Fetva Meclisi
Soru
Hocam benim bir kızım dünyaya geldi, ellerinizden öper. Kızımın adını "Kübra" koyduk. Fakat sonradan çevremdeki bazı kişiler, bu ismin sadece “büyük” anlamına gelmediğini, Arapça’daki "kebîr" ve "kibriyâ" kökünden geldiği için "kibirli" anlamına da gelebileceğini, bu sebeple ismin sakıncalı olabileceğini söylediler. Ayrıca Hz. Hatice validemize "Hatice-i Kübra" lakabının da çok sonradan verildiğini duydum. Bu bilgiler beni tereddütte bıraktı. Kızımın ismini severek koydum ama dinen bir sakınca varsa değiştirmeyi bile düşünebilirim. Arapça bilgisi olan bir kişi olarak sizin görüşünüzü öğrenmek isterim. "Kübra" ismi dinen sakıncalı mıdır? Gerçekten kibir anlamı taşıyor mu? Cevabınız için şimdiden çok teşekkür ederim. Allah razı olsun.
Cevap
Benzer fetvalar
Kızım, bu büyü gibi bir nedene bağlanmamalıdır. Ortada kaybedilmiş bir insanlık var, sorun budur. Dua edin de Allah Teâlâ kalplerini yumuşatsın. - Kendinizi evdeki gündemin dışına taşıyacak işler üretin. Sürekli evdeki gündemle kilitli kalmanız, o gündemi olduğundan fazla ağırlaştırmaktadır. Buna dikkat edin. - Kabiliyetlerinizi keşfetmeye çalışın. Sanat olabilir, meslek olabilir, şiir olabilir, el işi olabilir.. - Dertleşeceğiniz arkadaşlar bulun. Bir iki arkadaş bulun onlarla günde üç dört dakika telefonlaşın, zihninizi dinlendirdiğini göreceksiniz. - İbadetlerinizi ihmal etmeyin. Kur'an okuyun. Günde beş sayfa Kur'an okusanız yağlarınız erimiş gibi hissedersiniz kendinizi. Namaz çok önemlidir. Belli zikirler yapın. - Ve çok dua edin. Dua vaktiniz olsun. Mesela yatmadan önce ya da sabah kalktığınızda muhakkak on dakika en azından dua edin. Evet, bunlar o sıkıntıları gidermez belki ama tıpkı çocukken size yapılan aşılar gibi sizi sıkıntılara karşı bağışıklığı güçlü duruma getirir. Rahat ettiğinizi hissedersiniz. Sabredin kızım, dünya budur, böyledir. Böyledir, aynen böyledir. Size dua ederim.
Asıl adı: K’ab bin Mati el-Humeyri’dir. Cahiliye zamanında doğmuş ama Ebu Bekir veya Ömer radıyallahu anhüma zamanında Müslüman olmuştur. Sonra da bazı sahabilerden hadis nakletmiştir. Öncesinde Yahudi idi. O kültüre ait bilgisi vardı. Bazı sahabiler ona bilgisi dâhilindeki şeylerden soruyor öğreniyorlardı. O sahabiler, ondan öğrendiklerini bir “genel kültür” gibi ezberliyorlardı. Zira Peygamber aleyhisselam efendimiz, Beni İsrail’den konuşmanızda sakınca yok şeklinde bir serbest alan bırakmış bulunuyordu. Bu sebeple, bir sahabi olmadığı için ondan gelen bilgiler bir nevi “acaba?” ile karşılanıyormuş gibi durum vardır. Ama neticede Şam Tabiilerindendir.
Selamünaleyküm. Kızım, adresinden anlaşılan Karadenizlisin sen. Ben de Karadenizliyim. Bizim yöremizin insanında bu terslikler vardır. Sen de ileri yaşlarında böyle davranabilirsin. Bana kalırsa onlar, bilerek ya da bilmeyerek seni pişiriyorlar. Daha olgun, daha güçlü bir hanımefendi olacaksın inşallah. Sabret, sık dişlerini. Sen yaşlandıkça onlar ihtiyarlayacak. Sen sabreden taraf olursan yarın, onlar sana utanarak bakacaklar. O günleri düşün. Her gün Kur'an oku. En az iki sayfa oku, rahatladığını göreceksin. Çok sinirlendiğinde abdest al, rahatla. Sana dualar ediyorum. Muhakkak iyi davranan ol sen. Göreyim seni. İyi haberlerini bekleyeceğim.
