Fetva Meclisi
Soru
Selamunaleyküm hocam, Youtube'da faydalı birkaç video izlemek niyetiyle gezinirken hocaların birbirlerine atıp tuttuğu videolara rastladım. C. hoca, A.O., A.K., A.R.D., N.K. derken yarım saatim gitti. Bir kreşe girip 10 çocuğun birbirine tekme tokat dalmasını seyreder gibi hocaların birbirini yerden yere vurduğu videoları izledim. Çarpışan araba gibi mübarekler. Bu sırada bir mevzu aklıma takıldı, sizin de tahmin edeceğiniz üzere Huri meselesi. A.R.D. hurilerle cinsel ilişki falan yok onlar cinsiyeti olmayan hizmetçilerdir demiş, C. de hadi ordan nasıl yok huriler hem hizmetçi hem cinsel partnerdir demiş benim kafam çorba oldu. Netice itibariyle erkeğiz ve Allah'ın cennetini kazanmak istiyoruz, cennette hurilerle ilişkilerin nasıl olacağını bilmek istiyorum. Hurilerle cinsel ilişki var mıdır, yoksa onlar sadece hizmetçi midir? C. hocanın söyledikleri de A.R.D.'ın söyledikleri de ikna ediciydi, hangisinin söylediği doğru? Bu mevzuyu ayet ve hadislerden kaynak vererek izah ederseniz çok memnun olurum. Hizmetiniz için Allah razı olsun.
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Bunu tipik bir trafik kazası gibi kabul edin. Bir şey olmamış gibi yolunuza devam etmek zorundasınız. Sırf bu nedenle onu karalı olarak görürseniz şeytanın işini kolaylaştırırsınız. Hiçbir şey yokmuş gibi ama bir tehlike sinyali de geldi şeklinde bir dikkatle yola devam edin. O arkadaşı ile beraberliğini engellemeniz gerekir. Uykusu tam gelmeden yatağa girmesin. Bedeni yorulacak kadar iş üretin ona. Faklı işler, farklı faaliyetlerle dikkatini dağıtın. Ama kesin kural şudur: Bu tehlike kimsede sıfır değildir hiçbir zaman; dikkatsiz şoförler daha çok kaza yapar o kadar. Eğitimli olmak, bilgilendirilmiş olmak da kazayı ortadan kaldırmıyor. İmtihan bu, sonuna kadar direnecek ve kazanacağız inşaallah.Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Mümin, bu zamanda önce kendisini korumalıdır. Fitne ateş gibi her yeri sarmış durumdadır. İmanımız ciddi bir şekilde tehlikededir. Önce kendinizi korumayı gaye edinin. Onlar size tesir etmesinler. İkinci göreviniz de onlara iyi örnek olmaktır. En iyi yapacağınız şey, imanınızla oluşan kimliğinizi kıskandırmaktır. Tatlı konuşan, vakar sahibi, sözüne sadık, ibadet ihmal etmeyen, ahireti hesap eden bir mümin olduğunuz zaman onlar sizden istifade edeceklerdir. Böylesi, oturup onlara bir saat seminer vermekten iyidir. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. 1- Himmet kelimesinin, mezardan bile etki edecek şekilde kullanılmasının ne kadar yerli yerinde olduğunu öğretecek bir bilgi sahibi değilim. Kur'an ve Sünnet üzerinden böyle bir bilgim yoktur. 2- Şirk değilse bile mümince değildir. 3- Yiyeceğimizin aslı araştırmayacaksak hiçbir şey araştırılmayacak demektir. Umumiyetle helal üzere bulunulan bir ortamda isek araştırmayız. Kimin ne yaptığı belli olmayan bir ortamda muhakkak araştırırız. Kişi seçer, ortam tutarız. 4- Kuran’ımızın özel bir Arapçası olduğunu söyleyebiliriz; günlük Arapça ile Kuran’ı anlamak mümkün değildir. Nitekim Kuran Arapçası ile de bugünkü Arap toplumunun dilini anlamak mümkün olmamaktadır. Allah Teâlâ muvaffak kılsın.
Selamünaleyküm. Çözümü görünmeyen sorunların içinde bocalamayın. İslam'ın berrak yüzü önümüzdedir Siz neden negatiflerle ilgileniyorsunuz? İslam'ın Müslümanlarında sorun var ama Peygamberinde sorun var mı? Kur'an'da sorun var mı? Şeytanın sizi oyalayacağı işlerle ilgilenmeyin, rahat edin.
Selamünaleyküm. Ahireti dünya gibi düşünmekten vazgeçin. İman bambaşka bir şeydir. Yakmayın cennetinizi. Felsefeyle iman bir arada zor durur. Siz bana cennete gireceğinizi garanti edin, gerisi kolay. Etmeyin Allah aşkına; ahiret derdi sizin yaptığınız gibi hafife alanıcak bir dert midir, ne yapıyorsunuz. Sıratı geçmiş gibi rahat olmak hiç hayra alamet değil. Sizi bilemem ama ben çok korkuyorum. Mahşerden, sırattan, mizandan endişeliyim. Daha rahat, sıratı geçmiş bir hoca bulun lütfen.
