Fetva Meclisi
Soru
Camide namaz kılarken bazen önümüzden geçebilenler oluyor. Bu konuda mesafe miktarı var mı?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Namaz kılanın önünden geçmek haramdır. Böyle bir harama neden olmamak için namaz kılan, önünden geçilme ihtimali bulunan bir yerde namaz kılıyorsa, secde mahallinin az ilerisine bir engel koymalıdır. Bu engele SÜTRE denir. Sütre, bir ayakkabı, bardak, çanta ve benzeri bir işaret olabilir. O sütrenin önünden geçilmesi ise caizdir.Sütre bulunsun veya bulunmasın namaz kılanın önünden geçilmesi, namaz kılanın namazını asla bozmaz. Namaz kılana vebal geçmiş olur sadece. Bu kuralın Haremi Şerif'te uygulanmayacağına dair içtihatlar vardır. Namaz kılanın, önünden geçeni engellemesi müstahabtır. Namaz kılan ile önünden geçecek arasında, geçilmesi caiz olmayan mesafe hakkında bir namaz kılanın namaz için gerekli mesafesi kadar yerdir yani yaklaşık olarak yüz yirmi santimdir şeklinde bir görüş vardır. Evla olan mesafe ne kadar olursa olsun, cami gibi namaza mahsus yerlerde önünde sütre bulunmayanın önünden geçmemektir. Namaz kılan da buna dikkat etmelidir; ya direklerin önünde kılmalı ya da önüne bir sütre koymalıdır.
İster kapalı ister açık alanda olsun zorunlu olmadıkça namaz kılan birisinin önünden geçilmemelidir. Hz. Peygamber (s.a.s.), namaz kılanın önünden geçmektense beklemenin daha hayırlı olacağını belirtmiştir. (Buhârî, Salât, 101 [510]; Müslim, Salât, 261 [507]) Namaz kılanın da, uygun bir yere durmak veya sütre vb. bir şey koymak suretiyle önünden geçilmemesi için önlem alması gerekir. Zira Hz. Peygamber (s.a.s.), önünden insan veya hayvanların geçmesi muhtemel olan bir yerde namaz kılan kişinin önüne sütre (değnek veya başka bir şey) koymasını tavsiye etmektedir. (Müslim, Salât, 241-242 [499]) Sütreyi terk etmek ise mekruhtur. Namaz kılanın önünden geçen kimse sorumlu olmakla birlikte, önünden geçilen kişinin namazı bozulmaz. Fakat büyük camilerde, namaz kılanın secde mahallinin uzağından geçmek caizdir. (Kâsânî, Bedâ’i, 1/217) Cemaatle kılınan namazlarda, sadece imamın sütre edinmesi yeterlidir; diğerlerinin sütre koyması gerekmez. (Buhârî, Salât, 90 [494-495]) Namaz kılanın önündeki sütrenin ardından geçmekte bir sakınca yoktur.
Namaza dair önemli kurallardan biri de namaz kılanın önünden geçilmesinin caiz olmadığıdır. Bu husustaki fıkıh bilgilerini şöyle özetleyebiliriz: 1- Namaz kılan, önünden geçilme ihtimali olan bir yerde kılıyorsa önünden geçilmemesi için tedbir alır. Önüne bir sandalye veya benzeri ya da daha küçük bir cismi, secde edeceği yerin önüne koyar. Buna SÜTRE denir. Önünde o sütre varken önünden geçilse bile geçen açısından ve onun açısından bir sakınca olmaz. Cemaatle namaz kılınırken imamın önünde sütre bulunması yeterlidir. 2- Namaz kılanın önünden geçilmesi, namaz kılanın namazını bozmaz ama geçen için büyük bir günah olur. Geçenin geçmesine karşı tedbir almayarak da kılan vebale girebilir ama namazı bozulmaz. 3- Namaz kılanın, ne kadar bir mesafeden önünden geçilmesi yasaktır? Hanefi fukahası bu mesafeyi, küçük mescitlerde namaz kılan ile kıble duvarı arasındaki mesafenin tamamı için geçerli görmüşlerdir. Büyük camilerde ise namaz kılanın önünden ir iki saf ötesini geçilebilir görmüşlerdir. Tabii bu durum, kılanın önünde bir sütre yoksa böyledir. Sütre varsa sütrenin önünden geçilebilir. Diğer mezheplerin fukahası ise bu durumu bir saf öncesi gibi yani yaklaşık olarak yüz yirmi santim kadar görmüşlerdir. 4- Dikkat edilirse, namaz kılanın önünden geçilmesinin bizzat hadislerde yasaklanıyor olmasından, namazın kılan tarafından ve diğer müminler tarafından ne kadar önemsenen bir ibadet olarak algılanası gerektiğini de göstermektedir.
