.