Fetva Meclisi
Soru
Hocam şu an fahri olarak Kur’an kursu hocalığı yapmaktayım. Ramazan'da bir araçla gidebileceğim bir camide mukabele okumam istendi fakat karşılığında belli bir miktar ücret vereceklermiş. Mukabele okumayı istiyorum fakat ücret alma konusunda endişelerim var. Bunu sorduğumda yol paranı çıkarırsın ve bu para Kur'an için değil sen oraya vaktini ayırdığın için dediler. Mukabele karşılığında ücret almak caiz midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Elbette Kur'an’a hizmet edenin ücret almaması bu dünyadaki en mübarek işlerdendir ama ‘Kur'an’a hizmet eden ücret almaz, alırsa caiz olmaz’ şeklinde genelleşmiş bir fetva yoktur. Bir iki âlimin görüşü olarak bulunabilir. Vazifenizi hakkıyla yaparak, ibadet heyecanı taşıyarak yapacağınız Kur'an hocalığından ücret alabilirsiniz. Yeter ki hakkını verin, içini doldurun. Allah mübarek kılsın.
Kur'an okutmayı becerebilecek birinin ücret alması şu şekildedir: Eğer bulunduğu yerde ondan başka Kur'an öğretebilecek kimse yoksa ücret talep etmeden okutması ona farzdır; verilirse alabilir. Eğer ondan başka da Kur'an okutabilecek kimseler varsa ücret talep etmesinde bir sakınca yoktur. Ne var ki Kur'an'ımıza bu gözle bakmamalıyız. Kur'an öğrenenlere ücret vermek gerekirken bizim ücret talep etmemiz, neyin ne olduğunu bilmediğimizden kaynaklanır.
Selamünaleyküm. Hakkını verdikten sonra alacağınız maaş sizin için helaldir. Hakkını verip vermediğinize bakın.
Kur'an öğretecek kimsenin bulunmadığı bir ortamda Kur'an öğretmek için ücret almak caiz olmaz. Bunun dışında Kur'an öğretmekten, hafızlık yaptırmaktan ücret almakta sakınca yoktur. Mübarek olsun.
Selamünaleyküm. İlgili mevzuatın hakkını vererek alacağınız ücret helal olur. Ama Kur'an'a hizmetin kendisi bir ücrettir. Kim Kur'an'a hizmet ile şereflendirildi ise onun ücret vermesi gerekir. Asıl olan budur. Allah Teâlâ kitabına hizmete hepimizi muvaffak kılsın.
Kur’ân-ı Kerîm okumak bir ibadettir. İbadet, dünyevî bir menfaat için değil, sadece Allah rızası için yapılır. Bu sebeple, Kur’ân-ı Kerîm’in para karşılığında okunması ve okunan Kur’ân karşılığında para verilmesi dinen caiz değildir. Böyle bir okumadan dolayı sevap da yoktur. (Mevsılî, el-İhtiyâr, 2/60; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 6/56) Bu sebeple bir kimsenin geçmişlerinin ruhuna bağışlamak üzere ücretle Kur’ân-ı Kerîm okutması, hatim indirtmesi yerine, bizzat kendisinin bildiği sûreleri okuması doğru olur. Bununla birlikte pazarlık yapılmadan ve paradan söz edilmeden, Allah rızası için Kur’ân okumuş veya hatim indirmiş olan bir kimseye hediye olarak münasip bir bağışta (teberru) bulunmakta dinen sakınca yoktur. Ancak bir yörede okunan Kur’ân-ı Kerîm için para verilmesi örf hâline gelmiş ve her iki taraf da bu durumu biliyorsa, verilen para hediye değil ücrettir. Bu nedenle bu parayı almak helal olmaz.
hoca konusundaki diğer fetvalar
Böyle bir kararı veren yetkili hocanın inisiyatifindedir bu mesele. O uygun buluyorsa kul hakkı olmaz.
Keşke tek sorun sakal ihmali olsa idi! Asıl sorun, o makamı devlet memurluğu olarak görmeleridir. Esasen nübüvvet makamını temsil ettiklerinin lezzetini anlayamadıklarını zannediyorum. Keşke sakalda kalsa idi sorun, keşke!
Nazar için asıl olan kişinin kendi okumasıdır. Okuyamayana okumaktır. Su da olabilir ama okumak gibi değildir.
Vefalı olmak iyidir ama iffetimizi riskten uzak tutmak ondan da iyidir. Evet, sana iyiliği olmuş olanlar olarak onları saygı ile an ama “itham noktalarından/kaygan zeminden de uzak dur”. Ahiretin dünyandan daha önemlidir. Takva her şeyden daha değerlidir.
ŞEYH sözcüğünü lütfen kullanmayın. Ümmetimizin ileri kültürünü yansıtan bir kavramı en büyük günahlardan biri olan namazı terk eden birine mal edemeyiz. Eşinizi namaz konusunda ikaz ediniz. Sonunda namazı inkâr düzeyine gelirse iman açısından sorun oluşacağı için nikâhınızı düşünmeye başlayın. Bu konuda da gevşemeyin.
Böyle bir endişeye gerek yok. Kaza namazlarından kurtuldu iseniz şükredin, büyük bir kazanç içinde olmuşsunuz. Şimdi sünnetlere daha yoğun olarak sarılın. Allah Teâlâ mağfiret buyursun.