Fetva Meclisi
Soru
Hocam gözümüzle kitap okuyup takip edebiliyoruz. Acaba Kuran-ı Kerim’i de gözümüzle okuyup hatim edebilir miyiz? Yoksa mahreçlere dikkat edilmesi mi gerek? 2.sorum da, torunumuzun adını İrem nur koyduk ama çok hırçın ve huysuzluk yapıyor. 2 yaşında. Gören fikir sahipleri isminin kötü olduğunu kaldıramadığını değiştirmemiz gerektiğini söylüyorlar. İrem adında inkârcı bir kavim olduğunu onların bahçelerinin İrem olduğu söyleniyor. Ne yapalım değiştirmek gerekli mi? Bir de huysuzluğu için hocaya okutun diyorlar, ne yapalım?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Kur'an oku, onu sev, onunla amel et... Gerisi ayrıntı.
Selamünaleyküm. Değiştirmeniz şart değildir. Keşke koymasaydınız ama ilavesi ile telaffuz edebilirsiniz. Değiştirebilirseniz o da iyi olur, kalbiniz rahat eder.
Bu sözlerin ne kadar çirkin durduğuna dikkat ediyor musunuz? Kur'an okumak ve sapıtmak! Bir arada olması mümkün olmayan sözler bunlar. Mesele sizin baktığınız gibi çapraz bakıştan kaynaklanmaktadır. Ne Kur'an okumak sapıklıktır ne da filan kitapları okuyan sapıtır. Bir mürşidi olmadan kendi başına işler yapmaya çalışanların önünde bu tür sorunlar bulunur. Bir hoca efendinin irşadı ile yol alanlar için bu sorun yoktur biiznillah. Biraz daha dengeli ve kapsamlı düşünmek gerekiyor. Bir de bir okumayla her şeyi halledeceğini zannetmek yanlış bir anlayıştır, bunu da bilesiniz.
Selamünaleyküm. Bir süreliğine meal okumayın, ilmihal ve benzeri kitapları inceleyin. Bu durum sizde hastalığa dönüşebilir, dikkatli olun. Kur'an'ın kendisini okuyun. Bu tür meseleleri incelemeyin.
Aleykümselam. Değiştirme düzeyinde bir gereklilik zannetmiyorum ama hoş isimler değil elbette.
Allah yardımcınız olsun. Şöyle bir okuma/okur olma/okur düşünür çocuk yetiştirme planı yapabilirsiniz: Okumak sözcüğü sizin için ebediyen değişmeyecek şekilde Kur'an okumayı hatırlatsın size. Her gün siz ve çocuğunuzun annesi Kur'an okuyun. Annesinin okuyamadığı günlerde siz okuyun o dinlesin. Bir sayfa da olsa her gün Kur'an okuduğunuzu, her sabah evin perdesini açtığınız gibi bir hayat gerçeği olarak görsün yavrunuz. Okuduğunuz Kur'an hatim olarak bitince de evde bir dua merasimi yapın. Özel yemekler yapın. Bunları yavrunuz ve müstakbel kardeşleri izlesin. Göreceksiniz yavrunuz Kur'an’ımızı hayatının bir parçası gibi görecektir. Misafir geldiğinde de okuyun. Hep beraber okuyun. Hasatlık olunca da, az da olsa okuyun. Böylece ‘Oku’ emri ile başlayan kitapla tanışsın yavrunuz. Bir günde veya bir haftada yoğun okuma yerine günlük az ama sürekli olanı tercih ederiz. Bu aynı zamanda sizin maneviyatınızın güçlenmesine de vesile olacaktır. Evinize bereket inecektir. Bu noktadan sonra evinizde bir ilmihal kitabını her üç senede bir kere bitirin. Okuduğunuz kitaba notlar düşün, altını çizin. Anlayamadığınızı tekrar okuyun. Beraberce bir bilenden sormaya gidin. O kitap sizin fıkıh alt yapınızı oluştursun. Yalnız bu kitap çocuk için değildir. Onun için farklı yaşlarda farklı kitaplar alacaksınız. Üçüncü olarak da evinizde RİYAZUSSALİHİN adlı hadis kitabı bulunsun. O sizin musluğunuzdan akan su gibi size Peygamber aleyhisselamın ahlakını akıtacaktır. Onu evinizin suyu bilin. Erkam yayınları arasında çıkan sekiz ciltlik baskısını alabilirsiniz. O kitaptan, önceleri her hafta bir hadis ve şerhini okuyarak başlayın. Misafir