Fetva Meclisi
Soru
Finans kurumlarından ev alınması ile ilgili fetvalarınızı okudum. En son 2011 yılında bu konu ile ilgili fetvanız var sitenizde. Bugün itibariyle değişen bir şey var mı hocam? “Kesinlikle caiz değildir” diyor musunuz?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm, Finans kurumlarını, faizci bankalar gibi görmüyoruz. Meseleye daha takva bir pencereden bakacak olursak onlardan da uzak durmak gerekir diyoruz.
Katılım bankalarından ev almakla ilgili kanaatimiz gayet açıktır. Kalbinize danışarak son kararı verebilirsiniz. Allah yardımcınız olsun.
'Finans kurumu' dediğimiz kurumlar, eskiden öyle biliniyordu. Şimdi isimleri bile banka oldu artık. Evet bir kısmının sahibi Müslüman kimselerdir. İlla bir banka gerekiyorsa yani ortada bir zaruret varsa o bankaları kullanabiliriz. Ancak onlar da bir bakkal dükkânı kadar berrak yerler değildir bunu bilelim.
Eğer banka evi önce kendisi alıp, sonra üzerine kâr koyarak sana satıyorsa ve gerçek bir alım-satım yapılıyorsa bu işlem caizdir. Ama banka evi hiç almadan sadece sana para veriyorsa, bu faizli borç olur, caiz değildir. Yani murabaha sistemi şartlarına dikkat edilerek uygulanırsa caizdir.
Selamünaleyküm. Bu, o hoca efendilerin bir içtihadıdır. Biz o kanaatte değiliz.
Altın hesabı yatırdığınız bankanın fiziki altın teslim etme imkânı ve faizli olup olmama durumuna göre fetvanın rengi değişmektedir. Dolayısıyla burada, banka türü ve işlem şekli bilinmeden "caizdir" ya da "haramdır" gibi net bir hüküm verilmez.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Psikiyatri uzmanı onun hakkında karar vermelidir. İlaç kullanması gerekecek durumda ise onu karşı taraf bilmelidir. Değilse eğer, siz evliliğini onun kararlaştıracağı bir zemin hazırlayın, karşı taraf görüp, beğensin ve evlensin.
Ucb, kişinin yaptığı ibadeti ve kendini beğenmesi, yeterli görmesidir. Bunun ucu da Allah Teâlâ'ya karşı kulluğun sınırlarını aşmış olmaya götürmektedir. Bu bir hastalıktır. Özgüven ise, kişinin elindeki imkânı kullanabileceğine, elindeki nimetleri takdir ettiğine dair itimadıdır. Belki bir noktada özgüven abartılarak ucbe kayılmış olabileceği için küçük bir temas kurulmuş olabilir iki kavram arasında ama esasen ikisi farklı şeylerdir.
Üzerinde beden hatlarını belli etmeyecek şekildeki bir dış elbise ile misafire ‘hoş geldin’ düzeyinde bir konuşma caiz olur. Bunun kıyafet bakımından ve konuşmanın abartılması bakımından risk taşıdığını da bilmeliyiz. Bu nedenle hiç yüzleşmeme tercihi daha iyidir. Özel durumlar, aile bağlantıları, yaş farkı gibi nedenlerle olabileceğini düşünmek daha sıhhatli olandır.
1- Sana yıllarca iyilik yapan iki insana karış iyi davranman gerekir. Onların insanlık boyutunu sen de insanlıkla karşıla. 2- Onlar kesinlikle senin annen veya baban değildirler. Öyle olamazlar da. Bu konuda iyi düşünmüşsün. 3- Öz anne babanı bulabilirsen ne güzel. Bulamazsan veya seni almak istemezlerse bunu da dert etmemelisin. Çocuk değilsin artık. Allah'a güvenip yoluna devam etmeye bakacaksın. Kendi hayatını kendin sürdüreceksin. Bir geçiş dönemi belirle kendin için. Bu dönemde gelecek planları yap ama mevcut iki insanı da yok sayma. Aklı başında ve Allah'tan korkan birileri ile istişareler et. Kararların sonra üzüleceğini şeyler olmasın. 4- Evlenip kendi yuvanı kurman en güzel karar olur. Bu, yaşın itibariyle de en güzelidir ama şunu bil ki, senin mevcut zafiyetin kararlarında duygusallığı getirebilir beraberinde. Bir de senin bu zafiyetini kullanmak isteyecek bir erkeğe rastladığını düşün… Çok dikkatli ve hassas davranmalısın. Bu döneminde özellikle başta namaz olmak üzere ibadetlerini ihmal etmemeye bak. Manevi gücün senin silahındır. Allah yardımcın olsun.
Yaratıldığımız ülkeyi de biz seçmedik, ne yapacağız şimdi? Bu dünyada elindeki nimetlerden birini, ben bunu hak etmemiştim diyerek tepen var mı? Tuzak ve seviyesiz bir soru bu. İslam'ı seçtik veya seçmedik, Allah'a hamdolsun onunla şereflendik. Şerefimizi niye yitirelim ki? Şeytanın tuzaklarına karşı dikkatli olmalıyız. Tartışmayın, uzak durun.
Geçmiş olsun. Kızınızı tedavi eden doktora sorun: Kızınızın geçirdiği hastalık, evliliği açısından olumsuz etkisi olan bir hastalık mıdır ya da bundan sonra evlilik açısından bir eksiklik olacak mı? Doktorun cevabına göre hareket edersiniz. Oldu bitti şeklinde görürse doktor kimseye bir şey söylemeniz gerekmez. Ayrıntıya girer ve bilhassa kadınlık/doğum bakımından ikaz ederse o zaman istemeye gelene söylemek zorundasınız.