Fetva Meclisi
Soru
Söylenildiğinde küfre düşüren sözleri, mesela Peygamberler de günah işlemiştir gibi, küfür olacağını bilmeden söyleyince kafir olur muyuz ve yeniden nikah kıymamız gerekir mi? Peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin söylemediği bir sözü yanılarak O'nun sözüymüş gibi aktarırsak ve sonradan hatamızı anlayıp tevbe edersek durumumuz ne olur?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Böyle bir sonucu, hayal etmek bile ağır geliyor. Evet, dediğiniz gibi bir yıkımdır küfre dönüş. Küfre dönmeyi ateşe düşmek gibi görmek gerekir.
Bilmeden, istemeden küfre düşülmez. Rabbimiz, hatalarımızı mağfiret buyurmaktadır. Yeter ki biz, bile bile cahillik etmeyelim. Her türlü hata için istiğfar ederiz. Günahlarımız için tevbe ederiz. Böyle bir durumun nikâha zararı olmaz biiznillah.
Önce, o sözlerin gerçekten dinden çıkma anlamına gelmesi konusunda kesin bilgi sahibi olmalıyız. Zanla din kuralı konamaz. Eğer kullanılan sözlerin dinden çıkardığını o kişi bilmiyorsa, o kişinin kastı yok, hatanın ağırlığını bilse tevbe edecekti diye umarız. Namaz kılmasını da kesin dine dönüş olarak görürüz. Çünkü o sözün muhtevası onun inatla sürdürdüğü bir tavrı değildir.
Müslüman'a kâfir demek ağır bir günahtır. Belki bu sözün sahibi küfre düşmüş olmaz ama büyük bir vebale gireceği ortadadır. Uzak durmak ve dikkat etmek zorundayız. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. 'Müslüman’a küfretmek, ağırlığı açısından kâfir olmak kadar büyük bir günahtır' şeklinde anlaşılmalıdır. Dinden çıkaran bir küfürdür denmez.
Mü'mine kâfir demek günahtır. Bunun dışındakine seviyesi düşük söz muamelesi yaparız ama haram söz demeyiz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Burada bir hata varsa -ki, hata var görülüyor- bu, sizin değil doktorun hatasıdır. Çünkü kullanma yetkisi doktora aittir. Siz, görüş belirtmişsiniz. Sizin hatanız, kastınız olmadığından geçilebilir hatadır. Allah iyi işler yapmaya bizi muvaffak kılsın.
Namazda sessiz okuma, kendinin duyacağı yandakinin duyamayacağı kadar olan okumadır. Allah'a emanet olun.
Bir rakam çıkarmaya çalışın. Her Ramazan'ı otuz gün kabul ederek, buluğ çağından itibaren orucunu tutmadığınız günlerin sayısını bulun. O sayıyı da yavaş yavaş kaza ederek azaltın. Eğer hiçbir rakam tespit edemiyorsanız, buluğ çağından sonraki yılların toplamından orucunu tutmadığınız yılları çıkarıp onu kaza edersiniz. Allah'a emanet olun.
Ölüm vaktine kadar öğrenme azmimiz devam etmelidir. Yılmak yok, bıkmak yok. Kur'an, kendi lisanından okunmadıkça asıl Kur'an olmaz. Biraz daha sabredin. Allah yardımcınız olsun.
Muayyen bir işe tahsisi edilmiş bir vakıf arazisi üzerine yapılan bina ile genel vakıf denebilecek bir arazi üzerine bina yapılması aynı değildir. Büyük bir ihtimalle bu ayrıntı gözetilmiştir. Çünkü mevcut kanunlarda da bu durum vardır. Üzerinde yapılı duran bir cami, medrese yıkılıp da yerine bina yapılmamışsa endişe etmeniz gerekmez. Allah huzurunuzu daim kılsın.
Mest, bir ihtiyaçtır; gerekli gören kullanır. Yaşı ve zamanı yoktur. Allah'a emanet olun.