İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam bazen arkadaşlarım bir kitap açıp “Tefeül” diye bir şey yapıyorlar. Bir kişi eline kitabı alıyor. Herkes içinden üç kez salavat çekiyor. Elinde kitap olan kişi gönlünden kim geçtiyse onun için kitabı rastgele açıyor. Önüne çıkan yazıyı okuyor. Diğer arkadaşlar da dinliyorlar. Arkadaşlarım bunu birkaç kez “Arşın Gölgesindeki Genç” isimli kitabınızda yaptılar. Az önce yine yaptılar. Ben de yanlarındaydım. Başta benim adıma yapmamalarını söylemiştim. Okumaya başladı arkadaş, o kısımda fiziksel olarak bana benzeyen birini anlatmışsınız. Arkadaşlarım onları okuyunca bana baktılar. Bana bu fal gibi geliyor. Ben lisedeyken Kuran hocamız, bizi bunu meal kitabından yaparken görmüştü, doğru olmadığını söylemişti. Üstelik biz üç salavat çekmek gibi şeyler de yapmamıştık. Bunu birkaç kez anlattım onlara. Doğru olmadığını düşündüğümü söyledim. Hocam bu “Tefeül” doğru bir şey mi? Kaçınmalı mıyız yoksa çekindiğim kadar sakıncalı değil mi?

Cevap

Böyle bir uygulamanın Ashab arasında yeri yoktur. Onların yapmadığının yapılmasında da hayır yoktur. Nefsin hoşuna gidenlerle değil Allah'ın razı oldukları ile cennete girebiliriz.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu sözlerin ne kadar çirkin durduğuna dikkat ediyor musunuz? Kur'an okumak ve sapıtmak! Bir arada olması mümkün olmayan sözler bunlar. Mesele sizin baktığınız gibi çapraz bakıştan kaynaklanmaktadır. Ne Kur'an okumak sapıklıktır ne da filan kitapları okuyan sapıtır. Bir mürşidi olmadan kendi başına işler yapmaya çalışanların önünde bu tür sorunlar bulunur. Bir hoca efendinin irşadı ile yol alanlar için bu sorun yoktur biiznillah. Biraz daha dengeli ve kapsamlı düşünmek gerekiyor. Bir de bir okumayla her şeyi halledeceğini zannetmek yanlış bir anlayıştır, bunu da bilesiniz.

Hocam kendime ve çevreme bakıyorum; tasavvuf kitapları, şiirler, yerli ve yabanc
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kur'an’ımızdan başka hiçbir kitap başkasını aratmaz kitap değildir. Bu heyecanınızı Kur'an ezberine verin. Sonra da bir ilmihal kitabını o dediğiniz gibi hazmedin. Riyâzu’s Sâlihîn’den mealiyle beraber yüz hadis ezberleyin. Ondan sonra dilediğiniz kitabı dilediğiniz kadar okursunuz.

Hocam sizden bir konuda tavsiyenizi almak istiyorum. Benim çok kalabalık olmasa
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu sözde samimiyet yoktur. Kitabımızda elbette kapalı-şifreli bölümler yoktur ama dilinden üslubuna kadar onun kendine has bir tarzı vardır. O tarz için de tefsir gerekmektedir. Kimilerine açık kimilerine kapalı ayetleri olsa idi bir sıkıntı olurdu. Dilini ve tarzını öğrenen herkese açık bir kitaptır o. Ayetin verdiği mesaj budur.

Hocam bir arkadaşımız “İşte böylece Kuran'ı apaçık ayetler olarak indirdik” ayet
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam. Hayat bir günden ibaret değildir. Tıpkı onun gibi de Müslüman olmamız bir öğretmek veya öğrenmekten ibaret değildir. Bir iki konuyu bir nevi Kâ'be edinip etrafında dönmek sakıncalıdır. Daha geniş bir yelpaze ile sahilden açılın. İnsanların ne diyeceğine, ne yaptığına takılıp kalmayın.

Selamünaleyküm. 1. Çevremdeki insanlar beni olduğumdan fazla bilgili ve iyi bir
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Kalbinizi dinleyin. Bakın kalbiniz doğru olanı söylüyor. Kendi elinizle kuyunuzu kazmayın.

Hocam ben ve eşim çalışıyoruz. Çocuğumuz var ve her sabah anneanneye bırakmamız
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Güzel gencim, Mü'min haramda yoktur, Hilede yoktur, Tuzakta yoktur, Aldatmakta yoktur, Alay etmede yoktur, Onur kırmada yoktur, İftirada yoktur, Zulümde yoktur, Haram yemede yoktur. Tek kalsa da bu dünyada yoktur oralarda.

