Fetva Meclisi
Soru
Hocam, ben bir iş adamıyım ve yeni bir girişimde bulunmak istiyorum. Ama İslâmi mahzuru var mıdır diye çekince halindeyim. Şöyle ki düğün salonu olarak inşa etmek istediğim bir arsam var ama hemen karşısında da mezarlıklar bulunuyor. Bu durumda ordaki mezarlara rağmen düğün salonu işletmemiz meftun bulunan merhumları rahatsız eder mi ? Caiz midir ?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Sahibinin Mü'min olmaması önemli değildir, önemli olan helal bir işte çalışmanızdır. Harama ne kadar yakın durursanız o kadar vebal altında olursunuz.
Doğru olan kadınların ve erkeklerin ayrı bulunmasıdır. Böylesini tavsiye ederiz.
Salonun gündemine bağlı bir cevap gerekmektedir. Salonda haram işler varsa orada çalışmak haramdır. Mekruh bir iş varsa mekruhtur. Buna göre değerlendirebiliriz.
Selamünaleyküm. Sözünü ettiğiniz masalar yan yana olmayacak mı? Bunu ancak, daha büyüğüne göre biraz daha kaçak kalmış günah sayabiliriz. Bu da bir kaymadır neticede. Erkeklerin kendi aralarında, kadınların da kendi aralarında eğlenmeleri caizdir. Bu eğlenmede, haram müzik, haram sözler olmamalıdır.
Selamünaleyküm. Haram işlenen bir yerden kazanç elde edilmesi helal olmaz. Eşinize itiraz ve ikaz etmeniz görevinizdir.
Bir kadının bedeni onunla evlenmesi caiz olacak bir erkek tarafından izlenebiliyorsa bu haramdır. Camide bile olsa durum böyledir. Mesele spor salonu veya düğün salonu meselesi değildir. Mü'min her yerde mü'mindir. Biz, şu zamana veya bu mekâna göre mü'min değiliz. Allah’ın hükümleri kıyamete kadar bakidir. Nerede bir haram varsa orada bulunmayız. Bulunmamak için gayret ederiz.
çalgılı düğün konusundaki diğer fetvalar
‘Bu iş haramdır’ denecek bir isteğe mü'min ancak ölümcül bir tehlike durumunda müsamaha edebilir. Erkek veya kadın öyle bir isteğe karşı dik durur. Gerekiyorsa düğünden ve daha da gerekiyorsa evlenmekten de vazgeçer ama bir harama gönülden rıza göstermez. Gençlerin, ailelerini bahane ederek bu tür haramlara karşı gevşek durmaları yakışakalmaz. Sabredenlerden olmak, imtihanlar karşısında erimemek böyle durumlarda belli olacaktır.
Temel kural şudur: Haram bir işten kazanılan para da haram olur. Buna göre de düğünde müzik çalarak para kazanmayı ele alabiliriz. Müzik için 'helaldir' diyemeyiz. Müziğin içinden 'helal olabilecek müzik çeşidi' olabilir deriz. Bu da takdir edilir ki bir posttan tek tük kıl göstermek gibi bir şeydir. Düğünlerimizin matem havası gibi geçmesi gerekmiyor ama kâfirlerin düğünleri gibi olmasını da benimseyemeyiz. - Kâfirlere mahsus olmayan, - Şehveti gıdıklamayan, - İbadet muhtevalı bir konudan eğlence için üretilmeyen, - Sözlerinde haram söz bulunmayan, - İbadet vaktinde ibadeti engellemeyen müzik türleri arasında 'helal olabilir mi?' sorusu sorulabilir. Bizim kanaatimiz bu helal olmanın bir postta birkaç tüy düzeyinde olabileceğidir. Bu ne kadar genişletilirse genişletilsin 'müzik helaldir' sözü söylenemez. Buna göre de düğünde veya başka bir yerde müzikten kazanılanla ilgili hüküm de anlaşılmış olabilir.
'Düğün,' 'oynama' gibi kavramların yanına salavat ve mukaddesata dair şeyleri zikretmek bile ağrı verir mü'min bir insana, düşünmek bile!
Aleykümselam. Bir memur olarak bu tür kararları verirken daha dikkatli olun. O kişi sizi resmen sıkıştırabilirdi. Daha narin ifadeler kullanın. Mesela 'böyle bir nikâh ortamında hiç bulunmadım' gibi bir ifade kullanın. Netice olarak, az bile yapmışsınız. Allah razı olsun.
Kendini savcı yerine koyma. Sadece kendi kulluğunu düşün. Eşine de görüşünü belirt ve ileri gitme. Biraz abartıyorsun.
Düğüne katılmak önemli bir Sünnet'tir. Ancak katılacağımız düğünde Allah'ın razı olmayacağı bir iş olursa ne erkek ne kadın o düğüne katılmayız. Mesela alkol içilen bir düğüne, erkeklerle kadınların beraber oturdukları bir düğüne katılmayız.