Fetva Meclisi
Soru
Hocam Türkiye genelindeki imamların ekseriyeti maalesef sakalsız oluyor. Biliyoruz ki daha halletmemiz gereken çok işimiz var. Amacım hiç değilse farz/vacip harici mevzularda tartışmamak ve insanlarla ülfet içerisinde yaşamak. Ama bu büyük sünnetin onlar yüzünden değersizleştiği de ortada. Resûlullah Efendimizin sünnetinin basit görülmesi canımı yakıyor. Siz bu mevzuda ne düşünüyorsunuz?
Cevap
Benzer fetvalar
Değerli kardeşim, dinimizin bir tek örnek kişisi vardır o da Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimizdir. Onun dışında hiç kimse “ölçümüz olarak şaşmaz” biri değildir. Hocalarımızın sakallı olmayanları olabilir. Aynı şekilde onlardan biri mesela bugün sabah namazını da kılamamış olabilir. Biz şimdi sabah namazını da mı tartışacağız? Dinimizin Kur'an’ı vardır, sünneti vardır. Bu ikisi bize ne emrederse onu yaparız. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin çok kereler “sakalınızı salın” buyurduğu bilinmektedir. Sakallı olamasak da bu emir bizi bağlar. O bir şey emrettiğinde bizim seçme hakkımız olamaz. Üstelik sakalı emreden hadislerinin bir bölümünde “müşriklere benzememek” gerekçesi üzerine sakalınızı alın buyurmuştur. Demek ki sakal, bir din rengi niteliğindedir. Evet, başka dinlerin mensuplarında da sakal olabilir ama onlardaki sakal mesela papazlık mesleğinin simgesi gibidir bizim dinimizde ise mesleğin değil dinin simgesidir. Özet olarak diyebiliriz ki, sakallı olmak Müslüman erkeklerin dini bir görev olarak yapmaları gereken bir iştir. Şu veya bu sebeple yapamazlar ayrı bir mesele ama din asıllı bir emre karşı imiş gibi duramazlar maazallah.
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemi hatırlatan her şey bizim için değerlidir, önemlidir. Bilhassa sakal gibi aynı zamanda bizim için de Sünnet olan bir değer nasıl önemli olmaz? Yalnız şu iki hususu da gözden kaçırmamalıyız: a- Şu anda elimizde O'nun sakalından olduğuna dair bize gösterilen sakal parçalarının O'na ait olduğuna dair elle tutulur ciddi bir belge yoktur. Bir umut ve temenni ile bakılıyor konuya. b- Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin fiili Sünnetleri mesela sakal Sünnet'i tatbik edildiğinde o ziyaretten ölçülemeyecek kadar daha değerli bir iş yapılmış olur. Bu iki çizgi arasında kendimize bir yer bulabiliriz.
Aleykümselam. Sakal kesin Sünnet olan emirlerdendir. Fakat sakalın yasak olduğu ortamlarda sakalsız bulunmak caizdir. Böyle bir durumda sakallı olmayı istediğimizi meleklerin şahit olacağı şekilde içimizde saklarız. İlk fırsatta da sakallı oluruz. Bu aradaki sakalsız zamanımız için de Rabbimizin rahmetine sığınırız. Talebe olarak sakalsız olabilirsiniz, yeter ki yüreğinizden sakal ve Sünnet eksik olmasın.
Selamünaleyküm. Mühim bir Sünnet'i yapmamayı emretmek kimsenin haddi değildir. Böyle bir emre itaat edilmez.
Peygamber aleyhisselam ve önceki zamanlarda ustura vardı. Bütün dünya bir kenara olsa da Peygamber aleyhisselam bir kenara olsa bizim tercihimiz belli değil mi? Bu kural bir zaruret olmadan keyfi tutumdan dolayı kesildiği durumlar için geçerlidir. Zora sürmeden anlamaya çalışmalısınız. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Mühim bir Sünnet'i yapmamayı emretmek kimsenin haddi değildir. Böyle bir emre itaat edilmez.
hoca konusundaki diğer fetvalar
Nazar için asıl olan kişinin kendi okumasıdır. Okuyamayana okumaktır. Su da olabilir ama okumak gibi değildir.
Buna MUKABELE KARŞILIĞINDA ÜCRET dediğimizde kalbi rahatsız eder. Sizin bir beklentiniz olmadan onlar size bir hediye niteliğinde bir şeyler verirlerse sizin için helaldir biiznillah. Allah Teâlâ makbul kılsın.
Vefalı olmak iyidir ama iffetimizi riskten uzak tutmak ondan da iyidir. Evet, sana iyiliği olmuş olanlar olarak onları saygı ile an ama “itham noktalarından/kaygan zeminden de uzak dur”. Ahiretin dünyandan daha önemlidir. Takva her şeyden daha değerlidir.
Böyle bir kararı veren yetkili hocanın inisiyatifindedir bu mesele. O uygun buluyorsa kul hakkı olmaz.
ŞEYH sözcüğünü lütfen kullanmayın. Ümmetimizin ileri kültürünü yansıtan bir kavramı en büyük günahlardan biri olan namazı terk eden birine mal edemeyiz. Eşinizi namaz konusunda ikaz ediniz. Sonunda namazı inkâr düzeyine gelirse iman açısından sorun oluşacağı için nikâhınızı düşünmeye başlayın. Bu konuda da gevşemeyin.
Böyle bir endişeye gerek yok. Kaza namazlarından kurtuldu iseniz şükredin, büyük bir kazanç içinde olmuşsunuz. Şimdi sünnetlere daha yoğun olarak sarılın. Allah Teâlâ mağfiret buyursun.