Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm. Hocam, kuyumcu olarak bilmemiz gereken fıkıh ölçüleri nelerdir, çalışırken nelere dikkat etmemiz gerekmektedir?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Kartla satış yani paranızın anında sizin elinize geçmemesi sıkıntıdır. Tek ihtimal, taksit olmayan yolla hesabınıza geçen paranın bir ihtimal caiz olabileceğidir. Allah işinize kolaylık, kalbinize huzur versin.
Selamünaleyküm. Fetva verecek biri ile sizin Allah katında ne farkınız var; fetva veren kişi, dinden taviz verme yetkisi olan biri değildir ki! Onunla sizin ne farkınız var; siz, ateşten kendinizi koruyacaksınız, sizin adınıza o yanacak, bunu mu demek istiyorsunuz? Dinimiz, bir sistem değildir, dindir. Din, kıyamete kadar değişmeyecek kuralların adıdır. Bu mantıkla bakıldığında kadınların tesettüründen, oruca kadar her şeyde aynı kural geçerli olur. Altın ve gümüşün nakitle satılması kuralı hadisle sabit bir konudur. Hiç kimse bu hususta ilave bir kelime söyleyemez. İçtihada dayalı bir mesele değildir. Allah'a emanet olun.
Kuyumculuk özel fıkhı olan bir meslektir. Altın ve gümüşün satışı diğer malların satışı ile aynı değildir. Bilhassa kredi kartı ile satışın yaygınlaştığı bir ortamda helal bir kuyumculuk çok daha zor hale gelmiştir. Size kolay anlaşılabilecek bir özet yapayım: Altın ve gümüşün ticareti helal olması için ticaretin, satışın yapıldığı anda teslimat ve ödemesi ile bitmiş olması gerekmektedir. Kredi kartı ile yapılan satışta ise ödeme daha sonra teslim alınacağından sakınca ortaya çıkmaktadır. Kuyumculuk dışında bir meslekten rızkınızı temin etmenizi tavsiye ederim. Allah yardımcınız olsun.
Aleykümselam. Bu para senindir. Sorumluluğu da senin sorumluluğundur. Babanla bir ilgisi olduğunu söyleyemeyiz. Paranın kuyumcuda nasıl durduğu da önemlidir. Emanet olarak da vermiş olabilirsiniz. Kuyumcunun çalıştırması için de vermiş olabilirsiniz. Verdiğiniz zaman ne kadardı o da önemlidir. 81 gram altından fazla edecek bir para idiyse üzerinden bir yıl geçtikten sonra onun yüzde iki buçuk kadarını zekât olarak vermelisiniz. Eğer kuyumcu da üzerine kondu ise yani kâr etti ise ya da zarar etti ise her yıl son durumuna göre hesap yapıp zekât verirsiniz. Bir nedenle veremezseniz zekâtını, elinize geçtikten sonra topluca da verebilirsiniz. Zekât gerektikçe kurban da gerekmektedir. 81 gramdan az idiyse onun verilecek bir zekâtı yoktur. Kurbanı da yoktur.
Şöyle bir özetleme yapabiliriz: Ticaretin şartları açısından sakınca bulunmayan bir metaın satışı için alışveriş anında ve mekânında alıcı/satıcı bulunduysa bu ticaret tamamdır. Esas olan da budur. Yapısı gereği kapalı olan bir şeyin mesela cevizin o şekilde satılması bir görememe değildir. Bu ticaret de tamamdır. Bir nesnenin örneğini görerek alışveriş yapmak da caizdir. Örneğin diğerleri aynısı çıkmazsa zaten müşterinin iade hakkı olur. Özellikle Hanefi mezhebi müçtehitlerinin ağırlıklı içtihadı ile göz önünde olmayan bir malın alıcı açısından yeterli şekilde tanınmış olması durumunda ticareti caizdir.
