Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm sevgili hocam; namaz kılmayan cennete gidebilir mi? Müddessir Suresindeki Cehennem ehlinin verdiği cevap olan 'şüphesiz ki biz namaz kılanlardan değildik' ayetine binaen namaz kılmayan birine cehenneme girme ihtimali çok yüksek denilebilir mi? Eğer böyle söylemenin sakıncaları varsa nelerdir hocam? Hocam nişanlımla yurtdışında aynı üniversitede okuyoruz. Ailelerimizin her şeyden haberi var. Hocam biz şimdi ailelerimizle birlikte nikâh yapsak fakat aynı evde kalmasak nikâhımız sahih olur mu? Bir sakıncası var mı? Varsa nelerdir? Sayın hocam tefsir yazmak gibi bir düşünceniz var mı? Allah razı olsun hocam.
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Kadının eşi üzerindeki hakkı mehir ve günlük nafakadır. Bunun dışındaki haklar bizim fıkhımızda yoktur. Herkesin mevcut teamülü kabullenmesi ise özel bir durumdur. Namazı inkâr etmedikçe kılmamanın nikâha bir zararı yoktur.
Selamünaleyküm. Böyle devam ederseniz hem iyi bir yuva kurma şansınız her gün biraz daha ölecek hem de kendinizi cehenneme kütük olarak hazırlıyorsunuz. Bir saat bile gecikmeden hemen nikahlanıp ev kurun; herkese durumu bildirin ya da ilk saatte ebediyen ayrılın. Cehenneme koşuyorsunuz!
Selamünaleyküm. Kâğıt üzerinde bu nikâh nikâhtır ama bereketsiz ve ayıplı bir nikâhtır. Bu tür işleri dinden ve dindarlıktan uzak tutmalıyız.
Selamünaleyküm. Öncelikle şunu bilmemiz gerekir: Namaz dinin direğidir, dindir. Namazı kılmamak adeta ölümdür. Namazın cemaatle kılınması ise namazın varlığı/yokluğu ile alakalı değildir. Namaz üzerinden ecir kazanma, Allah'a yaklaşma konusu olarak görmeliyiz cemaatle kılmayı. Şeytanın bu tür konuları vesveseye kaydırmasına karşı dikkatli olmak gerekir. Titizlik ve nefsini ayıplama bahanesi ile bizi çürütebilir. Gayret ederiz, Rabbimize sığınırız. Hatamız olursa, eksik yaparsak telafiye çalışırız ama umutsuz kalmayız.
Aleykümselam. Bu bir imtihandır, kimi direk haramlarla imtihan edilir kimi de ibadetlere tamamen uzak kalmasıyla. Siz de gel gitler yaşayarak bu imtihana uğramışsınız. Yapacağınız şey, yılmamaktır. Şeytan seni, 'ben ibadet edemem' demeye inandırmak isteyecektir. Sen de 'bin kere yıkılsam da bin bir kere kalkarım' demeye hazır olmanız gerekir. Hayat böyledir.
Selamünaleyküm. Sizin nişanlınızın oraya gelmenizi, babanıza verilmiş nikâh kıydırma vekâleti olarak görmüş olabilir. Babanız da evet deyince nikâh akdedilmiş saymıştır ki, böylesi mümkündür. Siz orada itiraz etse idiniz sorun olurdu.
cennet konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Allah'ın emirlerini ‘farzlar’ ve ‘farz olmayanlar’ diye ikiye ayırarak ele alın. Farzlar da kendi aralarında bir sıralamaya tabidir. Namaz farzı başkadır, anne babaya itaat farzı başkadır. Anneye itaat farz bir emirdir. Teceddüdü ise farz değil nafiledir. Sakal farzdır. Anne baba farzı ikinci derecede farzdır. Birinci derecedeki farzı, ikinci derecedeki farz için bırakamayız. Buna göre kıyas edebilirsiniz.
Selamünaleyküm. Son anda ne durumda olduğumuza bağlıyız; tevbe ile gidersek ne ala! Tevbesiz gidersek o takdirde Allah'ın dediği olacak; ne emrederse!
Selamünaleyküm. Evet. İslam'ımızda kadınla erkek eşit değildir. HERKES YERLİ YERİNDEDİR. Eşitlik bir zulümdür. Herkese kırk numara ayakkabı dağıtılması ne kadar zulüm değilse erkekle kadının onca yaratılış farkına rağmen eşitlik beklenmesi de böyledir. Biz hele bir cennete girelim de orada varsın adalet olmasın! Dostlar, Cennet davamızı böyle ucuz tartışmalarla tüketmeyelim. Ne olur, çürütmeyin umutlarımızı!
Aleykümselam. Ahiret âlemi ile ilgili tahminde bulunmak kadar mantıksız bir şey olamaz. Âyet veya hadis olmadıkça, orası için söylenen her söz sadece bir varsayımdır. Bu meseleyi de bu açıdan ele almalısınız. Bu hususta açık bir âyet veya hadis yoktur. Biz kendi akıbetimize bakmalıyız.
Selamünaleyküm. Tam cahilane bir itiraz olmuş bu. Hepimizin namazların sonunda okuduğu 'rabbena atina fiddünya haseneten...' duası bir ayettir. O duada 'dünyada bize güzellik ver Rabbimiz...' diyoruz. Âyet ve hadislere ters cahilce bir söz olmuş o. Belki de riya esaslı bir cevaptır. Borç müthiş bir yüktür. Ödeme imkânları geniş olmayan birinin borcunu bırakıp umreye gitmesi doğru değildir.
Ahireti dünya penceresinden izlemek ve düşünmek mü'minin sıfatlarından değildir. Amacımız sadece Rabbimizin rızasını kazanmaktır. Hedefimiz cennete girmektir. Allah'tan başkasının cevabını bilmediği şeylerin peşine düşmek ise sadece cennetle aramızdaki engeldir. Mü'minin tek görevi imanına uygun hayat yaşamasıdır. Bırakın nelerle karşılaşacağımızı bizi ve ahireti yaratan belirlesin.