Fetva Meclisi
Soru
Sevgili hocam benim sorum şu olacak: Zina eden kişi cennete gidemeyecek mi? Ya da şefaate nail olamayacak mı? Ve hata etmiş bir kişi tövbe edip sözünde duramamış tekrar hatalara düşmüşse onun bir daha kurtuluşu yoktur diyebilir miyiz? Elbetteki en doğrusunu yüce Allah bilir de bunlar kafama takılan sorulardandı. Size bunları danışmak istedim.
Cevap
Benzer fetvalar
Tevbe etti isen ve tevbende samimi isen tevbeyi kendisine karşı yaptığın Rabbine güvenmen gerekir. Böyle bak meseleye.
Selamünaleyküm. Tevbe edilmiş bütün günahlar, tevbede samimiyet devam ettikçe silinmiş demektir. Silinmiş şeylerle de ilgilenmeyin.
Güçlü ve ebedi bir tevbe ile tevbe edecek. Sonsuza kadar ömrü olsa bir daha ona bulaşmamaya kararlı olacak. O hatanın açtığı boşluğu ibadetle dolduracak. Bundan sonrasını da Allah’ın rahmetine umut bağlayarak geçirecek.
Hemen acilen nikâhlanın ya da kendinizi kurtarın; ateşle oynuyorsunuz. Dünyanızı da ahiretinizi de tehlikeye soktunuz. Erkekçe tavrınız olsun; şehvetine karşı erkekliğini feda edebilecek bir zafiyet içinde olmayın. Sonra da büyük bir tevbe ile Allah'a dönün.
Aleykümselam. TEVBESİ KABUL OLMAZ bir hata yoktur. Tevbe eden ve tevbesinde samimi olan biiznillah kurtulur.
Aleykümselam. Önce tevbe edeceksiniz; zina gibi ağır bir günahın tövbesine yaraşır büyük ve samimi bir tevbe edeceksiniz. Doğan çocuğu da siz, vicdanınıza havale edeceksiniz.
cennet konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Evet. İslam'ımızda kadınla erkek eşit değildir. HERKES YERLİ YERİNDEDİR. Eşitlik bir zulümdür. Herkese kırk numara ayakkabı dağıtılması ne kadar zulüm değilse erkekle kadının onca yaratılış farkına rağmen eşitlik beklenmesi de böyledir. Biz hele bir cennete girelim de orada varsın adalet olmasın! Dostlar, Cennet davamızı böyle ucuz tartışmalarla tüketmeyelim. Ne olur, çürütmeyin umutlarımızı!
Selamünaleyküm. Allah'ın emirlerini ‘farzlar’ ve ‘farz olmayanlar’ diye ikiye ayırarak ele alın. Farzlar da kendi aralarında bir sıralamaya tabidir. Namaz farzı başkadır, anne babaya itaat farzı başkadır. Anneye itaat farz bir emirdir. Teceddüdü ise farz değil nafiledir. Sakal farzdır. Anne baba farzı ikinci derecede farzdır. Birinci derecedeki farzı, ikinci derecedeki farz için bırakamayız. Buna göre kıyas edebilirsiniz.
Selamünaleyküm. Bir insan namazın Allah'ın emri olduğuna ya iman ediyordur ya da etmiyordur. İman ediyorsa, cehennemde ebedî kalmaz. Çünkü namazı inkâr etmek yani kabul etmemek cehennemde ebedî kalmayı gerektirmektedir. İman ettiği hâlde kılmayan ise kılmadığının karşılığı olarak cehenneme girecektir ama inşallah Allah Teâlâ'nın ona takdir edeceği cezadan sonra cehennemden çıkacaktır. Ulemamızın özetlediği durum budur. Uygun bir nikâh yaptıktan sonra bir arada olmamanızın nikâha zararı yoktur. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Tam cahilane bir itiraz olmuş bu. Hepimizin namazların sonunda okuduğu 'rabbena atina fiddünya haseneten...' duası bir ayettir. O duada 'dünyada bize güzellik ver Rabbimiz...' diyoruz. Âyet ve hadislere ters cahilce bir söz olmuş o. Belki de riya esaslı bir cevaptır. Borç müthiş bir yüktür. Ödeme imkânları geniş olmayan birinin borcunu bırakıp umreye gitmesi doğru değildir.
Ahireti dünya penceresinden izlemek ve düşünmek mü'minin sıfatlarından değildir. Amacımız sadece Rabbimizin rızasını kazanmaktır. Hedefimiz cennete girmektir. Allah'tan başkasının cevabını bilmediği şeylerin peşine düşmek ise sadece cennetle aramızdaki engeldir. Mü'minin tek görevi imanına uygun hayat yaşamasıdır. Bırakın nelerle karşılaşacağımızı bizi ve ahireti yaratan belirlesin.
Selamünaleyküm. Bence siz ashabı kiramı izleyin, hocalar örnek değil onlar mübarek örneklerdir. Ve siz, cennete girmek için uğraşın daha iyi bir yol edinmiş olursunuz. Elde olmayan bir şeyin metresini gramını ölçseniz ne olacak? Bu tartışmaları hocalar için ayıpladınız da kendiniz için neden uygun buldunuz? Bırakın cennete girme davamız böyle seviyesi düşük işlere kurban edilmesin.