Fetva Meclisi
Soru
Bekâr bir hanımın, annesi ve babası varken ve bakabilecek durumdayken dedesine (baba tarafından) bakması, ona banyo yaptırması caiz midir? Bu konuda babasının ya da annesinin bu görevi üstlenmesi gerekmez mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Bu sorunun cevabı için deriz ki; "anneye hastalık durumunda nasıl bakmalıdır?" sorusu manevi açıdan kastediliyorsa onun cevabı şudur: Cenneti olarak bakmalıdır. Tedavi ve bakım açısından ise şunu söyleyebiliriz: a- Annesinin tedavisi, morali ve ihtiyaçları için hiçbir eksiklik olmayacak gayretin içinde olmalıdır. Buna doktora götürmekten evdeki bakımına kadar hepsi dahildir. b- Özellikle bir erkek için mahremiyet açısından sakınca oluşturacak durumlarda bir kadının o ihtiyacı gidermesi gerekir. c- Bu ihtiyaç gidermede görev erkek çocuk ve kız kardeşlerinin üzerindedir. Erkek çocuğun hanımı bu hizmeti yaparsa mükemmel bir insanlık ve büyük bir sevap kazanmayı becermiş olur. Bu neticede bir insanlık ve merhamet meselesidir. Erkekler umumiyetle eşlerini böyle bir hizmet için zorunlu tuttuklarından yani bunu bir insani yardımlaşma göremediklerinden aile içinde sorunlar oluşabilmektedir. d- Erkek çaresiz kalır mesela hemşire/bakıcı bile tutamaz bir dar vakit ya da imkânsızlık içinde kalırsa annenisin her türlü hizmetini ‘olağan üstü bir durum’ gereği yapabilir/yapar. Bunun için de mahrem hizmetler için eldiven kullanma, gözünü kayırma gibi hassasiyetlere dikkat eder. e- Erkek veya kadın, anneye babaya bakanın düşebileceği en büyük hatalardan biri, o bakımın karşılığını anneden babadan teşekkür olarak beklemesidir ki bu bir zayiattır. Anadolu deyimiyle bir çuval inciri berbat etmektir. Hizmetini yapıp karşılığını sadece Allah’tan beklemek gerekir. O anne değil cennettir ya da cehennemdir maazallah.
Yaşlı muhtaç birine çocukları bakmak zorundadır. Bu bakma onlara bir farz-ı kifayedir. Biri bu görevi yapsa hepsi vebalden kurtulur. Hiçbiri yapmazsa hepsi günaha girmiş sayılır. Bedenle yapabilen bedeni ile para desteği ile yapabilen para ile ama herkes bu hizmette bulunmalıdır. Kardeşlerden birinin gücü çok az bölümüne yeterli ise o yapabildiği kadarını yapar. Hizmetin/bakımın tamamını yapamıyorum diye kenara çekilemez. Diğer kardeşler ilgilenmiyor diye de ilgilenebilecek olan günahtan kurtulamaz. Eşit bir şekilde hepsi sorumludurlar. Şüphesiz uzaklarda olan bir kız çocuğu ile yanı başında yaşayan erkek çocuğu aynı oranda sorumlu olmazlar ama sorumluluk taşırlar. Bu hizmet karşılığında da ücret almaları helal olmaz. Sadece yapılan bakım masraflarını karşılamakta zorlanana diğerleri destek olur. Torunlar, yaşlının öz çocukları varken sorumluluk taşımazlar ama insanlık ve sevap kapısını da kapatmamalıdırlar. Öz çocuklardan kimse yoksa veya bakan olmuyorsa yakınlık oranlarına göre torunlar hizmetten sorumlu olurlar.
Uzmanlığın gerektiği yerde uzman ve uzman olmayan arasında bir tercih yapamayız. Kendi cinsimizden bir uzman yoksa tercih imkânımız da yoktur. Uzmanlıkta ve maharette denklik varsa bayanın erkekte, erkeğin bayanda muayene olması caiz olmaz.
Selamünaleyküm. İlke olarak kadının çalışması değil taviz vererek çalışması haramdır. Eğer ortada hayati bir zaruret varsa o zaruret oranı kadar ruhsat da oluşur. Buna göre uygulama yapabiliriz. Kadının yalnız kalması günah değildir.
Anne baba veya birisi hizmete muhtaç ise erkek ya da kız her çocuğu onun hizmetini yapmak veya hizmet eden bulundurmakla yükümlüdür. Evli olan kız çocuğu ise eşinin ihtiyacını öncelikli tutması gerekir. Anne veya babasına hizmet için eşinin iznini almış olması gerekir. Eşinin de mü'min insan kimliğini koruyan bir idrak ile böyle bir hizmeti engellemesi doğru olmaz. Özellikle annenin kadın gerektiren, babanın erkek gerektiren hizmetlerinde ise anneye kız çocuğunun babaya da erkek çocuğunun öncelikle hizmet etmesi gerekir.
Selamünaleyküm. Eşlerin birbirlerinin malına müdahale hakkı yoktur, eşinizin böyle bir tavrı doğru değildir.