Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm. Efendim, benim bir kız kardeşim var, kendisi hafızlığını bitirdi, kendi isteği ile çarşafa girdi ve sizin çok büyük bir takipçiniz. Akrabalarımdan olan birisi bizden habersiz olarak kardeşime mesaj atmış. Üstelik evimize gelen kardeş gibi büyüdüğümüz, namazında niyazında görünürde böyle birisi. Ben ise bunun şeriata aykırı olduğu, her şeyin bir usulü adabı olduğu, yaptıklarının yanlış olduğu düşüncesiyle akrabam olan zatı aradım ve bu işe onay vermediğimi, usulün yanlış olduğunu söyledim. Ayrıca maalesef anne-babamın da haberi olunca onlar dahi bu işe rıza göstermediler. Kardeşim ise hiç erkek görmediğinden ilk gördüğü erkeğe meyil etti ve bu işin olabileceğini düşündü. Ancak daha sonra kendisiyle oturup Kur'an, hadis ve fıkıh kitaplarıyla izahta bulunduktan sonra bu işten vazgeçtiğini ve hata yaptığını kabul etti. Ancak karşı taraftaki zat ise bu işi hala gayr-ı meşru yollar ile yürütmek davasında. Mesela mesajlar atıyor, arıyor, akrabalarımın arasında dedikodu yaparak ortalığı velveleye veriyor. Hocam Allah rızası için bana nasihat edin ben sadece ailelerin onayı olmadan başlayacak olan bir nikah süreci bereketsiz olacağı, huzur bulunamayacağı, ailem ve akrabalarım arasında fitne ve fesat çıkacağı endişesiyle ve nikah gibi değerli bir nimetin, bu şekilde dini basite alanların yaptığı hareketlerle kıymetini kaybedeceği korkusuyla mani oldum. Hadisi şeriflerdeki - sizden namaz kılan birisi kızınızı istediğinde nikahlayın aksi halde yeryüzünde fesat yayılır- emirleri aklımdadır. Ancak ben Efendimiz (s.a.v.)'in bu emrini görmezden gelmek için değil, Rabbim biliyor sadece fitne ve fesat korkusuyla ve birbirlerinin denkleri olmadıkları ve anne baba rızaları olmadığından kardeşime engel oldum. Hocam ben yanlış mı yaptım doğru zannederek? Ben yalnız evliliği cihat olarak gördüğümden kutsiyetine zarar gelebileceği ihtimalinden razı olmadım.Akrabalarımdan olan birisi bizden habersiz olarak kardeşime mesaj atmış. Üstelik evimize gelen kardeş gibi büyüdüğümüz, namazında niyazında görünürde böyle birisi. Ben ise bunun şeriata aykırı olduğu, her şeyin bir usulü adabı olduğu, yaptıklarının yanlış olduğu düşüncesiyle akrabam olan zatı aradım ve bu işe onay vermediğimi, usulün yanlış olduğunu söyledim. Ayrıca maalesef anne-babamın da haberi olunca onlar dahi bu işe rıza göstermediler. Kardeşim ise hiç erkek görmediğinden ilk gördüğü erkeğe meyil etti ve bu işin olabileceğini düşündü. Ancak daha sonra kendisiyle oturup Kur'an, hadis ve fıkıh kitaplarıyla izahta bulunduktan sonra bu işten vazgeçtiğini ve hata yaptığını kabul etti. Ancak karşı taraftaki zat ise bu işi hala gayr-ı meşru yollar ile yürütmek davasında. Mesela mesajlar atıyor, arıyor, akrabalarımın arasında dedikodu yaparak ortalığı velveleye veriyor. Hocam Allah rızası için bana nasihat edin ben sadece ailelerin onayı olmadan başlayacak olan bir nikah süreci bereketsiz olacağı, huzur bulunamayacağı, ailem ve akrabalarım arasında fitne ve fesat çıkacağı endişesiyle ve nikah gibi değerli bir nimetin, bu şekilde dini basite alanların yaptığı hareketlerle kıymetini kaybedeceği korkusuyla mani oldum. Hadisi şeriflerdeki - sizden namaz kılan birisi kızınızı istediğinde nikahlayın aksi halde yeryüzünde fesat yayılır- emirleri aklımdadır. Ancak ben Efendimiz (s.a.v.)'in bu emrini görmezden gelmek için değil, Rabbim biliyor sadece fitne ve fesat korkusuyla ve birbirlerinin denkleri olmadıkları ve anne baba rızaları olmadığından kardeşime engel oldum. Hocam ben yanlış mı yaptım doğru zannederek? Ben yalnız evliliği cihat olarak gördüğümden kutsiyetine zarar gelebileceği ihtimalinden razı olmadım.