gelince de okuyun, onlara da faydanız dokunsun. Misafirliğe giderken çocuğunuzun çamaşır çantasını götürdüğünüz gibi kitabınızı da götürün, gittiğiniz yerde de okuyun. Pikniğe giderken götürün. Böylece eviniz biiznillah salihlerin bahçesine dönüşsün. Sakın bir hadis ve iki sayfalık şerhi diye küçümsemeyesiniz yaptığınızı. Siz de bebek iken birkaç damla süt alıyordunuz ağzınıza ama bugün büyük bir adam/kadın oldunuz, değil mi? Damla damla büyümemiz realitemizdir. İlk zamanlarda kitabın üslubuna alışana kadar anlayamadığınız yerleri bir bilene sormanızda sakınca olmaz. İlk zamanlarda değil ama ileriki dönemlerde mesela iki yıl sonra bir tefsire ihtiyacınız olabilir. O zaman da M. Toptaş’ın ŞİFA tefsiri ile başlarsınız. Kısa surelerin tefsirini okursunuz. Fatiha suresinin tefsirini okursunuz. Onu o zaman programlayabilirsiniz. Evinizde üç kitaplık bulunsun. Birinci kitaplıkta evdeki herkesin ve gelmesi muhtemel misafirlerin sayısında Mushaf olsun. O kitaplığa MUSHAF KİTAPLIĞI deyin. Oraya başka kitap koymayın. İkinci kitaplıkta diğer kitaplarınız bulunsun. Üçüncü kitaplığı da çocuğunuzun/çocuklarınızın kitaplığı olarak belirleyin. Çocuklar o kitaplığı kendilerinin olarak bilsinler. Onlar için yaşlarına göre kitaplar alın, oraya koyun. Önceleri kitaplarını yırtsa da ses çıkarmayın. Onun kitabı yırtması bile bir okutma eğitimi olacaktır biiznillah. Evinizde bir genel ansiklopedi bulunabilir. Müslüman yayın evlerinin çıkardığı romanlar bulunabilir. Yazarı mü'min olmayan kitapları evinize sokarken bile bile zehir kullanacağınızı unutmayın. Her şehirde bir hastane bulunacağı gibi sizin evinizde de bir İHYAUULUMUDDİN bulunsun muhakkak. Bir zaman sonra da olsa ona muhakkak müracaat edeceksiniz. Evinize gelen dede ve ninelere, misafirlere çocukların yanında kitaplığı ve kitapları konuşun. Onlar o esnada oynuyor olsa bile siz bunu yapın. İnsanların hatta en yakın çevrenizin sizi ciddi bir şekilde takdir edip benimseyeceğini zannetmeyesiniz. Kitap gariplerin dostudur. İnsanlar siz kitaptan söz ettikçe sizden uzaklaşabilirler. Siz de kitaplarınızla akraba olursunuz. Bu programın başarısını büyük oranda eşinizin de size katılması oranı kadar olacaktır. Bu nedenle ittifak ederek yürütün bu planı ki daha başarılı olabilesiniz. Ve duasız nefes alamazsınız. Çok dua edin. “İkra” ümmetinden olmanın hakkını verebilmek için. Allah’a emanet ederim sizi.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Direkt ölümü istemek doğru değildir. Yaşamak hayırlı ise onu, ölüm hayırlı ise onu istemek doğru olandır.
Selamünaleyküm. Kalbin senin hocandır; bak seni nasıl sıkıştırıyor, onu dinle.
Selamünaleyküm. Baliğe olmamış bir kızın kâğıt üzerinde evlendirilmesi söz konusu olabilir ancak bunu sadece babası yapar. Eşi olacak biri ile beraberliği ise bir çeşit doktor raporu ile mümkündür.
Selamünaleyküm. Madem orası faizi alınacak bir yerdir, neden orada duruyorsunuz. Geri gelsenize! Bu sözün uygulama alanı ve zamanı orası değildir. Savaş durumundaki kâfirlerden böyle bir faiz alınabilir. Bu da onları çökertmek içindir. Hâlbuki siz bankaya girdikçe onlar kazanıyor, siz çöküyorsunuz.
Selamünaleyküm. İstiğfar edin, tekrarlamayın, doğrusunu yapın. İnşaallah vebal yoktur.
Selamünaleyküm. Bulunduğun yerdeki belediyeye gidip durumu anlat ve zararı ödeyeceğini söyle; makbuz karşılığı parayı öde ve kurtul.