Fetva Meclisi
Soru
Medine’deki münafıklardan kim kastediliyor?
Cevap
Benzer fetvalar
Münafık içinden iman etmediği hâlde iman etmiş gibi görünen kâfir demektir. Aslında o da bir kâfirdir ve kâfirden daha beter azap görecektir kıyamet gününde. Peygamber aleyhisselam efendimiz zamanında münafıklar İslam dinini beşiğinde boğmaya çalışan bir şeytan projesine hizmet ediyorlardı. Şeytanın İslam’ı yok etme hayali kıyamete kadar bitmeyeceği için o tür elemanları da bitmeyecektir. O gün bir çeşit iş üzerinden çalışıyorlardı bugün bir çeşit yarın da başka bir çeşit üzerinden çalışacaklardır. Bunu tabii bir durum görüyoruz; İslam kalkmayacağına göre düşmanları da kalkmayacaktır. Bazı Müslümanların kendilerini garantide görmeleri bu gerçeği değiştirmez. Bugünün münafıklarının çalışma alanları esasında içten çökertme mantığı bakımından o günle aynı da olsa ambalajlaması bakımından farklı gibi görülebilir. Bugünün münafıkları: - Dünyaya tenezzül etmeme görüntüsü verdikleri hâlde içlerinde tapındıkları bir dünya hırsı olan kimselerdir. Bu hırsları para ile ilişkilerinde, siyasette, sosyal alanlarda fırsat bulduklarında ortaya çıkan hastalıklarıdır. - Dini dert ettiğini, her şeylerini din için yaptıklarını söylerken gerçekte din için yaptıkları hiçbir şeyleri olmayan ve bundan da hayâ etmeyen karakter sahibidirler. - Allah’ın en kesin emirlerinden olan emr-i bi’l ma’ruf/iyiliği emretmek ve nehy-i anil münker/kötülükten alıkoymak onların tavırlarında yoktur. En yakınlarındakilerine dahi bu konuda etki etmeyi düşünmezler ama dış görüntülerinde iyilik savaşçısı gibidirler. Bu isimlerle dernekler vakıflar kurarlar, toplantılar yaparlar, fotoğraflar çektirirler. Eylemde ise yokturlar. - Konuşurken “biz” zamirini kullanarak konuşup Müslümanlık propagandası yaparlar. Ellerine geçen fırsatları ise kâfirler ve onların yandaşları ile paylaşırlar. Kâfirlerle içli dışlı olmakta sakınca görmezler. - Konuştuklarında insanlara ve hayvanlara merhamette emsalleri yoktur zannedilir. Bunun propagandasını yaparlar. Bebeklere acırlar, aşılar ve ilaçlar dağıtırlar ama uygulamada hiçbir insan onların gözünde merhamete değer bir varlık değildir. Onlara görüntüsü ile zevk vermeyen hiçbir hayvana merhametleri yoktur ama propaganda yaparlar. - Herkesten önce cennete girmek ister gibi görüntü verirler. Cennetin bedeli olan ibadetlerde ise yokturlar. Ve bunlar gibi pek çok iki yüzlü kimliği ispat eden görüntüleri ile bu çağda da vardırlar ileriki çağlarda da olacaklardır. Tıpkı Allah için yaşayan ve bunu hayatında sergileyen mü'minlerin her zaman bulunduğu gibi.
Allah’a iman açısından insanlar iman edenler ve iman etmeyenler olarak ikiye ayrılırlar. Münafıklar aslında iman etmedikleri hâlde toplum içindeki sosyal ve ekonomik çıkarları gereği iman etmiş gibi görünen kimselerdir. Böylece asıl kimliklerinin iman etmeyenler olduğu anlaşılmış olur. Zira iman kalpte yerleşmiş olmalıdır ki iman edilmiş olsun. Bunlar ise Müslümanlar ile beraberken Müslümanlık gösterirler ama öyle değildirler. Bu yüzden de kıyamet günü cehennemde kâfirlerden de beter bir durumda olacaklardır. Bu bir nevi şahsiyetsizlik ve hastalıktır. Böylelerinin karakterleri, eylemleri Kur'an’ımızın ısrarla öne çıkardığı hastalıklardır. Bunlara benzeyen ama esasında Müslüman olanlar da, bir hastalık olarak münafıklıktan uzak durulması için ikaz edilmişlerdir. Münafıklarda en belirgin karakteristik özellikler şunlardır: • Kalpleri sorunludur yani iç dünyalarında İslam’ı kabul etmiş değildirler. • Düzeltiyoruz adı altında bozarlar. • Kendilerini akıllı görüp başkalarını aptal gören aptallardırlar. • Hilekârdırlar. • Sözlerinde durmazlar. • Mü'minlerin aleyhine olacak şekilde kâfirlerle bağlantıda olurlar. • Mü'minlerin başına gelen sıkıntılara sevinirler. • Zor günlerde meydanda olmazlar. • Allah’ın Kur'an’ına göre yaşamayı kabul etmezler, bunu da açıkça söylemezler. • Çok renklidirler, yalakadırlar. • Sapık fikirlere pek meraklıdırlar. • Aykırılıktan çok hoşlanırlar. • Dış düşmana hizmette sakınca görmezler.
Aleykümselam. Ticaret yapmanızda sakınca olmaz ancak şu andaki Medine ortamında daha iyi bir İslam yaşayacağınızı temin edemem size.
Müminler birbirlerinin kardeşleridirler. Her mümin diğer müminin aynası gibi olmak zorundadır. Şu kadar ki, kaş yaparken göz çıkarmak gibi bir hata işlemekten kaçınmak gerekir. Yaşa başa, birikime dikkat ederek ve tatlı dilli konuşarak iş yapmak gerekiyor.
MEDİNE VESİKASI, bu ümmetin yüzde yüz Şeriat Devleti mantığını temsil eden bir belgenin adıdır. Hiçbir şekilde laikliği terk etme meyli dahi olmayan bir sisteme yamanmasını kabul edemeyiz. Mevcut çalışmalarda Müslümanlar olarak bizim kanaatimizin ne kadar dikkate alındığına göre tavır almalıyız. Biz de ona göre tavır almalıyız.
Selamünaleyküm. Şeriat ile ne kastedildiğini bilip bilmediğine bakmalıyız. Şeriat, Allah'ın dininin yaşanması gereken şeklinin adıdır, diye bildiği hâlde ona karşı gelen kâfirdir. Hayır Şeriat ile kâfirlerin propaganda yaptığı gibi bir siyasi partinin ya da bir gençlik grubunun İslam adına terör yapması gibi bir safsata anlıyorsa onu mazur görmeye mecburuz.