Duaların kabulünde şunu unutmayın: Allah sizi hep dua ederken, O’nun zatına yalvarırken görmek istiyor olabilir. Duadaki sabrınızı ve samimiyetinizi test ediyor olabilir. Bu yüzden erteliyordur. İstediğinizin Allah katında size sonraları daha büyük sorunlar oluşturacağını bildiği için Allah, size acıdığı için kabul etmiyor olabilir. Duaların kabulünü ahiret gününe bırakmış olabilir. https://fetvameclisi.com/fetva/dualarim-kabul-olmuyor-ne-yapmaliyim https://fetvameclisi.com/fetva/hangi-dualar-kabul-olur https://www.youtube.com/watch?v=N4b388Cy9Sk
Selamünaleyküm. Orucunuzla ilgili bir sıkıntı yoktur, sadece bir gün kaza etmeniz yeterlidir. Allah afiyetini daim etsin. İsimle ilgili olarak da, makul bir isim olmadığını düşünüyoruz.
Elhamdülillah! Genç anneye hidayetinin kolaylaşması için dualar ederiz. Hanım efendi kardeşimiz için de sizlere şunları tavsiye ederiz: 1. İslam ile şeref bulmasını tebrik edin. Onu, Müslüman olduğu günde yeni doğmuş biri olarak kabul edin ve bunu ona müjdeleyin. Kucağındaki bebeği gibi günahsız olduğunu ilan edin ve mümkünse bunu helal bir törene dönüştürün. Kelime-i şehadetle birlikte Allah’ın bir lütfu olarak geçmişte yaptığı iyi işlerin onun sevap hanesine eklendiğini de bildirin. 2. Allah’ı öz bir şekilde tanıtın. Fatiha, İhlas suresi ve Ayete’l-kürsî’deki kadarıyla Rabbimizi tanımasını sağlayın. 3. İmanın temel esasları olan Melekler, Kitaplar, Peygamberler, Kader ve Ahiret hakkında inancını oluşturan bilgileri de özet haliyle kabul etmesi için anlatın. Ama bunları anlatırken ayrıntıya girmemeye özen gösterin. 4. Haramların ne olduğunu ve bunlardan kaçınmanın ilk işi olduğunu bilmesini sağlayın. Alkol, zina, kumar, domuz eti ve benzeri günahlardan başlayarak sırayla sınırlarını öğretin. 5. Farz ibadetlerin başı olan namaz öncelikli bir hayatın önemini vurgulayın. Namazsız İslam’ın olamayacağını öğrensin. Namazlarda da önce farz olanları yapmaya çalışsın. Isındıkça, mesela; birkaç sene sonra imkânı ölçüsünde sünnetleri de kılmaya başlasın. Ramazan öncesinde orucun ne olduğunu öğretin. Ama güç yetiremediği takdirde şimdi tutmamasını, sonra iade etmesini izah edin. Eğer zengin ise zekâttan da söz edin. 6. Buraya kadar olan bölümün OLMAZSA OLMAZ dediğimiz sorumlulukları içerdiğini ve Allah’ın izniyle bu kadarıyla cennete girebileceğini mutlaka belirtin. 7. Bundan sonra Allah için yaptığı her güzel işle, ahlakıyla, ibadetiyle, sevap kazanıp cennete daha hızlı koşacağını bilsin. Ama adım adım, acele etmeden bunları yapmasını tavsiye edin. Bunları şöyle örneklendirebilirsiniz: Kur’an okumak (Arapça orijinal halini öğrenip okuyabildiği kadar okusun, anlamını bilmeden bile okusun. Anlamını bilmek için kendini yormasın. Bilse de neticede ilk beş maddeyi uygulayacak.) Çok çok dua etsin. Abdestli olma şartı olmadan, ellerini kaldırmasına gerek kalmadan dua etsin. İçinden geldiği gibi yapsın duasını. Çocuğunun Müslüman olarak büyümesi ve yetişmesi için onunla geçirdiği her vaktin ona sevap olarak yazıldığını unutmasın. Peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin hayatını yoruma