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Sizin bekar olmanız veya onun bekar olması durumunda evlenebileceğiniz derecede olan bir kadınla aynı evde, onun ev kıyafetleri içinde iken beraber olmanız doğru değildir. Evet, sizin veya onun şu anda zihin olarak bir sıkıntısı yoktur belki. Hatta birbirinizi kardeş gibi görüyorsunuzdur ama vakti gelince de evlenen evleniyor. Bu nedenle böyle karma bir ortam İslamî değildir. Niyetlerin, samimiyetlerin iyi olması hükmü değiştirmez. Şeriat'ımız, fertlerin özel durumlarına göre değil yaratılışımızın gerektirdiği genel yapımıza göre hüküm verir. Sizin evinizin mesela bayram ortamındaki tatlı manzaranın yıllarca devam etmesi, dedenizin o zevki yaşaması da iyi bir şeydir. Dolayısıyla sizin bir orta yol bulmanız gerekir. a- Kadınlar ve erkekler, evli olsun bekar olsun mümkünse ayrı salonlarda otursunlar. Yemekler ayrı yensin. Tuvalet, banyo ihtiyaçları müstakil bölümlerde giderilsin. b- Bu ölçüyü kurmak fiziki mekân olarak mümkün değilse, bayanlar bedenlerinin rahatlıkla incelenemiyeceği bir kıyafetle evde dolaşsınlar. Bu kıyafet, bir çeşit sokak kıyafeti olsun. Ama dikkat edildiğinde bir erkeğin zevk alacağı incelik ve dikkat çekicilikte olmasın. c- Böyle bir ortamı oluşturamıyorsanız, belki de bunu isteyen ayıplanıyorsa o takdirde Allah'tan korkan biri orada zorunluluk kadar bulunacak, tatilini başka bir yerde geçirecek. Hoş bir ortamda üç gün duracağız diye Rabbimizin gazabına muhatap olamayız.
Selamünaleyküm. Bir kere şunu bilin: Allah Teâlâ sizi, ateşin kenarından çekmiş almış. Buna şükredin. Bir daha da o ateşin yanına yaklaşmayın. Haram bir sebeple bağlantı kurduğunuz kişiden tamamen kopun. Selamı da kesin. Şeytan bir selamdan bin fitne üretebilir. Dikkatli olun. Kalbinize huzur veren o mekânı da iyi değerlendirin.
Selamünaleyküm. Evlenen bir kadının evini geçindirmek için çalışması gerekmez. Çalışmak erkeğin görevidir. Feragat edip çalışıyorsa, çalıştığını ya eşine bağışlıyor dur ya da kendine saklıyordur. Bağışladıklarının da hesabını soramaz. Kendine sakladıkları ise onun öz malıdır. Malından eşine vermek zorunda değildir. Eşi de kendisine ait malı hesabını hanımına vermek zorunda değildir.
Aleykümselam. Allah size sabır versin. Evet, tam anlamıyla bir imtihan içindesiniz. Eşiniz ve siz, zalim olmayın, onlara bilerek zulmetmeyin yeter sizin için. Böyle bir hata ederseniz de helallik isteyin, hatayı telafi etmeye çalışın, gerisini Allah’ın mağfiretine havale edin. Şeytan sizi ve ailenizin fertlerini geçmişin sıkıntıları ile oyalamasın. Evinizi farklı bir yere taşımanız da mümkündür. Fitneden uzak kalmanız daha da uygun olur. Eşiniz, babasının acil bir hizmeti olursa onu görür. Size tavsiyem, aile büyüklerinizden aklı başında birini kendinize danışman olarak belirleyin. Sizin adınıza bu tartışmaları o yürütsün. Allah’a emanet olun.
Aleykümselam. Siz önce kendinizi düşüneceksiniz. Ana temanız kendiniz üzerine kurulu olmalıdır. Artan fırsatlarda da ailenizin fertleri ile ilgilenirsiniz. Kendini güneş yerine koy. Aydınlanmak isteyeni aydınlat, perdesini kapatanı da takma. Bu durumda şeytan seni kendi küpüne zarar veren sirke yerine koyuyor. Onlarla ilgilendiğin kadar otur Kur'an oku. Nasihatini et, ricanı yap ama yoluna devam et. Sen bile bile kendini eritiyorsun ve seni hiç dinlemeyecekleri durumlara neden oluyorsun.
Aleykümselam.O insan tevbe edip Rabbine dönmelidir. Hiçbir dakika geciktirmeden tevbe etmelidir, tevbesini de korumalıdır. Siz de artık onu yalnız bırakmama şeklinde bir kardeşlik göstermelisiniz. Asıl şimdi yanında olmalı ve onu kurtarmalısınız. Kardeşliğin gereği budur. Bir de her insanın hataya müsait olduğunu anlamış olun. Kardeşinize dualar edin. Kardeşinizden ibret alın, nefsinize ve şeytana dikkat edin.