Fetva Meclisi
Soru
Hocam, İbni Teymiye veya İbn Kayyım cehennemin ebedi olduğunu söylemiş midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem dışında insan olup da tenkit edilemez olan yoktur. Bunu şaşmaz bir kanun olarak bilmeliyiz. Mesela Ebu Hanife gibi muhteşem bir insana bile hatalı olmak isnat edilmiştir. Yetiştirdiği talebeler onun sağlığında ona aykırı görüşler belirtmişlerdir. Bu ne onların hatalı olmasını ne de Ebu Hanife'nin değerinin düşmesini gerektirir. Allah hepsine rahmet etsin. İbni Teymiye veya başka biri için de bu geçerlidir. İbni Teymiye, bu Ümmet'in içinden yetişmiş zekâsı ve himmetiyle sivrilmiş şahsiyetlerden biridir. Kendi zamanındaki şartlardan, siyasi ve fikri çalkantılardan etkilenerek büyük bir ilmi faaliyet içine girmiştir. Kesinlikle hatalı olması mümkündür. İbni Teymiye'yi hatasız görmek sadece aptallık olur. İbni Teymiye'nin kendisi bir kere bunu kabul etmez. Ancak bir ilim adamının hata etmesi ile Ümmet'ine hıyanet etmesi aynı değildir. İbni Teymiye'nin itikadî konulardaki görüşlerinde en büyük iddiası selefle yani ilk iki nesille aynı şeyleri düşünme iddiasıdır. Onu tenkit edenlerdeki temel mantık da, kelam ilmi ile gelen son noktaya göre onun söylediklerinde yanlışlar bulunduğu iddiasıdır. Eğer İbni Teymiye'yi tenkit etmek için söz alırsanız, onu dinin dışına bile itebilirsiniz; onun yazılarında ve sözlerinde bunun için yeterli malzeme vardır. Hayır İbni Teymiye'yi de 'bizim' ulemamızdan biri olarak gören bir gözle bakarsanız, onu İmam Malik'ten ayrıt edecek çok şey bulamazsınız. Hele bu sözünü ettiğiniz meselede! Şunu vurgulamak isterim: Biz Ümmet'imizin mezarlığını karıştırarak ne elde ederiz? İlimde, cihadda, fazilette geldikleri seviyeye kulak verelim. Bir âlimin başka bir âlim tarafından tenkit edilmesine dair bir yazı bulan kendini mutlu hissediyorsa o mezarlıkçıdır; ölü kemikleri kurcalamaktadır. Mezarlıklarla uğraşırken dünyanın bize mezar edildiğini anlayamadık. Daha basiretli işler yapmak zorundayız. Allah'a emanet olunuz.
Selamünaleyküm. Bu Ümmet'ten on kişinin ne hâlde olduğunu kesin bir şekilde biliyoruz. O on kişi Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin garantisi ile cennettedir. Onların dışında kim olursa olsun herkes için söylenebilecek en ideal söz 'inşaallah iyidir, iyi gitmiştir' şeklindedir. Daha ilerisini konuşmak hatadır. Sadece, bize göre daha açık işaretler bulundukça daha umutlu konuşuruz o kadar. Zikrettiğiniz isimlerin ne durumda olduğunu bilemeyiz. Eserlerini, işlerini izleriz. Sadece başkaları onların işlerinde tenkit edilecek yönler buldu diye onları kâfir sayamayız. İşleri hatalı insan olarak görebiliriz ama bu durum sadece onlar için değildir. İşi, kimin kim olduğunu tayin etmek olanlardan olmamanızı tavsiye ederim size. Sırat'ı geçmiş gibi konuşmak akıllık değildir. Biz kendi derdimize bakalım, daha iyi bir iş yapmış oluruz.
Selamünaleyküm. Bildiğiniz bir hatanız yoksa evham etmenize gerek yoktur. Bir de arkanızda sizden daha âlim birinin bulunduğunu biliyorsanız onun önüne geçmeyin. İmamlık bir meslek değildir; her mü'min namaz kılar ve kıldırır. Bunu böyle bilin ve cemaat sevabını kaçırmayın. Bu arada da bir ilmihal kitabını, bilen birinden muhakkak ders olarak okuyun. Allah amellerimizi kabul buyursun.
