Fetva Meclisi
Soru
Hocam Kur’an hakkında bilmeden şu cümleleri sarf ettim "Kur’an’da beş vakit yok, yazmıyor, Kur’an’da her şey yazmıyor, Kur’an’da her şey açık açık yazmıyor." Sonradan öğrendim ki beş vakit yazıyormuş. Çok endişeliyim, imanıma bir zarar gelmiş midir, tövbe etmem gerekir mi ve küfür var mı? Bilerek böyle şeyler söylemedim. Ek olarak "Kur’an’da namazın nasıl kılınacağı da yazmıyor, vakti de yazmıyor bunları peygamberimizden öğreniyoruz o göstermiş, öğretmiş.” Bu cümleler için tövbeye gerek var mı?
Cevap
Benzer fetvalar
Doğru bir yoldasınız. Bunun için de şeytan sizi rahat bırakmıyor. Bu şu demektir; sizde taşlanacak meyveli ağaç var, bu nedenle de taşlara hedef oluyorsunuz. Yılmadan devam edeceksiniz ve sonunda biiznillah kazanacaksınız. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Tevbe etmek sıfırlamaktır. Geçmişi karıştırmadan ihlasla yeni yolunuza devam edin.
Bundan sonrasına dikkat et. Tevbeni koru. Allah’a emanet ol.
Evet, hayatın gerçeği budur, böyledir. Yalnız bu sürekli böyle gitmez. Bir süre sonra toparlayabilirsin. Şeytan seni perişan etmesin. Şu andaki durumunu mevsim değişikliği gibi anlamaya çalış. Aileni ihmal etme. Farzlarda hiçbir şekilde aksaklık yapma. Haramlardan uzak dur. Çok geçmeden vakit bolluğu ve planlı iş yapma düzeyine geleceksin. Bu da bir imtihan ve bu da bir süreçtir.
Selamünaleyküm. Namaz kılmanız ve yılmamanız lazımdır.
Bu tür ifadeleri araştırmanın ne imana ne de pratik Müslümanlığımıza bir yararı yoktur. Olduğu gibi iman edip irdelememek kurtuluştur. Bu nedenle tarih boyunca bu meseleler hakkında yazılıp çizilenlerle meşgul olmamayı size tavsiye ederiz. Kulluk için daha acil ne gerekiyor ona bakmamız lazımdır.
beş vakit konusundaki diğer fetvalar
Sahib-i tertib kimse kazaya kalan namazını kılmadan diğer vakti gelen vakit namazını eda edemez. Önce kazaya kalanı kılmalı sonra vakit namazını eda etmelidir. Kazasından önce kıldığı tüm vakit namazları mevkûf (askıda) sayılır. Kaza etmeden kıldığı vakit namazlarının sayısı beşe ulaşıp da bu beşinci vakit namazının çıkmasıyla sahib-i tertib olmaktan çıkar. Şöyle ki sahib-i tertib sabah namazını kılmamış olsun. Bu kimse sabah namazının kazasını kılmadan, öğle, ikindi, akşam, yatsı ve sabah namazını, kaçırdığı vakit namazını kaza etmeden kılarsa sahib-i tertib olmaktan çıkar. Bu şu anlama gelir; Bu kimsenin vakit namazlarının sırasını gözetme şartı yoktur. Aynı şahıs örneğin akşam namazından sonra kaçırdığı sabah namazını kaza edecek olursa önceki kıldığı vakit namazlarını (öğle, ikindi akşam) tekrar kılması gerekir. Beş vakte ulaşmadan kazaya kalan namazını kıldığından sahib-i tertibliği devam etmektedir. Dolayısıyla namazları sırasıyla kılma zorunluluğu devam etmektedir. Daha detaylı bilgi için Ömer Nasuhi Bilmen hocanın, "Büyük İslam İlmihali" eserine müracaat etmenizi tavsiye ederim.
İşe bulunduğunuz çevreden başlayın. Namaz kılan bir arkadaş muhiti oluşturmaya çalışın. Namazla ilgili kitap da okuyabilirsiniz.