girmeden, sahih bilgilerle, özet bir şekilde bir kere okursa güzel olur. 9. Âdem aleyhisselamdan efendimize kadar gelen peygamberlerin kıssalarını Kur’an’ımızda anlatıldığı kadarıyla öğrenmesi de yeryüzünde neler olup bittiğini anlaması açısından faydalı olur. 10. Son olarak, asıl meselenin önce kendisini ve ailesini korumak olduğunu ona ifade edin. İmanı korumak bu dünyadaki tek gayemizdir. Bunun için sabretmeyi, direnmeyi göze almasını güzel bir dille ona iletin. Ek olarak; • Mezheplerin bir öğretmen vazifesi gördüğünü ve şu an için o konu ile zihnini yormasının bir anlamı olmadığını bilsin. • İsminin kötü bir anlamı yoksa değiştirmesine gerek yoktur. • Siz örnek olun, etrafında bulunun, zaten o sizinle bu dine ısınacak ve merak ettiklerini görerek öğrenecektir. Böylesine mübarek bir olaya şahit olursanız siz de hamd edin ve dua edin. Hem kendinize, hem o kardeşinize hem de bize… Rabbim ayaklarımızı dini üzere sabit kılsın. Âmin! Allah’a emanet olun.
ad koyma konusundaki diğer fetvalar
Öncelikle çocuklara isim verilirken şu hususlara dikkat edilmelidir: -Çocuğa isim vermek babanın sorumluluklarındandır. Ancak doğuran anneye de kocanın bu konuda saygı gösterip nezaketle yaklaşması, fikrini alması yerinde olacak bir harekettir. -Çocuğun hayatı boyunca çağrılacağı bir sözcük olacağı için önemli bir husustur ve anne-babanın bu konuda kendi nefislerinden ziyade evlat için en güzel olanı seçme gibi bir titizlik göstermeleri uygun olandır. -Peygamber isimleri, sahabiler, salih kulların isimleri tercihte en önde olmalıdır. -Allah, Errab, Errahman, Elahad gibi isimler sadece Allah Teâlâ’ya mahsus olduğu için kullanılamaz isimlerdir. Bu konuda da dikkatli olmak gerekir. -Toplumu ifsat eden, kötü örnek teşkil eden kişilerin isimler konulmamalıdır. -Meleklerin isminin kullanılması da kerih görülmüştür. Aksa veya Meva ismine gelince yaygın olarak kullanılan bir isim değildir. Anlam olarak da insan için uygunluğuna bakıldığında örnek teşkil edenlerin isimlerinin tercih edilmesi daha uygundur.
İkinci bir ismi koymak yerine bir isimle tercihte bulunmanız daha efdal olandır. Ravza sakıncalı bir isim değildir.
Araştırdığım kadarıyla her iki isim de yasaklanan ya da sakıncalı olan anlamlar taşımamaktadır. Bu nedenle, Ceylin ve Meyra isimlerini kullanmanız dinimize uygundur. Yine de isim seçerken anlamlarına dikkat ederek manevi derinlik taşıyan ve hayırlı çağrışımlara vesile olacak isimler seçmek önemlidir. Bu konuda hocamızın bu konudaki fetvalarına bakmanızı tavsiye ederim. https://fetvameclisi.com/fetva/cocuklara-isim-verirken-nelere-dikkat-etmeliyiz Allah, güzel anlamlar taşıyan bu isimlerle yavrularınıza hayırlı bir ömür nasip etsin.
Dinen herhangi bir sakınca yoktur.
Araştırdığım kadarıyla ülkemizde kullanılan bir isimdir. Türkçe kökenli olup, Aras Nehri'nden gelmektedir. İsim koyma kriterlerine aykırı bir anlam içermemektedir. Dolayısıyla bu ismi çocuğunuza vermekte bir sakınca yoktur. Tabi bu ismi kime veya niçin özenerek koymayı düşünüyorsanız o başka bir tartışma konusudur.
SELMAN güzel bir isimdir, mübarek olsun.