Fetva Meclisi
Soru
Üç kişi kurban ortağı olduk, 6000 TL. Bir kişi 1500 lirasını veriyor ve bir hisse alıyor, iki kişi ise 4500 lira verip üç hisseyi paylaşıyor. ‘Böyle kurban olmaz’ diyenler var, ‘olur’ diyenler var, böyle kurban olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bir hisse kaç para ise onu veren kişi o hisseye sahip olabilir. Ama bir hisse mesela elli lira ise üç kişi bölüşüp o elli lirayı topluyorlarsa böyle kurban olmaz.
Selamünaleyküm. Bir hayvan, kurban edilmek üzere satın alındığından BİR KİŞİ VEYA YEDİYE KADAR KAÇ KİŞİ OLURSA OLSUN o kurbanlık o hâliyle Allah için hasedilmiş olur. Artık onun üzerindeki her değişiklik en azından mekruh olur. Buna göre de geri kalan arkadaşlar onu kendi aralarında üstlensinler yeni bir ortak almayın.
Selamünaleyküm. Kurbanda ödenen ücretin de bölüşülen etin de eşit olması gerekir. Hissedarlardan birinin eksiğini diğerleri karşılayabilir. Bu onların o hissedara bağışı olur. Tabii gönülleri ile yaparlarsa.
Üçte birinin dağıtılması mecburi değildir. İhtiyaç görülür, fırsat bulunur ve benzeri durumlar dikkate alınarak dağıtılır ama mecburi bir dağıtma değildir bu.
Selamünaleyküm. Bir hissenin iki kişiye bölünmesi caiz değildir.
Selamünaleyküm. Üç kişi, diğer dört kişiyi de niyet ederek para verdilerse bir sıkıntı yoktur.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Bu konuda yapabileceğimiz çok şey yoktur. Ne yazık ki, zevklerimizi din edindiğimiz bir zamanda yaşıyoruz. Size tavsiyemiz şudur: Bu kullanmama konusunda abartılı olmayın, iddialı konuşmayın. Ucundan kenarından sizin de o ürünleri kullanıyor olabileceğinizi unutmayın. Sözünüzün geçeceği kimselere bunu hatırlatın ama tartışıp inat zemini oluşturmayın. Ve ilke olarak da 'zorunlu durumdaki ihtiyaçlar' ve 'ertelenebilirler' listesi yapmaya çalışın. Allah yardımcınız olsun.
Bu sıkıntıyı yaşayan kardeşlerimizin öncelikle doktora görünmelerinin zaruri olduğu kanaatindeyiz.
Önce hastalığınızı söyleyin. Şu hastalıktan tedavi görüyorum, deyin. Bunu kabul ederse konuşun. Kimlik sorgulaması, evlilikten beklentisi, sizin beklentileriniz gibi konuları aşmayın birinci seansta. Bu seansta kalbiniz ısınırsa, o da evet derse ikinciye geçersiniz. Hastalığınızı gizlerseniz ve sonra öğrenilirse o haklı olacağı bir tartışmaya girebilir.
Ölenin arkasından yas tutmak, matem ile yaşamak yoktur. Doğal olarak üzülen, ağlayan insanın haline ise denecek bir şey yoktur. Kurallaştırılmış ya da benimsenmiş bir yas tutma, matem yapma dinen caiz olmayan bir iştir. Sadece kocası ölen kadının iddet beklemesi vardır. Bu iddet bekleme dört ay on gündür. O esnada kadının ihdad dediğimiz bir uygulaması vardır. O uygulamayı bir çeşit yas tutma olarak görebiliriz. Bu da sadece kocası ölen kadın içindir zaten.
Tarif ettiğiniz gibi bir temizlik tamamdır, vesveseye gerek yoktur. Allah kabul etsin.
Bu toplumda dudağı deldirmek bir örf değildir. Örf olmayan bir uygulama özellikle de bedene zarar verme tarzında ise kerihtir, yapmayınız.