Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm. Hocam ben ikilem de kaldım ne olur beni aydınlatırsanız sevinirim, hocam Kur-an Kerim de mesela; Müminun 102,103- Bakara 80,81- Yunus 27- Zuhruf 74. Hocam bu ayetlerde cehenneme girenin çıkamıyacağından söz ediliyor ve üstelik bunlar kafir veya müşrikler için söylenmiyor çünkü bunlar için tartı kavramı söz konusu değildir direk cehennemliklerdir ve hadislere baktığımızda zerre imanı olan cehennemden çıkıllacağı söyleniyor ve bunların kaynaklarına baktığımızda sahih hadisler, hocam nasıl olacak kafayı yiyeceğim, birisi Allah’ın kelamı kıyamete kadar korunacak olan diğeri sahih ve korunacağı söylenmeyen hadisler, hocam aydınlatırsınız sevinirim. Allah razı olsun ...
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. nBunun gibi pek çok hadis vardır. Bu bir kuraldır: Cehennemde sıfır imanlı olanlar yani kâfirlerden başkası sonsuza kadar kalmayacaktır. Müm'inler ise dünya hayatında günah işledilerse ve tevbe etmeden öldülerse, günahlarının gerektirdiği kadar cehennemde kalacaklardır. Sonra da Allah Teâlâ'nın lütfu ile cehennemden çıkıp cennete gireceklerdir. Tabii bu durum, mü'minin günahlarını Allah Teâlâ'ınn affetmemesi hâlindedir. Af görürse zaten kurtulacaktır. Allah Teâlâ sonumuz hayertsin.
Selamünaleyküm. Bu konudaki kural şöyledir: Mü'min, emribilmaruf ve nehyianilmünkeri muhakkak yapacaktır. Kendisi aynı hatayı işleyen de bu görevi yapmalıdır. Çünkü, bir hatayı işlemek bir hata ise, işlenmesine seyirci kalmak da başka bir hatadır. Aynı zamanda iki hatayı işlemektense biri ile yetinilmelidir.
Selamünaleyküm. Bir insan namazın Allah'ın emri olduğuna ya iman ediyordur ya da etmiyordur. İman ediyorsa, cehennemde ebedî kalmaz. Çünkü namazı inkâr etmek yani kabul etmemek cehennemde ebedî kalmayı gerektirmektedir. İman ettiği hâlde kılmayan ise kılmadığının karşılığı olarak cehenneme girecektir ama inşallah Allah Teâlâ'nın ona takdir edeceği cezadan sonra cehennemden çıkacaktır. Ulemamızın özetlediği durum budur. Uygun bir nikâh yaptıktan sonra bir arada olmamanızın nikâha zararı yoktur. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Allah Teâlâ'nın 'biz' buyurması bir azamet ifadesinden dolayıdır. Kayınpederinizin derslere gelmemesi pek tabii hakkıdır. Dediklerinde de onun zaviyesinden haklıdır. Demek ki bu ders, onun kalbine feyiz verebilecek düzeyde değil. Bu kadar basit. Bari bize dua etsin ola ki duası tutar. Allah'a emanet olunuz.
Cennete gidiş güzergahında cehennemin bulunduğunu düşünürsek, mü'min kâfir herkes cehennem üzerinden geçecektir. Buna SIRATTAN GEÇME denmektedir. Mü'minler oradan cehenneme düşmeden geçecektir. Kâfirler ebedi kalmak üzere cehenneme düşecekler, günahkâr mü'minler de takdir edilen cezalarını çekmek üzere ateşe gireceklerdir. Böylece herkes oraya varacak ve orayı görecektir. İnşaallah âyetten kastedilen budur. Başta Abdullah bin Mesud olmak üzere pek çok müfessirin izahı bu şekildedir. Allah Teâlâ hepimizi muhafaza buyursun.
Okuduğunuz ilmihal kitabından daha fazla akaid bilgisi sizin için bile bile kafa karıştırmaktır. Siz dininizi yaşamak için öğreniyorsanız, size gerekmez. Hayır, tartışmak ve felsefesini yapmak için ise bulduğunuzu dinleyin, gördüğünüzü izleyin o zaman. Allah yardımcımız olsun. Bize bizi cennete götürecek bilgiler gerekiyor.
cehennem konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Tevbe yapıldıktan sonra adım adım da kazalar yapılıyorsa namaz borçlarından kurtulmuş olar biiznillah. Tevbeden sonraki hayat tertemiz hayattır. Yeter ki tevbede samimiyet olsun, istikrar olsun.
Ashabı kiramdan itibaren yüz binlerce ilim adamı arasında cehennem azabının sonsuz olmadığını söyleyen on kişi yoktur. Onlar da ilk üç asrın ulemasından değildir. İlk üç neslin uleması dışındakilerinin içtihatlarına saygılı olabiliriz ama kabul etmek zorunda değiliz. O ilmihalin neden o konuyu irdeleme ihtiyacını hissettiğini siz de benim kadar takdir ediyorsunuzdur. Allah, fitneye düşmekten hepimizi muhafaza buyursun.
Selamünaleyküm. Cennet inşaallah, kimsenin geçmişinden izin bulunmadığı bir yer olacaktır. Cehennemden iz kalmadan orada bulunacağız Allah’ın izni ile.
İnşaallah bir küçümseme yoktur, olması da zordur. Cehennem o şiirde 'büyük ateş' anlamına kullanılmış olmalıdır.
Bizim en temel itikat konularımızdan biri şudur: Makamı, kimliği ne olursa olsun Peygamber aleyhisselam efendimiz hariç hiç kimse ‘hatasız/masum’ değildir. Elbette âlim ile cahilin hatası arasında fark olur ama âlim de hata eder, cahil de. Böyle inanıyoruz. İkinci inandığımız değer de şudur: İmanı sarsacak bir hata olmadıkça bir insanın hatasından ötürü dışlanması gerekmez. Sözünü ettiğiniz isimlerin o konuda bazı muhalif beyanları olduğu iddia edilmektedir. Ümmetimizin ortak değerlerine aykırı kim ne derse desin onu reddederiz. Size tavsiyem şudur: Bu zamanda biz, dinimizin neredeyse kökten ortadan kaldırılmaya çalışıldığı bir saldırı altında bulunuyoruz. Bu yoğun saldırı altında iken geçmişteki insanların hataları ile vakit kaybedemeyiz. Eğer o sözleri söyledikleri açıkça ve kaynaklı şekilde sabit ise reddeder, işimize bakarız. Bu kadar basit. Yeter ki onlarla uğraşacak kadar vaktimiz kalsın. Allah’a emanet olun.
Bir: Kimin nasıl bir sonu olacağını bilemeyiz. En kötü insan bile cennetlik olarak gideceği bir son yakalayabilir. Çok iyi bildiklerimiz de ayağı kayıp helak olabilir. İki: Ahirete müteallik işlerle şaka yapmaya alışmak çok tehlikelidir. Cehennemin şakası olmaz. Fıkralaşabilecek konular değildir bu konular. Böyle bir soru mizah kokuyor. Aman dikkat edelim. Allah korusun. Bir söz koca bir alev olabilir.