Fetva Meclisi
Soru
Kızım iki sene önce kanser rahatsızlığından dolayı ameliyat oldu. Şu anda bir arızası kalmadı elhamdülillah. Sorum şu; istemeye gelenlere açıklama yapmamız kaç sene sonraya kadar bize vecibe olur?
Cevap
Benzer fetvalar
Kızınızın durumunu, onu, tedavi ettirdiğiniz doktora sorun: Geçirdiği hastalığın evliliği ile alakası var mı, az veya çok alakası var ise onu evlenmek isteyene söylemeye mecbursunuz. Öyle değil de normal bir hastalık gibi ise sorulmadıkça söylemeniz gerekmez. Söylerseniz de sakıncası olmaz. Geçmiş olsun, günahınıza keffaret olsun.
Size şunu tavsiye ederiz: a- Siz ve eşiniz doktora görünün. Onda veya sizde ne kadar anormallik var onu doktor belirlesin. Böylece doktoru hakem yapmış olun. b- Eşiniz doktora gitmeye yanaşmazsa meseleyi aile büyüklerine iletin. c- Sizde bir aşırılık bulursa doktor siz tedavi olun. Eşinizde bir aşırılık bulursa o tedavi olsun. Bu husustaki tıbben veya psikolojik yöntemlerle tedavi başarılı olmaktadır. Tedavi sürecinde de siz sabretmeyi becerin. Eşiniz kendisini toparlayınca da efendilik gösterip geçmişi unutun, yeni bir sayfa açın. d- Eşinizin tedavi olmaya yanaşmaması durumunda ise, süreci doktorla beraber yürüttü iseniz harama düşme tehlikesine karşı kendinize helal bir çare üreteceğinizi eşinize onun büyüklerini de şahit tutarak söyleyin. Öyle veya böyle sakın harama bulaşmayın. Kaçak iş yapmayın. Biiznillah başaracaksınız.
Önce hastalığınızı söyleyin. Şu hastalıktan tedavi görüyorum, deyin. Bunu kabul ederse konuşun. Kimlik sorgulaması, evlilikten beklentisi, sizin beklentileriniz gibi konuları aşmayın birinci seansta. Bu seansta kalbiniz ısınırsa, o da evet derse ikinciye geçersiniz. Hastalığınızı gizlerseniz ve sonra öğrenilirse o haklı olacağı bir tartışmaya girebilir.
Selamünaleyküm. Meseleyi cin meselesi olarak görmeden önce doktor sürecini bitirmeli idiniz. Kesinlikle doktora gidin. Onun da etkisinde kalacağı bir büyüğünü devreye sokun. Çok gecikmeyin, zaten geç kaldınız sayılır. Önce doktor sürecini başlatın.
Çok yanlış yapmışsınız. Hemen doktora gidin. Tedavisi olmayan bir hastalık değildir o. Doktora gitmeyi söyleyin, ısrar edin. Gitmezse boşanmanız da hakkın olur. Doktora gitmezseniz sen de vebalde olursun.
Evlenmenin en tabii sonuçlarından biri çocuk sahibi olmaktır. Çocuk sahibi olmanıza mani bir durumu gizlemeniz sizinle evlenecek olana karşı haksızlıktır. Bunu söylemelisiniz. Hataların söylenmesi ise başka bir durumdur. O bir hatadır, hata tevbesi yapılmış ise gizlenmelidir.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Şeytan sizi ve onu bataklıkta boğuyordu. Siz Allah'ın lütfu ile kurtulunca tekrar sizi bataklığa çekmeye çalışıyor. Bunu da o kişiye timsah göz yaşları akıtarak yapıyor. Bir insana kilitlenmiş dindarlık o insan gidince gidiyorsa o nasıl dindarlıktır? İyi ki kurtulmuşsunuz uyduruk dindardan. Kurtulduğunuza şükredin, haramdan bir an önce el çektiğinize sevinin. Öbürünü de dinlemeyin, unutun, unutun, unutun!
Üzerinde beden hatlarını belli etmeyecek şekildeki bir dış elbise ile misafire ‘hoş geldin’ düzeyinde bir konuşma caiz olur. Bunun kıyafet bakımından ve konuşmanın abartılması bakımından risk taşıdığını da bilmeliyiz. Bu nedenle hiç yüzleşmeme tercihi daha iyidir. Özel durumlar, aile bağlantıları, yaş farkı gibi nedenlerle olabileceğini düşünmek daha sıhhatli olandır.
Bu içecekle ilgili muhtevası açısından ayrıntılı bir bilgi sahibi değiliz, bu nedenle de kati bir söz söyleyemiyoruz. Eğer tıbben sakıncası bulunmuyorsa ve muhtevasında alkol yoksa alınıp satılabilir. Az da olsa alkol ihtiva ediyorsa veya uzun vade de olsa insan sağlığı açısından zararlı ise üretimi, alım satımı ve tüketimi caiz olmaz.
Öncelikli olarak finans kurumlarının da kendi aralarında titizlik açısından farklı olabileceklerini belirtmeliyiz. Biz bir isim belirtemeyiz ama sizin bunu araştırarak tespit etmeniz mümkündür. Şu andaki isimleri ile katılım bankalarının üzerinden ev almanın haram olduğunu söylemiyoruz ama alın teri ile ev almak gibi olmayacağını söyleyebiliriz.
Cami ve benzeri yerde münferit namaz kılanlar önlerine SÜTRE/namaz kılanın secde mahalline koyduğu ve onun önünden geçenlerin namaz kılana daha fazla yaklaşmamalarını sağlayacak bir işaret koymalıdırlar. Sütre her şeyden olur. Bir kalem bile yatay olarak konsa sütre vazifesi yapar. Ya da bir direkt veya benzerinin arkasında kılmalıdırlar. Sütre koymadan namaz kılanın önünden kapalı bir alanda ise bu durum mesafe ne olursa olsun geçmemek şeklinde fıkıh görüşü vardır. Bazı görüşlerde ise geçilmemesi gereken bu mesafenin BİR SAF/yaklaşık bir buçuk metre olacağı belirtilmiştir. Zor durumlarda bu ikinci görüşle amel edebiliriz. Allah Teâlâ namazlarımızı huşu içinde kılmaya bizleri muvaffak kılsın.
Psikiyatri uzmanı onun hakkında karar vermelidir. İlaç kullanması gerekecek durumda ise onu karşı taraf bilmelidir. Değilse eğer, siz evliliğini onun kararlaştıracağı bir zemin hazırlayın, karşı taraf görüp, beğensin ve evlensin.