Selamünaleyküm. Bu hususta toplumumuzun bütününde bir sıkıntı vardır. Belki de en ağır tavizlerimizden biridir bu husus. Mümkün olduğunca kendimizi şeytana teslim etmeyeceğiz. Bu birinci ilkemiz olsun. İkincisi de, insanların ne dediğine dikkat edersek nefes bile aldırmazlar bize. Üçüncü ilkemiz de, konuyu farzlar, sünnetler diye ayırabiliriz. Farzları hiç taviz verilemezler olarak görürüz, diğerlerinde ise pozisyon kollarız. Sabırlı olun, adım adım yol almaya çalışın. Kendinizi kollarken ise bir bütün olmaya çalışın.
cennet konusundaki diğer fetvalar
Ahireti dünya penceresinden izlemek ve düşünmek mü'minin sıfatlarından değildir. Amacımız sadece Rabbimizin rızasını kazanmaktır. Hedefimiz cennete girmektir. Allah'tan başkasının cevabını bilmediği şeylerin peşine düşmek ise sadece cennetle aramızdaki engeldir. Mü'minin tek görevi imanına uygun hayat yaşamasıdır. Bırakın nelerle karşılaşacağımızı bizi ve ahireti yaratan belirlesin.
Selamünaleyküm. Tam cahilane bir itiraz olmuş bu. Hepimizin namazların sonunda okuduğu 'rabbena atina fiddünya haseneten...' duası bir ayettir. O duada 'dünyada bize güzellik ver Rabbimiz...' diyoruz. Âyet ve hadislere ters cahilce bir söz olmuş o. Belki de riya esaslı bir cevaptır. Borç müthiş bir yüktür. Ödeme imkânları geniş olmayan birinin borcunu bırakıp umreye gitmesi doğru değildir.
Önce şu illetten uzak duralım: Birilerini ezmek, üstün çıkmak için ilim öğrenmek bizde yoktur. Biz, dinimizi üstün çıkarmak için ilim sahibi oluruz, o ilmi kullanırız. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemin bisetinden sonra yaşayan bütün insanların ona iman etmek zorunda olduğu, ona iman etmeyenlerin cennete girmek için gerekli şartları oluşturmayacağı, diğer peygamberlere iman etmenin kurtuluş olmadığı hatta sadece Allah'a iman ediyor olmanın da kurtarmayacağı bilinen bir hakikattir. Bu konuda ilmine itibar edilen hiçbir âlimin aykırı bir görüşü yoktur. Son yıllarda ortaya çıkan sözünü ettiğiniz görüşün iki nedene dayandığını düşünüyorum. Birincisi, mü'min olmayanların elinde din öğrenen ve ilim adamı kimliği kazanan kişilerin kaptıkları mikrobu saçmalarıdır. İkincisi de, Müslümanların dışındaki mercilerle iyi ilişkiler içinde olmak isteyen ve büyük ihtimalle de bu ilişkileri dine hizmet için kullanacağını hesaplayan iyi düşünceli mü'minlerin yaptığı hesaptan kaynaklanan görüşlerdir. Bunların söylediklerine inandıklarını zannetmiyorum. Dışa karşı böyle konuşup zaman ve fırsat kazanmaya çalışıyorlardır. Ama birinci grubun söylediklerine inandıkları kanaati ağır basıyor. Allah nefislerimize uymaktan bizi muhafaza buyursun. Gerek kitabımız Kur'an ve gerekse onlarca hadis bu hakikati beyan eder. Herhangi bir mealden ve hadis kitabından İslam, İman maddelerini araştırırsanız bunu gayet açık bir beyanla görürsünüz. Allah yardımcımız olsun.
Selamünaleyküm. Evet. İslam'ımızda kadınla erkek eşit değildir. HERKES YERLİ YERİNDEDİR. Eşitlik bir zulümdür. Herkese kırk numara ayakkabı dağıtılması ne kadar zulüm değilse erkekle kadının onca yaratılış farkına rağmen eşitlik beklenmesi de böyledir. Biz hele bir cennete girelim de orada varsın adalet olmasın! Dostlar, Cennet davamızı böyle ucuz tartışmalarla tüketmeyelim. Ne olur, çürütmeyin umutlarımızı!
Selamünaleyküm. Son anda ne durumda olduğumuza bağlıyız; tevbe ile gidersek ne ala! Tevbesiz gidersek o takdirde Allah'ın dediği olacak; ne emrederse!
Selamünaleyküm. Allah'ın emirlerini ‘farzlar’ ve ‘farz olmayanlar’ diye ikiye ayırarak ele alın. Farzlar da kendi aralarında bir sıralamaya tabidir. Namaz farzı başkadır, anne babaya itaat farzı başkadır. Anneye itaat farz bir emirdir. Teceddüdü ise farz değil nafiledir. Sakal farzdır. Anne baba farzı ikinci derecede farzdır. Birinci derecedeki farzı, ikinci derecedeki farz için bırakamayız. Buna göre kıyas edebilirsiniz.