Fetva Meclisi
Soru
Hocam iki sorum olacak: 1- Sevgilimle konuşunca veya onu düşününce (bazen idrardan sonra) yapışkan bir şey akıyor ya da iç çamaşırım yaşlanıyor. Bu, orucu ve guslü bozar mı? 2- İhtilam sonrası uyanınca mezi akıyor, bu gusül gerektirir mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Bu sıvı (mezi) şehvetten dolayı geliyorsa abdesti bozar, guslü gerektirmez. Yalnız bu akıntı sürekli gelip namaz kılmanıza engel olacak şekilde devam ediyorsa özür olarak değerlendirilir. https://fetvameclisi.com/fetva/176-kime-ozur-sahibi-sahib-i-ozur-denir https://fetvameclisi.com/fetva/ozur-sahibi-musluman
Cinsel ilişki veya meni akması olmadıkça gusül gerekmez. Belirttiğiniz şekilde meni gelse de oruç bitmiş olmaz.
“Kız arkadaş” deyimi riskli bir alanı gösteriyor. Mü'min genç, evleneceği bir kızla ölçülü bir şekilde görüşebilir ama kız arkadaş deyimi mü'min insana ait deyim değildir. Oruçtan önce mü'min kimliğini düşünmelisin evet, zevk suyu dediğin mezi orucu bozmaz sadece abdesti bozar ama senin oruçtan önce ahlâkın bozulursa zarar edersin.
Aleykümselam. Sakın öyle bir kontrol yapmayın. Kalktığınızda çamaşırınızda veya yatakta bir ıslaklık görmedi iseniz gusletmeniz gerekmez. Sizden gelen ise büyük ihtimalle MEZİ'dir. Çamaşırınıza değse onu temizlemeniz gerekirdi.
Selamünaleyküm. Gusül, meniden ötürü gerekir. Bakmak, konuşmak gibi durumlarda gelen akıntı genelde meni olmaz. Sadece abdest almanız ve çamaşırınızı temizlemeniz yeterlidir.
Selamünaleyküm. Koklama yoluyla oruç bozulmaz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Çalıştığınız bankanın işinin helal olduğuna mutmain iseniz o parayla hacca gidebilirsiniz. Helal olduğuna şüphe duyuyorsanız, şüpheli para ile haccetmeyin. O bankanın helal olup olmadığını ise onlara veya sizi oraya yönlendirenlere sormanız gerekir.
Günah ve ayıp olmayan her şeyi isteyebiliriz. On kere bin kere isteriz. Yeter ki istediğimiz suç bir şey olmasın.
Hiçbir namaz vaktinden önce veya sonra namaz olarak kılınmaz. On dakika bile olsa vaktinden önce kılmayın.
Müslüman birini bulup evlenin.
Tarım ürünlerinde zekât, iki türlü hesaplanmaktadır. Eğer tarım yapan kişi, ekin yapıp tahsil zamanı da mahsulünü alıyorsa o üründen onda bir oranında zekât verir. Eğer tarım yapan kişi, sulama, gübreleme, elektrik harcama gibi maliyet yükseltici bir yatırım yapıyorsa mahsulün yirmide biri oranında zekât verir. Bir husus da şudur: Elde edilen mahsulün bir nisabı vardır. Nasıl altın seksen gramı aşınca zekât konusu olmaktadır. Ziraatta da mahsulün yaklaşık olarak 670 kg civarında olması gerekir. Yoksa bir çuval buğday için zekât gerekmez. 670 kg ve üstü için bu onda bir veya yirmide bir söz konusudur. Allah mübarek kılsın.
Siz hatanızı tespit etmişsiniz zaten; kaş yaparken göz çıkarıyorsunuz. Yapacağınız tek şey var: Bir süreliğine hiç ilgilenmeyin. Kendinizi müfettiş yerine koymayın.