Evet, doğru söylüyorsunuz; altın ve gümüş ticaretinde ve ona benzetilerek de döviz ticaretinde diğer ticaret alanlarında olmayan farklı kurallar vardır. Bu kuralları şöyle özetleyebiliriz: Alışverişin yapıldığı yerden alan ve satan ayrılmadan malın ve paranın karşılıklı olarak teslim edilmiş olması gerekir. Bu durum altının altın ile değiştirilmesi veya para ile satılması durumunda aynıdır. Ve satılan ile bedelinin tamamının o ortamda teslim edilmesi gerekir. Mesela ödemenin bir bölümünün sonra yapılması mümkün değildir. Bu alışveriş türünde “geri verebilme şartı” getirilemez. Satılan satılmıştır ve işlem bitmiştir. Altın altın ile değiştirilirken mesela eski bir bilezik yeni bir bilezikle değiştirilirken gramlarının denk olması şarttır. Altın ile gümüş değiştirmek gibi iki farklı cins olursa gramlarının aynı olması gerekmez. Altının işlenme farkı, eski yeni olma farkı bu kural açısından hükmü değiştirmez. Piyasada altın ürünlerin gramla satıldığı bir ortamda kural böyledir. Eğer belli ürünler belli piyasalarda gramla değil de mesela bileziğin tanesi şu kadar şeklinde satılıyorsa bu kurala bağlı kalınmayabilir. Altın ve gümüş ile alakalı bu kurallar her ikisinin de fiyatı belirleyen değer olmaları nedeniyledir. Altın ve gümüş yerine bugün kullanılan para birimleri de altın ve gümüş gibidir. Dolayısıyla a ve b maddelerinde zikrettiğimiz hükümler döviz çeşitleri için de geçerlidir. Bu nedenle de mesela 1000 lirayı 1001 liraya satmak faiz kabul edilir. Faiz ise haramdır. Ama 1000 lirayı 500 dolara satmak faiz değildir. Altın ve gümüş iki farklı değer olduğu gibi lira ve dolar da iki farklı değerdir. Farklı olduklarında aralarında denklik olması gerekmez. Biri peşin diğeri taksitle olması da bu hükmü değiştirmez. İnternet gibi bir yöntemle altın ve döviz ticareti yapıldığında alıcı ve satıcı aynı anda ekran başında bulunuyorlarsa bunu a maddesindeki kurala uygun kabul ederiz. Bu durumda ödeme de aynı anda hesaba geçmiş olmalıdır. Kredi kartı ile altın, gümüş ve döviz ticareti yapılabilmesi için kartın dolu olması yani satın alırken satıcının hesabına hemen nakit geçmesi durumunda sıkıntı yoktur. Taksitlendirme gibi seçeneklerde ise caizlik ortadan kalkar. Muasır âlimler, altının fiyat belirleyen değer olarak değil de sıradan bir ticari meta olarak görülmesi de mümkün olabilir mi şeklinde incelemeler yapmaktadırlar ama bu incelemeler henüz yukarıdaki fetvaları başka türlü anlayabileceğimiz boyutta kabul görmemiştir.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Aleykümselam. Biz yemeklerde, seçici davranıyoruz. Hiçbir yer Mü'min için tertemiz değildir artık, dikkatli olmaya mecburuz. 'Nereden ve hangi eti aldığını' sormamız kadar tabii ne olabilir ki?
Aleykümselam. Önce siz! Önce kendiniz! Sonra insanlar. Siz zirvelere doğru yükselmeyi gaye edinin. Yükselin, tertemiz yaşayın, Allah önünüzü açacaktır. İlkenizi netleştirin: Önce siz sonra herkes!
Aleykümselam. İnşaallah öyle değildir. Daha dikkatli olunuz. O tuvaletler yaşlı ve zarureti olmayanlar için uygun değildir.
Aleykümselam. Her iki konuda da yanılgı içinde olan biri ile karşılaşmışsınız. Uzak durup bu tür tartışmalara girmemenizi tavsiye ederiz.
Aleykümselam. Boş bir söz söylemişsiniz. İstiğfar edin, yapacak bir şey yoktur.
Aleykümselam. İstimna yani el ile boşalmanın hükmü ile alakalı bir durumdur bu. Prensip olarak öyle bir şey caiz değildir. Bazı fukaha, zina noktasına gelen için zinadan daha hafif bir haram olacağı ilkesinden hareketle yapılabilirliğini söylemişlerdir. Mesele budur.