Hocam ben bir üniversite öğrencisiyim. Allah nasip etti ve bu üniversitemizde Al

Ashab-ı Kiram konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Felsefe bir bilim dalı olarak neticede bilimdir. Müslüman olarak da bizim, insanlığın yararına olan hiçbir bilime direkt karşı olmamız mümkün değildir. İslam tarihimizde felsefe, dini şekillendirme, fırkaları çoğaltma, naslara karşı cüreti artırma gibi sakıncalı uçlarda kullanıldığı için felsefeye karşı bir karşı duruş oluşmuştur. Bu karşı duruş da yüzde yüz haklıdır, gereklidir. Felsefi düşünen İslam âlimi ile felsefesiz düşünen İslam âlimi arasındaki fark, Ashab-ı Kiram ile bizim dönemimizdeki âlimlerin arasında gözle hissedilen fark gibidir. İlahiyat fakültelerinde ders maddesi olarak okutulan felsefenin, tecvidi düzgün olmayan, şöyle bir beş cüz bile ezber bilmeyen talebelere okutulmuş olduğunu görünce söylenecek söz de kalmamış demektir. Felsefe, ilgili bölümlerinde okutulmalıdır ama Kur'an, hadis ve fıkıh yerine konmamalıdır. Akideye burnunu sokmamalıdır.

Kıymetli hocam kafama takılan bir mevzuda sizden bilgi almak istiyorum. İslami
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Ashab-ı Kiramın böyle bir şey yaptığını duymadım.

Hocam bir kişi niyetine üç yüz Ayetel Kürsi okumak bid’at midir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Evet, tasavvuf erbabının kendi içinde önemsedikleri ve tasavvufi bir eğitim olarak uyguladıkları belirttiğiniz örnekteki gibi ve başkaca işleri vardır. Bunlar Ashab-ı Kiramın bize bildirdiği din kaidelerinde umumiyetle de yoktur. Eğer bunu yapanlar, yaptıklarını DİNİN KESİN EMRİ gibi görüyorlarsa şüphesiz bu bir hatadır. Bizim böyle bir hatayı benimsememiz de caiz olmaz. Öyle değil de BİR EĞİTİM FARKLILIĞI olarak görüyorlarsa bunu, bizde mesela bilgisayarla eğitim yapmak gibi bir farklılık olarak görürüz bu farklılığı. Tartışılıp büyütülmesine de gerek yoktur. Neticede iyi bir iş yapmak maksadı duruma hâkimdir.

Hocam ben tavsiyeniz üzere Osman Nuri Topbaş'ın sohbetlerine katılıyorum. Bunlar
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir kere karşılaştırmayı Peygamber aleyhisselam Efendimizle değil Ashab-ı Kiram ile yapsak daha iyi olur. Evet, onlarla da aramızda ağır farklar var gibi görülmektedir ama şunu unutmayınız ki bu neslin mücadele etmek durumunda olduğu imtihanlar basit denebilecek imtihanlar değildir. Onlarınki fiziki olarak ağırdı bizimki de beyin açısından ağırdır. Herkes imtihan durumundadır. Herkes Rabbine hesap vereceği bir imtihan yaşamaktadır. Bu sebeple biz, imtihanı kazanmak için gayretimizi yapacağız. Onları da bizi de Rabbimiz değerlendirecektir. Allah yardımcınız olsun.

Hocam ben on yedi yaşında bir öğrenciyim, size Avusturya'dan yazıyorum. Okul dış
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Yetmiş bin kelimeyitevhid okuma diye bir ibadet yoktur. Mü'min olarak ölen birine kendisine ait tek bir kelimeyitevhid yeter biiznillah. Öyle olmayana da milyarlarca kere okunsa boş iştir. İnsanlar, yaşayanların Allah'tan uzak bir hayat sürmelerine karşı bir evde toplanıp tek bir kelime konuşmaya vakit bulamazken ölmüşleri için bu tür toplantıları seve seve yapmaları neyin işaretidir bilemiyoruz. Diriyi kurtaracak bir oturum koca bir cennet demektir ve biiznillah çaredir. Buna yanaşan yok ama ölü üzerinden duygu sömürüsüne rağbet çok. Hasbunellah! Yasin günleri de buna dâhildir. Bunlar Ashab-ı Kiramın yaptığını duymadığımız işlerdir. Onlardan başka da peşinden gidilmeye değer kimse yoktur.

Hocam köyümüzde kadınlar kelimeyitevhid toplantıları yapıp yetmiş bin tevhid çek
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah onlardan razı olsun, sahabiler iman ettikten sonra da hatalar yaptılar ve o hatalardan da sıyrılıp Rablerinin rızasını kazandılar. Biz de iman ehli olduğumuz halde hata edebiliriz, onlara açık olan kapı bize de açıktır. Önümüzde nefislerimizin hantallığından başka bir engel de yoktur.

Hocam sohbetlerinizde sahabileri anlatırken sürekli onların da geçmişte hata yap

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.