Fetva Meclisi
Soru
Hocam, Kur'an-ı Kerim'de muhtelif ayetlerde, bir insanı kasıtlı öldürenin ebedi cehennemlik olduğu geçmekte. Sahih bir hadisi şerifte ise 99 kişi öldüren ve tevbe etmek isteyen hatta 100'e tamamlayan insanın rahmet melekleri tarafından götürüldüğü bildirilir. Bu durumu nasıl anlamalıyız?
Cevap
Benzer fetvalar
Cennete girmenin ana şartı Allah’a iman etmiş olmaktır. İman edip imanın gereklerini yapanlar için cennet vaadi vardır. İman etmeyenler için ise cehennem vardır. İman etmemiş sayılan hiç kimse için asla cehennemden kurtuluş umudu yoktur. İman ettiği hâlde imana aykırı günah işleyenler, günahlarından hakkıyla tevbe ederlerse ve o şekilde ölürlerse onların da cennette olmalarında sıkıntı yoktur. İman ettikleri hâlde günah sahibi olanlar tevbe etmeden ölürlerse onların durumu Allah’a kalmıştır; dilerse affeder direkt cennete koyar, dilerse de cehenneme koyup belli bir ceza çektirdikten sonra cennete koyar. Kime ne yapacağını burada bilemeyiz.
Selamünaleyküm. nBunun gibi pek çok hadis vardır. Bu bir kuraldır: Cehennemde sıfır imanlı olanlar yani kâfirlerden başkası sonsuza kadar kalmayacaktır. Müm'inler ise dünya hayatında günah işledilerse ve tevbe etmeden öldülerse, günahlarının gerektirdiği kadar cehennemde kalacaklardır. Sonra da Allah Teâlâ'nın lütfu ile cehennemden çıkıp cennete gireceklerdir. Tabii bu durum, mü'minin günahlarını Allah Teâlâ'ınn affetmemesi hâlindedir. Af görürse zaten kurtulacaktır. Allah Teâlâ sonumuz hayertsin.
Ashab-ı Kiramdan itibaren bu ümmetin büyüklerinin, ulemasının inandığı şudur: a- Cennet iman ile ölenlere, cehennem küfür üzere ölenlere ebedî olarak tahsis edilecektir. b- Kâfir olarak ölenler için ayrıntı yoktur, direkt cehenneme girecek ve ebedî olarak orada kalacaklardır. c- Mümin olarak ölenlerden günahı olmayanlar ebedî olarak kalmak üzere cennete gireceklerdir. d- Mümin olarak ölen ama günahları olanlar ise Allah Teâlâ’nın dilemesine kalmışlardır; direkt affedip cennete koyabileceği gibi belli bir süre cehennemde cezalandırıp cennete de koyabilir. Allah Teâlâ’nın muradının nasıl tecelli edeceği hakkında rakamlı, ölçülü bir görüş beyan etmek mümkün değildir. Mesela, bu dünyada yaşarken günahkâr olan ama şu veya bu sıkıntılara sabır ve imanla dayanabilen ve imtihanı kazananlar o çektikleri sebebiyle direkt cennete girebilecekleri bir af görebilirler. Böyle bir beklentinin elimizde kati ve rakamsal bir ölçüsü yoktur. Ayetler ve hadislerde umut eksenli ifadelerden genel olarak anlaşılan bir sonuçtur bu. e- Bu kural ulemanın genel olarak çizdiği çizgiyi yansıtır. Şaz denebilecek tek tük tahminler, mantık oyununa dayalı beyanlar da varsa bile ilmî bir değeri yoktur.
Katilin cezasını devlet verir, bireyler ceza veremezler. O arkadaşınız ahiretini harap etmek istiyor. Allah'tan korksun, babasını kaybettiği gibi cennetini de kaybetmesin. Hesabı Allah'a bıraksın. Allah'ın göreceği hesap onu daha mutlu eden bir hesap olur muhakkak. Bunu ona söyleyin.
İman ehli kimseyle ilgili elimizdeki mevcut bilgiler, sevaplar ve günahlar tartıldıktan sonra sevaplar ağır basarsa cennete gireceği günahlar ağır basarsa Allah'ın izin vereceği kimselerin şefaat edeceği şeklindedir. O kimse hakkında şefaat de söz konusu olmazsa cehennemde Allah'ın takdir buyuracağı süre cehennemde kalıp sonunda ebedi cennete girecektir.
Aleykümselam. Tövbe edip istiğfar etmelidir. Tövbesinde samimi olur ve salih ameller yaparsa Allah Ğafûr ve Rahîmdir. Siz de öyle birini arkadaş olarak adlandırmamalısınız kendinize.