Selamünaleyküm. Mü'minler, bir vücudun azaları gibidirler; bir yerdeki sızıyı her yerden hissetmek zorundadırlar. Bir mü'min kardeşin, hatasını görüp de onu hissetmemek bize ait bir tavır değildir. Şu kadar ki, daha ağır bir hataya mesela onun 'boş ver' demesine neden olacak davranışı da kabul etmeyiz. Duruma bakın, yararlı olacak zannederseniz nezaketle ikaz edin. Aksi takdirde susmayı yeğleyin. Siz niyetinizle ve samimiyetinizle kazanırsınız. Nefisleri kabartmadan, incitmeden ve kınamadan yapmak gerekiyor. En azından imamlara, böyle bir hata gördüğünüzü hatırlatarak onlara söyletebilirsiniz. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm.1- Dinimizin herkesçe bilinmesi gereken ve ZARURİ BİLGİ dediğimiz bilgileri vardır. Bu bilgiler, Allah'a iman, meleklere iman, namaz, oruç gibi temel konulardır. Siyaset bu listede ZARURİ KONULAR arasında değildir. Bir mü'min, meleklere imanı bilir gibi siyaset konularını da bilmesi gerekmez. Bunu bilinmesi gerekirliği açısından ikinci sırada görebiliriz. İkinci sırada görülmesi ise, gereksizliği ya da itilmişliğinin belgesi değildir. Dolayısıyla, yaşadığı ortamın rüzgârına kapılıp siyaset konusunda hatalı söz kullananları imandan çıkmış gibi göremeyiz.2- Sessiz kalarak da tepki göstermek mümkündür. Siyaset konusundaki tepkiyi iki açıdan ele almalıyız. Birincisi, sıradan halk gündemi olan siyasettir ki, buna tepki vererek bile ola katılmamız doğru olmaz. İkincisi ise, siyasetin temel bir konu olarak ele alındığı yerler ve ortamlar ki, buralarda muhakkak tavrımız olmalıdır.3- Amca, insana en yakın olan akrabalardan biridir. Size bakmamış olsalar bile onlarla iyi geçinmeniz gerekir. Bu geçinme, onların özel hayatına müdahaleniz, kazançlarını irdelemeniz düzeyine gelmeyebilir. Ortak ilişkilerinizde, filan makineyi hangi parayla aldıklarını araştırmanız da gerekmez.
Selamünaleyküm. Siz, kafa yiyecek yerde kafanızı her işe sokmamalısınız. Kendi kendinize ürettiğiniz bilgilerle sorun oluşturuyorsunuz.
cehennem konusundaki diğer fetvalar
İnşaallah bir küçümseme yoktur, olması da zordur. Cehennem o şiirde 'büyük ateş' anlamına kullanılmış olmalıdır.
Bir: Kimin nasıl bir sonu olacağını bilemeyiz. En kötü insan bile cennetlik olarak gideceği bir son yakalayabilir. Çok iyi bildiklerimiz de ayağı kayıp helak olabilir. İki: Ahirete müteallik işlerle şaka yapmaya alışmak çok tehlikelidir. Cehennemin şakası olmaz. Fıkralaşabilecek konular değildir bu konular. Böyle bir soru mizah kokuyor. Aman dikkat edelim. Allah korusun. Bir söz koca bir alev olabilir.
Selamünaleyküm. Cennet inşaallah, kimsenin geçmişinden izin bulunmadığı bir yer olacaktır. Cehennemden iz kalmadan orada bulunacağız Allah’ın izni ile.
Dinimiz ‘bana göre/bence’ düzeyinde bir din değildir. Allah onları cehennemlik ilan ederken bizden birinin cennete taşımakta ki heyecanı neye göre belirlenecek, bu bir hastalık değil midir? Bizim öncelikle kendi durumumuzu, halifesiz, başsız bir ceset görüntümüzü konuşmamız ve çare üretmemiz gerekir. O tür bir sözün ilmi bir dayanağı yoktur. Öyle bir Yahudi ve Hristiyan da yoktur zaten.
Selamünaleyküm. Dini sahneye taşırken kendini nere taşıyacaksın? Cennete mi cehenneme mi? Evet, tiyatro yapılabilir ama ne vererek ve ne kazanarak bunu yapacaksın, değer mi? Bu hususa kendini kilitlememeni tavsiye ederim sana.
Gidince göreceğiz.