Fetva Meclisi
Soru
Selamün Aleyküm Nureddin Hocam İnternet ortamında gördüğüm bir yazının laiklikle ilgili Hadis'i Şerif olduğu yönünde bir iddia var. Size bu konunun aslı hakkında yani sahih hadis olup olmadığını sormak istiyorum. Selametle kalın hocam. Yazı aşağıda; Peygamberimiz buyurdular ki : Dikkat edin,İSLAM bir dairedir. Döndüğü müddetçe siz de kitapla beraber o dairenin içinde dönünüz.Dikkat edin, kitap ile sultanlık (din ve devlet işleri) birbirinden ayrılacak.Dikkat edin,onlar sizin başınıza emir(idareci) olacak.Sizin aleyhinize olan,kendilerinin lehine olan şekilde hükmedecekler.Eğer onları dinlemezseniz sizi öldürecekler,itaat ederseniz sizi sapıtacaklar.Onlara karşı Hz.İsa(a.s)'ın arkadaşlarının davrandığı gibi davranın.Onlar ki testerelerle biçildiler,çarmıha gerildiler ama yine de davalarından vazgeçmediler..Allah'a itaat ederek ölüm,Allah'a isyan ederek yaşamaktan daha hayırlıdır.. (Kaynak: Taberani- Mücemül Kebir,Mücemül Sağir,Müsnedüs-Şamiîn)
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Hiçbir mü'mine faydası olmayan bu tartışmalardan uzak kalmak gerekir. Ne siz ikna edebilirsiniz ne de o sizi ikna edebilir. Sadece mü'minlerin enerjisini boşa harcama lüksünü şeytana tattırmış olursunuz. Bu fikirlerin sahiplerini kendi icatları ile başbaşa bırakmalısınız.
Aleykümselâm. Güzel kardeşim, samimi ifadeleriniz için teşekkür eder, duanızı beklerim. Siz de takdir ettiğiniz gibi bizim takip ettiğimiz konular sizin beklentinizin dışındaki konulardır. Size özellikle şunu tavsiye ederim: Bugüne kadar o tür insanları ikna edebilmiş biri vardır veya yoktur denecek kadar azdır. Kendinizi yormayın o tür meselelerle. Biz imanımızı korumaya, çevremize etki etmeye, iyi örnek olmaya gayret ederiz, hidayet Allah'tandır. Sabredin ve kazanın. Allah'a emanet olun.
Aleykümselam. a- Sözünü ettiğiniz hadisin daha sahih kaynağı Buhari'dir. Hadiste sahihlik açısından bir sıkıntı yoktur. b- Hadisin gösterdiği işaretlerden biri fesatçıların gıybetinin caiz olmasıdır. Sözü edilen kişi Uyeyne bin Hısn veya başka biri, kabilesinin önde gelenlerinden ama şerli bir kişi idi. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem iyi bir mü'min olma umudu ile ona hak etmediği halde hoş davranmıştır. c- Hadisin ortaya çıkardığı ikinci netice mü'min tavrı olarak MÜDARAT'tır. Müdarat, din veya dünya işlerinden biri için dünyalıktan feda etmektir. Aynı şey dünyalık bir şey uğruna dinden feda etmek şeklinde olursa buna MÜDAHANE denir ki o makbul değildir. Netice olarak Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem o kişinin hem herkesçe bilinmesini sağlamış hem de şerrinden emin olunacak şekilde ona tatlı bir dil kullanmıştır. Olmayan bir şeyi var göstermesi de söz konusu değildir.