İki saf arasındaki mesafenin makul derecede olması lazımdır. O makullük de bir saf miktarı kadardır. Bu da yaklaşık yüz elli santime yakın bir mesafedir. İki veya üç saf kadar uzak mesafede, saflardan kopuk kılınan namazlar, en azından kerahetle kılınmış namazlar olmaktadır. Allah yardımcımız olsun, bizi hatalardan uzak tutsun.
Selamünaleyküm. Namazınızın olmasında bir sakınca yoktur. Aynı caminin içinde bulunduğunuz sürece namaz olur fakat bu durumda kerahet vardır. Gereksiz yere safların açılması doğru değildir. Yanınızda bir kişi daha bulunursa bu kerahet kalkabilir.
Mevcut sistem içinde müftülüklerin namaz kılınabilir diye ruhsat verdiği her yer cami veya mescit hükmünde olur. Özellikle de Cuma Beratı verildi ise hiçbir sakınca kalmamış demektir. Bir mescidin üzerinde meskün evlerin olması orayı mescitlikten çıkarmaz. Orada eda edeceğiniz her namaz evinizde kılacağınız namazdan daha evladır, daha sevaplıdır. Allah kabul etsin.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Bu içecekle ilgili muhtevası açısından ayrıntılı bir bilgi sahibi değiliz, bu nedenle de kati bir söz söyleyemiyoruz. Eğer tıbben sakıncası bulunmuyorsa ve muhtevasında alkol yoksa alınıp satılabilir. Az da olsa alkol ihtiva ediyorsa veya uzun vade de olsa insan sağlığı açısından zararlı ise üretimi, alım satımı ve tüketimi caiz olmaz.
Saçın tamamının parmak ucu kadar azaltılması kadının ihramdan çıkmada sünnet olan şekildir. Yalnız saçın yani başın dörtte biri kadarının parmak ucu kadarı ile kısaltılması ihramdan çıkmak için yeterlidir. Bir ceza da gerekmez. Allah kabul etsin.
Kur’an okunan bir mecliste, onun en bariz yasakları işleniyorsa orada Kur'an okunması Kur'an edebimize ters düşer. Daha hafif bir yöntem bulun.
Kızım, bu vehme yaşı otuza gelenler bile takılmıyorlar. Sen bunu gereksiz yere dert ediniyorsun. Bir atasözü vardır: Sakındığın göze çöp batarmış.. Sen pipiriklik ettikçe şeytan senin üstüne geliyor. Bu kadar basit. Sen, mü'min genç bir kız olarak bakımlı ol. Kendini ve seviyeni düşürme. Acele etme. Kendini kaderine sal. Bak gerisi ne kolay olacak. Tabii ki dua etmeyi de ihmal etme sakın.
Şeytan sizi ve onu bataklıkta boğuyordu. Siz Allah'ın lütfu ile kurtulunca tekrar sizi bataklığa çekmeye çalışıyor. Bunu da o kişiye timsah göz yaşları akıtarak yapıyor. Bir insana kilitlenmiş dindarlık o insan gidince gidiyorsa o nasıl dindarlıktır? İyi ki kurtulmuşsunuz uyduruk dindardan. Kurtulduğunuza şükredin, haramdan bir an önce el çektiğinize sevinin. Öbürünü de dinlemeyin, unutun, unutun, unutun!
Yemek seçmek yaratılıştan gelen bir durumdur. Yemek seçici olmak günah değildir. Nimeti hor görmek, israf etmek, kınayıcı söz söylemek günahtır.