Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben öğretmenim ve iki evladım var. İkinci evladımız bize sürpriz oldu. Bu dönemde maddi açıdan ihtiyacımız olduğu için ücretsiz izne ayrılamadım. Çocuklara bakacak kimse olmadığı için de ilk dönem rapor aldım. İkinci dönem ise sıkıntılarımız hafiflediği için ücretsiz izne ayrıldım. Benim bu husustaki sorum şu; öğretmenler yazın iki ay tatil yaptığı için ücretsiz izni temmuz ayına kadar al diyenler oldu, eşim de aynı fikirde. Bir sonraki eğitim öğretim yılı eylülde başladığı için bu sürede alınan maaş helal midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Devletin belirlediği mevzuatta böyle bir hak varsa, gerekli dilekçeleri usulüne uygun verip, yasal çerçevede maaşını alıyorsa sorun olmaz. Yani devlet bunu bilerek ve isteyerek izinliyken maaş vermeyi onaylıyorsa problem olmaz. Yeter ki yalan, hile, aldatma ve sahtecilik durumu oluşmasın.
Yaptığınız iş yasalara aykırı düşmüyorsa helallik açısından sıkıntı olmaz.
Mü'min ve yalan bir arada bulunamaz. Hile ile alınan bir mal da izin de haramdır. O izni gerçekten hak ediyordunuz da vermiyordu iseler bir sakıncası yok. Hayır siz, biraz daha dinlenmek istiyordu iseniz, o aldığınız maaş size helal olmaz. Bir yolla onu iade edersiniz. İadeniz mümkün değilse parça parça da olsa o kadar bir rakamı fakirlere verin.
Devletin izin için meşru kabul ettiği sebeplerden birini göstererek rapor alırsanız aldığınız maaş helal olur. Hatıra binaen hileli bir rapor alırsanız aldığınız maaş da haram olur. Eşinizin mantığını ise anlayamadım.
Devletin böyle bir kesintiye gidip sonra da iade etmesinde sizin bir katkınız olmadığına göre o para size helaldir. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm.Mevzuat açısında bunun bir sakıncası yoksa yani bir müfettiş böyle bir durumu suç kabul etmeyecekse ve siz, o esnada görev verildiğinde verilen görevi yapmaya hazır iseniz sakıncası olmaz.
doğum konusundaki diğer fetvalar
Allah Teâlâ size afiyetler versin. Hamileliğiniz ağır geçiyorsa orucu erteleyebilirsiniz. Tedavi veya kontrolden ötürü bir sıkıntı olursa o günü de kaza edersiniz. Siz hastaneye oruçlu gidin. Doktorun jel kullanacağı işi yapması kesin değildir, gerek görmeyebilir, sizin de orucu boşa yemiş olmanız söz konusu olur o zaman. Oruçlu olun. Gerekirse kaza edersiniz. Allah afiyetler versin.
Olağanüstü bir durum söz konusu olduğunda caiz olmayanlar bile caiz olabilir ama normal bir doğumda erkeğin eşinin yanında olması zaruri bir ihtiyaçtan değilse en azından orada hizmet eden hanımların yanında bir mahremiyet sıkıntısı olacağından yakışa kalmaz bir durumdur deriz.
Geçmiş olsun. Allah size afiyetler versin. Belanın üzerine üzerine gitmeyin. Doktorların kanaatlerine uymak zorundasınız. Küçük bir tahmin olması başka şey, doktorların çoğunun tehlikeli görmesi başka şeydir. Doktorların kanaatine uyarak vebalden uzak kalın. Allah Teâlâ size de yavrunuza da afiyetler versin. Âmîn.
Rabbim sağlık ve afiyetle evladınızı kucağınıza almanızı nasip eylesin. Hassasiyetiniz için ayrıca sizi tebrik ederim. Doğum sancıları doğum evrelerine göre kişiden kişiye değişmektedir. Öncelikle bilinmesi gereken ilk husus, doğum başlama nişanesi olan doğum suyu veya doğumdan önce gelen kanama ile lohusalık başlamaz. Çocuğun yarısından fazlasının ya da tamamının dışarı çıkması ile lohusalık başlar. Dolayısıyla, namaz vakti girdiğinde doğum suyu ya da kanaması gelen kadın, doğum gerçekleşmediği takdirde o namaz vakti ile sorumludur, kılması üzerine farzdır. Doğum gerçekleşmeden doğum suyu ya da kanaması gelen kadın, vakti giren namazı kılmak için abdest almalıdır. Çünkü gelen sıvılardan dolayı kadın özür sahibi olmuş olur. Doğum sancısı, çıldırtan, baygınlık seviyesinde de olabilir. Bu durumda kadın kendinde olmadığı takdirde onun namazı eda etmesi sağlıklı birinin namazı kılması gibi olmayacaktır. Namazı sonradan kaza etmesi bile söz konusu olabilir. Ancak bunun tıbben çok istisnai bir durum olduğu bildirilmektedir. Namazın böylesine bir konumda bile ihmalinin söz konusu olmaması sizi henüz hamileliğin başında iken tefekküre götürmelidir. Şimdiden doğum sancıları eşliğinde kılacağınız namazın huşusunun kim bilir nasıl da fazla olacağını hayal etmelisiniz. Sancının seviyesine göre namazın farzlarını yerine getirecek şekilde namaz eda edilmelidir. Güç yetirilebiliyorsa namaz tamamı ile güç yetirilemiyorsa sadece farzları ile kılınmalıdır. O anki takatiniz bunu belirleyecektir. Yukarıda da belirttiğimiz gibi istisnalar hariç tıbben de kadının böylesine hassas bir anda namazını eda etmesine engel bir durum söz konusu değildir.
Hastalığınızı sizinle evlenmek isteyene aynıyla anlatın. Zira çocuk yaratılmasına mani bir durumu onun bilmesi hakkıdır. Yalnız bunun sizin evlenmenize etkisi olacağını zannetmeyin. Evlilik kaderdir. Dağ başında gelir bulur da şehir ortasında bekâr kalabilir insan. Bunu dert etmeyin. Allah’a emanet olun.
Öyle bir ilaç varsa çocukların ikiz olması için ilaç kullanılmasında sakınca olmaz inşaallah. Çocuk konusunda eşlerin birbirinden habersiz yapacakları her iş sonunda huzursuzluk getirebilir, habersiz iş yapmayın.