Sorduğun konu, ulemanın ihtilaf ettiği meselelerden biridir. Bu yüzden meseleye ne “kesinlikle yapılmaz” ne de “şartsız, kayıtsız sünnettir” denilerek yaklaşmak doğru olmaz. Resûlullah Efendimiz ﷺ’in kabir başında doğrudan Kur’an okuduğuna dair sahih bir hadis elimizde yok. Ziyaret ettiğinde selam verir, dua ederdi. Sahabiler de aynı şekilde hareket etmişlerdir. Ancak bu, Kur’an okunamaz anlamına gelmez. Çünkü Kur’an okumak başlı başına bir ibadettir. Kabirde değil evde bile okunsa ruhlara bağışlanabileceği pek çok fakihe göre caizdir. Özellikle Hanefî, Şafii ve Hanbelî fakihlerinden bu yönde görüşler vardır. Hatta bazıları özellikle Yâsîn Suresi’nin okunmasının hem ölmek üzere olana hem de kabirdekine faydalı olacağını belirtmiştir. Bu konuda Hazreti Peygamber’den gelen “Yâsîn okuyunuz” hadisi vardır ama kabirde değil, ölüm anındaki kişiye okunmasına dairdir. Günümüzde kabirde Kur’an okunmasını “bidattir” diye toptan reddedenler varsa da bu işi sırf ibadet niyetiyle, sevabını ölüye bağışlamak niyetiyle yapanları da yadırgamak doğru değildir. Kimse bunu dinin değişmez bir parçası gibi görmüyor, sadece Kur’an’ın rahmetiyle meyyite fayda ulaşsın ümidiyle hareket ediyor. Bu durumda mesele niyete dayanır. Riya, gösteriş, bidatleşmiş toplu uygulamalar, hele hele Kur’an’ı ticarete dökmek gibi yanlışlara bulaşmadan, sessizce okunursa bunda bir sakınca yoktur. Sonuç olarak, Peygamberimiz ﷺ bunu yapmamış olabilir ama bu, yapana günahkâr dememizi gerektirmez. Selef-i Sâlihîn’den bazı âlimler buna cevaz vermiştir. “Bu işi sünnettir.” diye değil, “Rabbim belki kabul eder.” diyerek yapanların hâlini Allah bilir. Yeter ki kimseyi itham etmeyelim, Kur’an’a da saygıda kusur etmeyelim.
Selamünaleyküm. Siz, kafa yiyecek yerde kafanızı her işe sokmamalısınız. Kendi kendinize ürettiğiniz bilgilerle sorun oluşturuyorsunuz.
Selamünaleyküm. Bu şekilde bir beyan çok tehlikelidir. Anlatmaya ve anlattığınız gibi olma gayretine devam edin. Bu sözü bu anlamda duymamış olun.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Nihayetinde bilgimizin kaynağı Allah Teâlâ'dır elbette ama burada kastedilen şey, o eserlere kutsiyet arz etmek, onları da vahiy gibi bir şey göstermek ise bunu sadece 'batıl' bir söz olarak addederiz.
Selamünaleyküm. Nasıl bir düğün yaptırıldığına bağlı olarak değişir bu hüküm. Kim hangi günahın işlenmesine sebep oluyorsa o, o günaha ortak olur.
Selamünaleyküm. Bu nikâhı düşürmez ama insanlığı düşürür.
Selamünaleyküm. Yüzde yüz haramla oluşan bir sofraya oturamayız. Karışık olan kazancın sofrasına ise tebliğ maksatlı olarak oturabiliriz ama karnımızı doyurmak gibi bir maksatla oturmak bizi zayıflatır, imani direncimizi eritir.
Selamünaleyküm. Oruç, eşler arasında iltifata, cima dışındaki ilişkiye mani değildir. Ancak herkes kendini bilir; işin nere varacağını bilen ya da fren sistemi sağlam olmayan oruçlu iken işi karıştırıp başını belaya sokmamalıdır. Oruçlu iken cima hâlinde keffaret gerekir. Cimanın dışında sevişme türü şeylerden dolayı boşalma olursa kaza gerekir. Kim boşalırsa ve ne boşalırsa boşalsın o kaza tutar. Allah Teala'nın Kuran'da, Ramazan gecelerini eşlerimizle yatak odalarında değerlendirmeyi bir tür gündüzün dinlenmesi olarak önümüze koyduğunu unutmayalım. Ramazanın orucu gündüzü içindir.
Selamünaleyküm. Ne kadar gülme hilesi ile karşılaşsanız da beş vakit namazınızdan taviz vermeyin. Namazın ehemmiyetini anlatan kitaplardan faydalanın ve geçmiş büyüklerimizin namaz hassasiyetini anlatan eserler okuyun. Cemaatle namaz kılmaya gayret edin. "Namazda gülüyorum" diyerek namazı bırakmakla, şeytanı güldüreceğini unutmamalısın.