Fetva Meclisi
Soru
Mehmet Akif'in, ‘cehennem olsa gelen, göğsümüzde söndürürüz. Bu yol ki hak yoludur, dönme bilmeyiz yürürüz’, diye bir mısraı var. Burada cehennemi küçümseme var mıdır? Dinlenmesinde veya okunmasında bir sakınca olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Kimin yolunun yanlış olduğunu araştırmak görevimiz değildir. Kalbimizin ısındığı hangisi ise onunla beraber oluruz.
Aleykümselam. Bilmiyorum!
Böyle bir sözün kaynağı yoktur olsa da ‘bizi cehennem azabından koru’ demeyi emreden ayetin özüne ters bir cümledir bu. Ebu Bekir radıyallahu anh ateş korkusundan ürperen bir insan olarak Rabbine gitti. Bu bir felsefe olabilir. O da sahabe felsefesi değildir.
Selamünaleyküm. Şair Akif'i, o günün şartlarında ele almazsak haksızlık etmiş oluruz. Bugün bizim alenen gördüğümüz sonuçları o gün görememiş olmasını makul kabul etmeliyiz. Her mü'min hata edebilir yapıdadır. Değerlendirmeyi, artılarının mı eksilerinin mi çok olduğuna bakarak yapmalıyız. Zor zamanın zor insanları olarak onlara rahmet dilemeliyiz. Dileriz Rabbimiz bizi de onları da rahmeti ile ihya eder.
Bir: Kimin nasıl bir sonu olacağını bilemeyiz. En kötü insan bile cennetlik olarak gideceği bir son yakalayabilir. Çok iyi bildiklerimiz de ayağı kayıp helak olabilir. İki: Ahirete müteallik işlerle şaka yapmaya alışmak çok tehlikelidir. Cehennemin şakası olmaz. Fıkralaşabilecek konular değildir bu konular. Böyle bir soru mizah kokuyor. Aman dikkat edelim. Allah korusun. Bir söz koca bir alev olabilir.
Selamünaleyküm. Küfrün her şeyi kötü olmayabilir ama bir küfrün kökten karşısındayız. İyisine iyi deriz ama o iyi, bizi onlara yaklaştırmaz.
cehennem konusundaki diğer fetvalar
Bizim en temel itikat konularımızdan biri şudur: Makamı, kimliği ne olursa olsun Peygamber aleyhisselam efendimiz hariç hiç kimse ‘hatasız/masum’ değildir. Elbette âlim ile cahilin hatası arasında fark olur ama âlim de hata eder, cahil de. Böyle inanıyoruz. İkinci inandığımız değer de şudur: İmanı sarsacak bir hata olmadıkça bir insanın hatasından ötürü dışlanması gerekmez. Sözünü ettiğiniz isimlerin o konuda bazı muhalif beyanları olduğu iddia edilmektedir. Ümmetimizin ortak değerlerine aykırı kim ne derse desin onu reddederiz. Size tavsiyem şudur: Bu zamanda biz, dinimizin neredeyse kökten ortadan kaldırılmaya çalışıldığı bir saldırı altında bulunuyoruz. Bu yoğun saldırı altında iken geçmişteki insanların hataları ile vakit kaybedemeyiz. Eğer o sözleri söyledikleri açıkça ve kaynaklı şekilde sabit ise reddeder, işimize bakarız. Bu kadar basit. Yeter ki onlarla uğraşacak kadar vaktimiz kalsın. Allah’a emanet olun.
Selamünaleyküm. Cennet inşaallah, kimsenin geçmişinden izin bulunmadığı bir yer olacaktır. Cehennemden iz kalmadan orada bulunacağız Allah’ın izni ile.
Dinimiz ‘bana göre/bence’ düzeyinde bir din değildir. Allah onları cehennemlik ilan ederken bizden birinin cennete taşımakta ki heyecanı neye göre belirlenecek, bu bir hastalık değil midir? Bizim öncelikle kendi durumumuzu, halifesiz, başsız bir ceset görüntümüzü konuşmamız ve çare üretmemiz gerekir. O tür bir sözün ilmi bir dayanağı yoktur. Öyle bir Yahudi ve Hristiyan da yoktur zaten.
Selamünaleyküm. Dini sahneye taşırken kendini nere taşıyacaksın? Cennete mi cehenneme mi? Evet, tiyatro yapılabilir ama ne vererek ve ne kazanarak bunu yapacaksın, değer mi? Bu hususa kendini kilitlememeni tavsiye ederim sana.
Gidince göreceğiz.